Makine yok, verim çok! 100 dönümden 100 ton üretiyorlar… Özel müşterileri var
Bitlis'in Çeltikli köyünde yüzyıllardır sürdürülen imece geleneğiyle çeltik ekimi başladı. Hiçbir makine kullanmadan yaklaşık 100 dönümlük arazide üretim yapan köylüler, dedelerinden miras kalan yöntemlerle yılda yaklaşık 100 ton pirinç elde ediyor. Düşük nişasta oranıyla dikkat çeken ürünlerini ise eylül ayında hasat etmeye hazırlanıyor.
Yaklaşık 100 dönümlük arazide dedelerinden ve babalarından öğrendikleri yöntemlerle üretim yapan köylüler, dayanışma ruhuyla tarlalarda yoğun mesai harcıyor.
GELENEK YÖNTEMLERLE ÜRETİM
Sabahın erken saatlerinde bir araya gelen köylüler, sırayla birbirlerine ait tarlalarda çalışarak çeltik ekimini gerçekleştiriyor. Havaların ısınmasıyla birlikte tarlalara inen çiftçiler, teknolojik ekipman kullanmadan geleneksel yöntemlerle üretim yapmaya devam ediyor.
SABAHIN İLK IŞIKLARIYLA TARLAYA İNİYORLAR
Günün ilk ışıklarıyla tarlalara giren köylüler, küreklerle çeltik havuzları oluşturarak ekim hazırlıklarını tamamlıyor. İklimi ve verimli toprakları sayesinde çeltik üretimi için elverişli bir yapıya sahip olan Çeltikli köyünde çiftçiler, atalarından miras kalan üretim kültürünü gelecek nesillere aktarmayı hedefliyor.
Köy sakinleri, yetiştirdikleri çeltiğin tamamen doğal yöntemlerle üretildiğini belirterek, geleneksel tarımı sürdürmenin gururunu yaşadıklarını ifade ediyor.
DİYABET DOSTU PİRİNÇ İÇİN YOĞUN MESAİ
Çeltikli köyünde üretilen ve bölge genelinde pazarlanan pirincin en dikkat çekici özelliğinin ise diyabet hastalarının da tüketebileceği türde olduğu belirtiliyor.
Her yıl mayıs ayının başında başlayan ancak bu sene havaların geç ısınmasından dolayı yeni başlayan çeltik ekimi ay sonuna kadar sürerken, büyük emeklerle yetiştirilen pirincin hasadı ise eylül ayında yapılıyor.
100 DÖNÜM ARAZİDEN 100 TONA YAKIN PİRİNÇ ÇIKIYOR
Çeltikli Köyü Muhtarı Ömer Kırşen, hiçbir makine kullanmadan asırlardır aynı yöntemlerle çeltik ekimi yaptıklarını belirterek, "Asırlardır sürdürdüğümüz geleneksel pirinç ekimine başladık. Sabahın erken saatlerinde önce traktörlerin araziyi sürmesi ile başlıyor. Sonra tüm köylü imece usulü ile çalışmaya başlıyoruz. Bu pirincin özelliği, nişasta oranının çok düşük olmasıdır. Şeker hastası olan insanlar çok rahat tüketebiliyor. Asırlardır dededen babadan kalma yöntemlerle hiçbir makine kullanmadan ekimimiz devam ediyor. Tamamıyla insan gücüyle yapılan bir sistemdir. Böyle geldi böyle devam edecek inşallah. Yaklaşık 100 dönüm araziden 100 tona yakın pirinç üretiyoruz. Bu pirincin ise özel müşterileri bulunmakta. O şekilde satışa sunuyoruz" dedi.
.
.
