Bildiğiniz tüm reçelleri unutun! Duyan 'yok artık' diyor ama tadınca vazgeçemiyor: Yapımı çok zor, tarifi ise çok basit
Kahvaltı sofralarımızdan eksik olmayan reçeller çeşitli meyvelerin şekerle buluşmasıyla oluşur ama bir çeşidi var ki yalnızca Diyarbakır'a has. Diğer reçellere göre yapımı çok daha zor ve sabır gerektiriyor ve tadı oldukça farklı. İlk tadıldığında acı ancak sonradan tatlı bir hale dönüşen bu reçeli yaptıktan 3 yıl sonra bile tüketebilirsiniz. Bozulma derdi olmayan bu tadı tadanlar çok seviyor hatta doyamıyor desek yeridir. Üstelik UNESCO Kültür Mirası Listesi'nde bulunan bir üründen elde ediliyor. Ustası bu pek bilinmeyen ama lezzetli reçelin tarifini verdi. İşte acı ama tatlı olan Diyarbakır'a özel o lezzete dair detaylar...
Kahvaltısıyla, özel lezzetleriyle meşhur Diyarbakır mutfağına bir yeni tat daha eklendi ama pek bilindiği gibi kebab veya et yemeği değil. Bir reçel ancak diğer reçellerden çok daha farklı ve özel. Çünkü klasik reçeller gibi şekerle yapılmıyor ve tadını tadan bir kez daha istiyor. UNESCO Kültür Miras Listesi'nde yer alan üürnle yapılan bu reçeli ilk yediğinizde acı bir tat olacak ancak kısa bir süre sonra tatlı bir hale dönüşecek. Ustası bu reçelin acı ama lezzetli yolculuğunu bir bir anlattı .
Yenişehir ilçesinde 40 yıla aşkındır kahvaltı sektöründe yer alan Alaadin Kılıç, 17 yıl önce bir kahvaltı salonu ve "Tabelası yok, lezzeti çok" olarak biliniyordu. Diyarbakır’daki bu tabelasız kahvaltıcının 2,5 yıllık çalışmaları sonuç verdi ve daha önce görülmemiş acı biberden reçel yaptı.
Evet yanlış duymadınız acı biberden doğal yöntemlerle ve şeker kullanmadan reçel üreten maharetli kahvaltı Kılıç, bu lezzetin üretildikten 4 yıl sonra bile tüketilebileceğini söyledi ancak iyi koşullarda muhafaza edilmesi gerektiğininde altını çizdi.
7 GÜN GÜNEŞTE BEKLETİLİYOR
Reçelin tarifini ve detayına gelecek olursak; iri ve etli biber olarak bilinen ve UNESCO Kültür Mirası Listesi'nde yer alan Hevsel Bahçeleri'ne ekerek doğal yöntemlerle ürettiği biberden, 1 günlük hazırlama aşamasından sonra şeker kullanmadan 7 gün güneşte bekleterek elde ettiği reçele 4 yıllık ömür biçildiğini söyleyen Kılıç, reçeli Diyarbakır’a kazandırdıklarını söyledi.
YAPILMASI 2.5 YIL SÜRDÜ AMA DEĞDİ
Diyarbakır mutfağının dünyada saygın bir mutfak olduğunu belirten Kılıç, mutfağı hep geçmişten beslediklerini belirterek "Biz de artık bir şeyler katmak istedik ve katmamız gerekiyordu. 2,5 yıldır biber reçeli üzerinde çalışıyoruz. En büyük özelliği şekersiz olması, acı ve tatlıyı bir araya getirmemiz. ‘Acıyı bal eyledik’ sözü bizi tetikledi ve 2,5 yıl sonucunda bu noktaya geldik" dedi.
Tamamen doğal yetiştirdikleri biberleri, geri dönüşüm olarak da aynı biberlerin tohumlarını toprakla buluşturup sofraya getirdiklerini aktaran Kılıç, acı ama tatlı olan bu reçelin tarifini verdi. Tarif ise şu şekilde dile getirdi:
-Biberin biraz tok kuşbaşı şeklinde olması lazım, ince biberler eriyebiliyor, zenginlik açısından kalın etli olması gerek. Kırmızı daha göze geldiği için tercih ettik fakat yeşilde de deneyince iyi sonuç aldık. Hazırlanma aşaması bir günde tamamlıyoruz, 7 gün güneşte bekletildikten sonra soframıza getiriyoruz. 4 yıl boyunca hiç bozulmadan dolap dışında tutabiliriz.
4 YIL BOYUNCA MUHAFAZA EDİP GÖNÜL RAHATLIĞIYLA YENEBİLİR
Tamamen doğal olup güneşte demlediği için çok rahatlıkla 4 yıl muhafaza edilebilen bu biber reçeli için de piyasaya açılmayı yakın zamanda düşündüklerini kaydeden Kılıç, tescili Diyarbakır’ın olduğunu belirterek, belgeyi Diyarbakır gastronomi mutfağına bıraktıklarını aktardı ve şöyle devam etti:
-1 yıl önce müşteri tanıtım aşamasına geldiğimizde önce soğuk bakıldı; sonra tadına bakıldığında acı, daha sonradan tatlı olduğunu söylediler. Kesinlikle şeker kullanmıyoruz, tamamen ekoloji çalıştığımız için şeker otunu ekip onu kurutup besleniyoruz. Normal bildiğimiz çay ve tatlılarda kullandığımız şekerlerden 300 kat daha tatlı çıktı laboratuvar sonuçlarında. Acı ve tatlı orantılı damağa geliyor, önce acıyı alıyor sonra da tatlıyı.(İHA)
