1896'da çivi kullanılmadan inşa edildi! Kars'taki asırlık Rus köşkü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya
1896 yılında çivi kullanılmadan inşa edilen Sarıkamış'taki Çar’ın Av Köşkü, bakımsızlık ve ilgisizlik nedeniyle yok olma tehlikesi yaşıyor.
- Rus Çarı II. Nikola döneminde hasta oğlu Aleksi için inşa edilen köşk, 130 yıldır ayakta.
- Yekpare ağaçtan, çivi kullanılmadan "kırlangıçkuyruğu" tekniğiyle yapılmış ve "peç" adı verilen özel bir ısıtma sistemine sahip.
- Mühendislik harikası olarak kabul edilen yapı, yıllardır "Katerina Köşkü" olarak bilinse de gerçek hikayesi farklı.
- Atıl vaziyette bırakılan köşk, bakımsızlık nedeniyle harabeye dönmüş durumda ve yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.
- Yeşilçam filmlerine doğal plato olan bu kültürel mirasın, Kars turizmine kazandırılması bekleniyor.
Rus Çarı II. Nikola döneminden kalan köşk, yekpare ağaçtan çivi kullanılmadan birbirine geçirme 'kırlangıçkuyruğu' tekniğiyle inşa edilmesiyle dikkat çekiyor.
130 yıldır ayakta kalmayı başaran ahşap şaheser, 2 ayrı yapıdan oluşuyor. Atıl vaziyette bırakılan ve bir türlü Kars turizmine kazandırılamayan tarihi köşkün son hali ise görenleri kahrediyor.
Kars’a İstanbul’dan gelen Serhad Suçsuz, Katarina Köşkü’nün kent turizmine önemli katkı sağlayacağını söyledi. Köşkün yok olmaya terk edildiğini belirten Serhad Suçsuz şunları söyledi:
"BU ESER BURADA YOK OLUP GİTMESİN"
"Çar Nikola ve ailesinin ve burada yaptırılan Katerina Köşkü’nün hikayesini buradaki yerel rehberlerden dinlediğimizde şu anki durumun bu şekilde olmaması gerektiğini düşünüyorum. Turizme kazandırılması açısından Kars’ta çok değerli bir hazine burada yatıyor. Umarım ki yetkililer tarafından çok yakın zamanda bu değerli hazine turizme kazandırılır. Ve böylece herkes daha fazla Kars bölgesini ziyaret eder. Bence olması gereken de bu, bir vatandaş, bir turist olarak bunu yetkililere buradan rica ediyorum. Bu eser burada yok olup gitmesin. Ruslardan bize kalan bir miras ve önemli bir eser"
Katerina Köşkü, mühendislik harikası sadece dış cephesiyle sınırlı değil, köşk, beton kolonlar içerisinden geçen ve "peç" adı verilen özel bir ısıtma sistemiyle donatılmış. Bu sistem sayesinde ısı, binanın her noktasına eşit şekilde dağıtılarak sert kış şartlarında bile konforlu bir sıcaklık sunuyor.
GERÇEK HİKAYESİ FARKLI
Yıllardır bölge halkı ve ziyaretçiler tarafından "Katerina Köşkü" olarak adlandırılan yapının gerçek hikayesi oldukça farklı. Tarihi kaynaklar, bu yapının Çar’ın eşi için değil, hasta oğlu Aleksi için bir rehabilitasyon merkezi ve ailenin konaklama alanı olarak inşa edildiğini gösteriyor. Hem yazlık hem kışlık av köşkü olarak kullanılan bina, asalet ve hüznün birleştiği bir nokta olarak tarihteki yerini alıyor.
"YEŞİLÇAM’IN DOĞAL PLATOSU HARABEYE DÖNDÜ"
Çarlık dönemini konu alan pek çok Türk filminin doğal dekoru olan köşk ve çevresi, şimdilerde adeta bir "hayalet bina" görüntüsünde. Duvarlarındaki yazılar, kırılan pencereleri ve bakımsız kalan ahşap dokusuyla yapı, içler acısı bir durumda. Turizme kazandırılması beklenen kültürel miras, koruma altına alınmazsa kısa süre içinde sadece fotoğraflarda kalacak.
