Gazetemizin Instagram hesabından bu akşam (31 Ocak ) saat 21.00'de canlı yayında Arvasi Hoca'yı anma programı düzenlenecek. Gazeteci Hüseyin Sarıkoç'un sunacağı gecede Hoca'nın mesai arkadaşı ve komşusu 21. dönem İstanbul MHP Milletvekili Bozkurt Yaşar Öztürk ve Hoca'nın sohbet talabelerinden Dr. Semih Uşaklıoğu konuşma yapacak.

Öztürk, Hoca ile ilgili hatıralarını anlatacak. Dr. Uşaklıoğlu, günümüz gençliğine S. Ahmet Arvasi neler söylediğini nakledecek.

Çok yönlü bir kalem

Gazetemizde uzun yıllar yazılar kaleme elan Seyyid Ahmet Arvasi, çok yönlü bir insandı. Eğitimci, toplumbilimci, şair ve yazardı. "Türk-İslam Ülküsü", "Kendini Arayan İnsan", "Diyalektiğimiz ve Estetiğimiz" gibi eserleriyle tanındı.

Ömrünü “Türk-İslam Ülküsü”ne vakfetti. 

Arvasi Hoca, 15 Şubat 1932'de 6 çocuklu bir ailenin ikinci erkek çocuğu olarak Ağrı'nın Doğubeyazıt ilçesinde dünyaya geldi. Annesi Cevahir hanım, babası Abdülhakim Arvasi olan ünlü mütefekkir, aynı zamanda soyu Peygamber Efendimize dayandığı için "Seyyid" sülalesindendi. Seyyid Ahmet Arvasi, bir dostuna yazdığı mektupta ailesi hakkında şu bilgileri verir: “Şu anda Ankara’nın Bağlum Nahiyesinde yatan Seyyid Abdulhakim Arvasî Hazretleri ile aynı ailedeniz. Kendileri aynı zamanda babamın da isim babalarıdır. Babama kendi adlarını vermişlerdir. Babam, şu anda yetmiş beş yaşındadır ve Van Gümrük Müdürlüğü’nden emeklidir. Ailem “Arvasî” adı ile bilinir. 650 yıldan beri Anadolu’da yaşar. Orhan Gazi ile tanışan ve Anadolu'ya ilk gelen ceddim Hacı Kasım-ı Bağdâdî adında bir zattır. Onun oğullarından biri Van Gölünün güneyinde (Arvas köyünde) yerleşmiştir. Biz ondan türemiş ve çoğalmışız. Çok geniş ve köklü bir aileyiz. Şanlı Peygambere “ümmet” olmak nimetlerin en büyüğü iken, bir de “evlat” olmakla şereflenmişiz.”

Van'da başladığı ilkokulu Doğubeyazıt'ta, Ağrı'da başladığı ortaokulu Erzurum’da tamamlayan Arvasi, 1952'de Erzurum Öğretmen Okulu'ndan mezun oldu.

Türk-İslam Ülküsü

Konya Doğanbeyli ilkokulunda üç yıl ilkokul öğretmenliği yaptı. 1958'de Gazi Eğitim Enstitüsü Pedagoji Bölümü'nden mezun oldu. Daha sonra Balıkesir, Bursa ve İstanbul Eğitim Enstitülerinde hocalık yaptı. 1979 yılında Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel İdare Kurulu'na seçilmesiyle birlikte emekli oldu. Emekli olduktan sonra Hergün gazetesinde "Türk-İslam Ülküsü" başlığıyla günlük yazılar yazdı, ölünceye kadar Türkiye Gazetesi'nde "Hasbihal" başlığıyla makaleleri yayımlandı. 

Arvasi Hoca, 8 Ekim 1980 tarihinde İstanbul’da "MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası"ndan tutuklandı. Önce Dil ve İstihbarat Okulu’na, sonra da Mamak cezaevine götürülen Arvasi burada kalp krizi geçirdi. 4 aylık bir hapis hayatından sonra 9 Ocak 1981’de çıktığı mahkemede beraat etti. Ardında yeri doldurulamayacak izler bırakan Arsavi Hoca, 31 Aralık 1988'de 56 yaşındayken İstanbul Erenköy'deki evinde daktilosu başında vefat etti.

Akrabası Van Müftüsü Seyyid Kasım Arvasi Hocaefendi'nin Fatih Camisi avlusunda kıldırdığı cenaze namazına, Anadolu'nun farklı şehirlerinden gelen binlerce kişi katıldı. Edirnekapı mezarlığında defnedilen Arvasi, 6 çocuk babasıydı.

Eserleri ve dünya görüşü

İlk şiiri 1954'te yayımlanan usta yazar, Aras Dergisi, Yeni Düşünce, Yeni İstanbul, Devlet, Ülkü-Bir, Genç Arkadaş, Hasret, Nizam-ı Alem, Milli Eğitim ve Kültür'ün de arasında bulunduğu mecralara yazılar kaleme aldı. İlk eserleri "Kendini Arayan İnsan" ile "İnsan ve İnsan Ötesi" adlı kitaplar tanınmasına ve yazılarının takip edilmesine katkı sağladı.

Gençlere yönelik hazırladığı "Türk-İslam Ülküsü" ile "Diyalektiğimiz ve Estetiğimiz" çalışmaları, "İlm-i Hal" ve "Doğu Anadolu Gerçeği" eserleri hayatında okuyucuyla buluştu.

"Eğitim Sosyolojisi", "Milletlerin İtibarı" ve "Manevi Yönelişler"in arasında bulunduğu eserler, Arvasi'nin vefatından sonra gazete ve dergilerde yayımlanan makalelerinden derleme olarak kitaplaştırıldı.

Ehl-i Sünnet müdafası

Türk-İslam ülküsüne gönül veren bir kişi olarak tanınan Arvasi, din, ahlak, eğitim, politika, sosyoloji, estetik, tasavvuf, felsefe, ideoloji ve fetih gibi farklı konularda metinler kaleme aldı. Eserlerindeki ırkçılığa varmayan bir milliyetçilik anlayışı dikkati çeken yazar, eğitimde metot açısından evrensel unsurlardan yararlanılması, amaç ve içerikte ise milli hususların ön planda olması gerektiği görüşüne eserlerinde yer verdi. Siyasi görüşleriyle de öne çıkan Arvasi, çeşitli alanlarda "Müslüman Türk milleti ve onun devleti güçlüyse, İslam dünyası da güçlüdür" inancını ifade etti.

Sohbet ve fikirleriyle 1960 sonrası kültürel hayatımıza çağın gerekleri ve Ehl-i Sünnet anlayışı ile damga vuran, Evlad-ı Resûl Ahmet Arvasi Hoca, “Bir milletin geleceği ümidi ve başarısı genç nesillerin terbiyesine bağlıdır" der. 

Ahmet Arvasi, yaşadığı dönemin yıkıcı, bölücü ve işbirlikçi kamplaşmalarına karşı, her alanda fikir üretmiş, milli ve manevi değerlerin ışığında pırıl pırıl aydınlık nesillerin yetişmesine öncülük etmişti. 

Kendini Allah ve Resulü'nün davasına adamış, sırf Allah rızası için canını, malını, makam ve mevkiini, din ve devleti, mülk ve milleti için fedaya hazır, şanlı ve mukaddes Ay-Yıldızlı Al Bayrağın gölgesinde nefsini düşünmeyen ve "ülküsünde fani olmuş" yiğitlerdir. Arvasi Hoca, bu yöndeki düşüncelerini sohbet ve yazılarında her daim dile getirmiş; yazılarını kitabında toplamıştı.

Eserleri

Ahmet Cezar Arvasi ismiyle 1955'te yayımlanan "Sır" ve vefatından sonra 1989'da okuyucuyla buluşan "Şiirlerim" kitabı bulunan Arvasi'nin eserlerinden bazıları şöyle:
"Türk-İslam Ülküsü", "Kendini Arayan İnsan", "İnsan ve İnsan Ötesi", "Diyalektiğimiz ve Estetiğimiz", "Şiirlerim", "Eğitim Sosyolojisi", "Doğu Anadolu Gerçeği", Mamak Günleri" "İlm-i Hal",  makalelerinden oluşan "Hasbihal 6. cilt ".