5 milyon genç "arafta": OECD şampiyonluğu ve ev genci gerçeği — Ev Genci / Bölüm 1
Ne eğitimde ne istihdamda olan 5 milyona yakın genç... OECD şampiyonluğunun acı tablosunu ve bu 'hayalet' kuşağın gerçeklerini Türkiye Gazetesi olarak mercek altına alıyoruz. Ekonomik faturadan derin sosyolojik çatlaklara ve çözüm yollarına kadar her şey 5 gün boyunca tüm yönleriyle bu özel dosya haber serisinde.
- Türkiye'de 15-29 yaş aralığındaki yaklaşık 5 milyon genç ne eğitimde ne de istihdamda yer almaktadır (NEET).
- Türkiye, 18-24 yaş aralığındaki %31,1'lik NEET oranıyla OECD ülkeleri arasında birinci sırada yer almaktadır.
- Bir gencin evde geçirdiği her bir yıl, gelecekteki maaşında ortalama %10'luk kalıcı bir azalmaya yol açmaktadır.
- Ev gençliği krizinin temelinde beceri uyuşmazlığı, eğitim-istihdam uyumsuzluğu ve iş başvurularında deneyim şartı gibi yapısal sorunlar yatmaktadır.
- Hükümet, 3 yılda 3,5 milyon gence istihdam sağlamayı hedefleyen devlet destekli projelerle bu soruna çözüm bulmayı amaçlamaktadır.
İHSAN GÜNAY ÇAĞRICI — Türkiye, Avrupa'nın en genç nüfusuna sahip olmakla övünürken, o gençlerin her 4'ünden biri ne okul sıralarında ne de ofis masalarında! Yaklaşık 5 milyon gencin 'arafta' kaldığı bu tablo, sosyal bir krizle birlikte Türkiye'nin geleceğine kesilen ağır bir fatura olarak dikkat çekiyor.
EV GENCİ (NEET) NEDİR?
Türkiye'de genç nüfusu tehdit eden ve kamuoyunda "ev genci" olarak adlandırılan NEET, İngilizce "Not in Education, Employment, or Training" ifadesinin baş harflerinden oluşuyor. Türkçeye "Ne Eğitimde Ne İstihdamda Ne de Yetiştirmede" olarak çevrilen bu kavram, hem eğitim-öğretim sisteminden hem de iş piyasasından kopmuş olan gençleri ifade eden bir nüfus terimi olarak biliniyor.
Hangi yaş grubunun 'NEET' kabul edildiği ülkelere göre değişmekle birlikte, Türkiye’de genellikle 15-24 veya daha geniş bir tanımla 15-29 yaş aralığındaki gençler bu kapsamda değerlendiriliyor. Türkiye'de bu grup için yaygın olarak "ev genci" tabiri kullanılsa da kaynaklar, bu gençlerin gerçekten evde olup olmadıklarını bilmediğimiz için konunun "genç işlevsizliği" kavramı ile değerlendirilmesinin daha isabetli olabileceğini belirtiyor. Çünkü asıl mesele gencin nerede olduğundan ziyade, sosyoekonomik olarak ne yaptığıdır.
İlk kez 90'lı yıllarda Birleşik Krallık'ta "Status Zero" (sıfır statüsü) ifadesinin yerine, sosyal dışlanmayı engellemek amacıyla 'NEET' kısaltması kullanılmaya başlandı. Zamanla Avrupa Birliği, Japonya ve Türkiye gibi birçok bölgede popülerlik kazanmıştır.
'EV GENCİ' TANIMININ İÇİNE KİMLER GİRER?
NEET gençleri sadece "tembel" olarak nitelendirilemez, bu grup içinde geleneksel işsizler, sağlık sorunu olanlar, engelliler, aile içi bakım sorumluluğu (çocuk/yaşlı bakımı) olanlar ve bir işe girmek yerine kişisel gelişime odaklananlar gibi farklı profiller bulunur.
Özetle NEET, gençlerin toplumsal ve ekonomik hayata katılım durumunu ölçen kritik bir göstergedir.
TÜRKİYE'DE 'EV GENCİ' SAYISI
Türkiye’de, kamuoyunda yaygınlaşan tabiriyle, "ev genci" sayısı ürkütücü boyutlara ulaştı. Güncel verilere göre, 15-29 yaş aralığında yaklaşık 5 milyon genç ne bir okulda okuyor ne de bir işte çalışıyor. Bu rakam, Türkiye'nin 18-24 yaş aralığındaki %31,1’lik NEET oranıyla OECD ülkeleri arasında birinci sırada olduğunu ve %13,8 olan OECD ortalamasını ikiye katladığını ortaya koyuyor.
- TÜİK verilerine göre, 2025 yılının son çeyreği (Q4) itibarıyla Türkiye'de 15-34 yaş aralığında yaklaşık 24,1 milyon genç bulunuyor. (12.2 milyon erkek, 11.9 milyon kadın)
- Yine TÜİK verilerine göre, 15-34 yaş grubundaki genel NEET oranı yüzde 22.4. Bu oran, 5.4 milyon gencin ne bir okulda eğitim aldığını ne de bir işte çalıştığını gösteriyor.
- 2026 başındaki güncel analizler, bu rakamın mevsimsel etkiler ve geniş tanımlı işsizlik verileriyle birlikte 6,5 milyon civarına (yaklaşık %29 seviyelerine) kadar çıktığını işaret ediliyor.
| Kategori | NEET Sayısı (Bin Kişi) | NEET Oranı (%) |
|---|---|---|
| Toplam | 5.489 | %22,4 |
| Erkek | 2.143 | %16,0 |
| Kadın | 3.346 | %29,2 |
EKONOMİK FATURA: "%10 ÜCRET CEZASI" VE MİLLİ GELİR KAYBI
Bu "atıl" insan kaynağının ekonomiye maliyeti sadece bugünü değil, geleceği de ipotek altına alıyor. Yapılan analizlere göre, bir gencin evde geçirdiği her bir yıl, gelecekteki maaşında ortalama %10'luk kalıcı bir azalmaya yol açıyor ve bu "ücret cezası" 10 yıl sonra bile etkisini sürdürüyor.
Uzmanlar, ev gençliğinin üretimden uzak kalmasının maliyetinin bazı ülkelerde Gayrisafi Yurt İçi Hasıla'nın (GSYİH) %2'sine ulaştığını belirtiyor. Türkiye özelinde ise, sadece 1 milyon gencin bile iş gücüne kazandırılması halinde yılda yaklaşık 600 milyar liralık (GSYH’nin %1’i) dev bir ekonomik potansiyelin harekete geçebileceği hesaplanıyor.
DÖRT DUVAR ARASINDA "İŞE YARAMAZLIK" HİSSİ
Saha araştırmaları, bu gençlerin kendilerini bir boşlukta ve "arafta" hissettiklerini gösteriyor. Özellikle sosyal medyanın oluşturduğu "herkes çok başarılı ve mutlu" illüzyonu, evdeki gençlerde "bir tek ben başarısızım" duygusunu tetikleyerek umut kırıklığını derinleştiriyor. Bu ruhsal çöküş, gençleri sanal kumar ve madde bağımlılığı gibi riskli alanlara sürüklerken, ailelerin aşırı koruyucu tutumları da gençlerin dış dünyaya adım atmasını zorlaştırıyor.
EĞİTİM-İSTİHDAM UYUMSUZLUĞU VE "DENEYİM" ENGELİ
Ev gençliği krizinin temelinde yatan en büyük yapısal sorunlardan biri beceri uyuşmazlığı olarak dikkat çekiyor. Çalışan gençlerin %23'ü, aldıkları eğitimin yaptıkları işten çok daha yüksek olduğunu belirterek "diplomalı işsizlik" sarmalına dikkat çekiyor. Üniversite mezunları, iş başvurularında karşılarına çıkan "en az 3 yıl deneyim" şartı ve asgari ücret seviyesindeki başlangıç maaşları nedeniyle iş aramaktan vazgeçerek pasif bir konuma çekiliyor.
DEVLETTEN, 'ÇIKIŞ' REÇETESİ
Bu kronik soruna karşı hükümet de adımlar atmaya hazırlanıyor. Hazırlanan devlet destekli proje ile 3 yılda 3,5 milyon gence istihdam kapısı açılması hedefleniyor. Bu kapsamda:
- Gençlerin yerleştirileceği pozisyonlarda sigorta primlerinin yarısı devlet tarafından karşılanacak.
- "Kısmi süreli çalışma" modeli ile gençler iş gücü piyasasına ısındırılacak.
- Kırsalda üretime katılmak isteyen gençlere bedelsiz arazi, düşük faizli kredi ve ev yapımı desteği gibi "süper teşvikler" sunularak atıl araziler tarıma kazandırılacak.
Türkiye'nin "demografik fırsat penceresi" kapanırken, 5 milyon gencin toplumsal ve ekonomik hayata yeniden entegre edilmesi, ülkenin gelecekteki ekolojik ve ekonomik bekası için en kritik öncelik olarak değerlendiriliyor.
Yarın: Milli servet dört duvar arasında eriyor! Ekonominin görünmez prangası
