‘Dizimde sıvı bitmiş’ ifadesi doğru değil! Problem kıkırdakta
Halk arasında sıkça kullanılan “dizimde sıvı bitmiş” ifadesinin doğru olmadığını belirten uzmanlar, eklem sıvısının tükenmediğini ve vücut tarafından sürekli üretildiğini vurguluyor. Asıl problemin çoğu zaman kıkırdak ve eklem yapısındaki yıpranma olduğu, tedavinin ise yaşam tarzı düzenlemeleri ve tıbbi yöntemlerle mümkün olduğu ifade ediliyor.
- Eklem sıvısı (sinovyal sıvı) eklemi besler ve sürtünmeyi azaltır, tükenen bir depo değildir, vücut üretmeye devam eder.
- "Sıvı bitmiş" olarak dile getirilen durumun temel nedeni sıvının miktarından çok kalitesi ve kıkırdak yapının durumu ile ilgilidir.
- Kireçlenme sürecinde eklem yüzeyleri pürüzlü hale gelir, sürtünme artar ve ağrı oluşur.
- Tedavide kilo kontrolü, kas güçlendirme, doğru egzersiz, yüklenme düzenlemesi, enjeksiyon tedavileri, psikolojik destek ve bazı durumlarda cerrahi müdahale seçenekleri bulunmaktadır.
ZİYNETİ KOCABIYIK - Halk arasında “Dizimde sıvı bitmiş” olarak dile getirilen durumun doğru olmadığını belirten Özel Sağlık Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Arman Öztürk, eklem sıvılarının tükenmediğini söyledi. Eklem sıvısının (sinovyal sıvı) temel görevinin eklemi beslemek ve âdeta yağlayarak sürtünmeyi azaltmak olduğunu dile getiren Uzm. Dr. Öztürk, “ Eklem sıvısı; doğduğumuzda içeriye bir kereliğine konmuş olan ve deposu bittiğinde artık tükenen bir şey değildir. Vücudumuz o sıvıyı üretmeye devam eder” diye konuştu.
Diz ağrısına dikkat: Sinsi tehlikenin habercisi olabilir
Hastaların şikâyet ettiği durumun aslında farklı bir nedeni olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Arman Öztürk, şu bilgileri verdi:
Genellikle burada kastedilen şey sıvının miktarı değil; kalitesi ve kıkırdak yapının durumudur. Diz, kalça ya da omuz ekleminde kıkırdak yüzey zamanla inceldiğinde, eklem içinde hasarlanmış, yıpranmış alanlar arttığında, yani halk arasında “kireçlenme” dediğimiz süreç başladığında eklem yüzeyleri daha pürüzlü hâle gelir. Sürtünme artar, ağrı ortaya çıkar. İşte bu tablo çoğu zaman “sıvı bitmiş” şeklinde ifade edilir. Aslında problem çoğu vakada sıvının yokluğu değil; kıkırdağın, bağların, menisküsün ve kemiğin yıpranmasıdır.
Hastalığın uzman doktor gözetiminde tedavi edilebildiğini dile getiren Dr. Arman Öztürk, “Tedavide kilo kontrolü, kas güçlendirme, doğru egzersiz, yüklenme düzenlemesi, gerektiğinde enjeksiyon tedavileri, etkilenmişse psikolojinin yönetimi ve bazı hastalarda ise cerrahi müdahale seçenekleri bulunuyor” dedi.
