Yapay zeka 108 yıllık 'Birinci Dünya Savaşı' şifresini çözdü
GPT-6 Astra adlı yapay zeka modelinin, 1918’de Alman ordusu tarafından gönderilen şifreli bir telsiz mesajını çözmüş olabileceği açıklandı. Ortaya çıkarılan metin İngiliz savaş gemisi HMS Canterbury’nin seyir defteriyle örtüşse de çalışma henüz bağımsız kriptografi uzmanlarınca doğrulanmadı.
Birinci Dünya Savaşı’nın son günlerinden kalan şifreli bir Alman telsiz mesajı, aradan 108 yıl geçtikten sonra yapay zeka yardımıyla okunmuş olabilir. Prinz adını kullanan bir yazılım geliştiricisi, GPT-6 Astra’ya çözülememiş tarihi şifrelerden birini incelettiğini ve modelin anlamlı bir Almanca metne ulaştığını duyurdu.
Çözümün dikkat çekici tarafı, mesajda anlatılan olayların dönemin İngiliz donanma kayıtlarıyla eşleşmesi. Bununla birlikte elde edilen sonuç henüz bilimsel bir makaleyle yayımlanmadı veya bağımsız uzmanlar tarafından teyit edilmedi.
MESAJ ADFGVX ŞİFRELEME SİSTEMİYLE HAZIRLANMIŞTI
İncelenen telsiz mesajının 27 Kasım 1918’de gönderildiği ve J. Rives Childs tarafından hazırlanan The History and Principles of German Military Ciphers, 1914–1918 adlı çalışmada yer aldığı belirtiliyor.
Mesaj, Alman ordusunun Birinci Dünya Savaşı sırasında kullandığı ADFGVX sistemiyle şifrelenmişti. Adını şifreli metinlerde kullanılan A, D, F, G, V ve X harflerinden alan sistem; 6×6 boyutundaki bir tabloyu sütunların yerlerini değiştiren ikinci bir işlemle birleştiriyordu.
Bu yöntem sayesinde harflerin yanı sıra rakamlar da şifrelenebiliyordu. İşlemin elle uygulanabilmesi, sistemi hareket halindeki askeri birlikler için kullanışlı kılıyordu. Ancak mesajın okunabilmesi için dönemin doğru anahtar kelimesinin ve harf tablosunun bilinmesi gerekiyordu.
Akademisyen George Lasry ve çalışma arkadaşlarının ADFGVX mesajları üzerine yayımladığı araştırmaya göre İngiliz ve Amerikan istihbaratı, Temmuz-Aralık 1918 arasında yüzlerce Alman mesajını ele geçirmiş ve bunların büyük bölümünü çözmüştü. Bazı kısa mesajlar ise yeterli veri bulunamadığı için okunamadan kalmıştı.
“Yapay zekâ dünyayı yok edecek” diyenlerin gerçek hesabı ne?
YAPAY ZEKA ANLAMLI BİR ALMANCA METNE ULAŞTI
Geliştiricinin paylaştığı bilgilere göre yapay zeka, şifreyi açarken Almancada “birliklerin yer değiştirmesi” anlamına gelen TRUPPENVERSCHIEBUNG kelimesini anahtar olarak kullandı.
Sütunların bu anahtara göre yeniden düzenlenmesinden sonra şu metin ortaya çıktı:
-EIN ENGLISCHER KREUZER EINLIEG X SEWASTOPOL X S4STEN X EIN GESCHWADER DER X ALLIIERTEN FOLGT 26STEN X
Metinde yazım bozuklukları ve kesin olarak okunamayan bir karakter bulunuyor. Buna rağmen önerilen anlam kabaca şöyle:
-Bir İngiliz kruvazörü ayın 24’ünde Sivastopol’a ulaştı. Müttefik filosu ayın 26’sında onu takip etti.
Buradaki “24” ifadesinin ilk rakamı şifreli metinden kesin biçimde okunamıyor. Tarih, daha sonra incelenen gemi kayıtlarındaki bilgilerden hareketle tamamlanıyor. Çözümün teknik ayrıntıları ve kullanılan yöntem geliştiricinin yayımladığı orijinal çalışma notunda bulunuyor.
HMS CANTERBURY’NİN KAYITLARI MESAJI DESTEKLİYOR
Ortaya çıkan metin, Kraliyet Donanmasına ait HMS Canterbury hafif kruvazörünün seyir defteriyle dikkat çekici biçimde örtüşüyor.
Geminin dijital ortama aktarılan kayıtlarında HMS Canterbury’nin 23 Kasım’da İstanbul’dan Sivastopol’a hareket ettiği ve 24 Kasım 1918 saat 10.20’de Sivastopol Limanı’na bağlandığı görülüyor.
Aynı seyir defterinin 26 Kasım tarihli bölümünde ise Müttefik filosunun saat 11.30’da Sivastopol’a ulaştığı yazıyor. Böylece yapay zekanın önerdiği açık metindeki iki ayrı olay ve tarih, bağımsız tarihi kayıtlarla doğrulanmış oluyor.
ANAHTAR KELİMENİN TARİHİNDE ÖNEMLİ BİR ÇELİŞKİ BULUNUYOR
Çözüm önerisinin henüz açıklanamayan bir noktası var. Kullanılan TRUPPENVERSCHIEBUNG anahtarının tarihî kaynaklarda 9 Aralık 1918’den itibaren kullanılan bir anahtar olarak gösterildiği belirtiliyor. İncelenen mesaj ise 27 Kasım tarihini taşıyor.
Anahtarın kaynaklarda belirtilenden daha erken kullanılmaya başlanmış olması mümkün. Tarih kaydında hata bulunması veya aynı kelimenin farklı birlikler tarafından daha önce kullanılması da olasılıklar arasında.
Üstelik tarihsel kayıtlarla uyumlu bir metin üretilmesi, tek başına kriptografik doğrulama anlamına gelmiyor. Bir yapay zeka modeli, erişebildiği tarihî bilgilerden yararlanarak şifreli karakterlere uyan makul bir cümle oluşturabilir. Kesin sonuç için işlemin başka araştırmacılar tarafından aynı şifreli metin, anahtar ve tablo kullanılarak tekrarlanması gerekiyor.
Teyit edilmesi halinde tarihi belgelerin yapay zeka ile çözülmesi, gelecekte daha fazla gizemli mesajın aydınlatılmasını sağlayabilir.

