Tek başına orman kurdu, kurak kentin çehresini değiştirdi!
Tek başına 31 yıldır sürdürdüğü doğa mücadelesiyle Mardin'in çehresini değiştiren 78 yaşındaki Şehmus Erginoğlu, çöp dökülen çorak arazileri devasa bir ormana dönüştürdü. Bugüne kadar 25 bin fidan diken ve 1 tondan fazla meşe tohumunu toprakla buluşturan Erginoğlu, ağaçlarını her gece saat 01.00'de kalkıp boşa akan sularla suluyor.
Mardin'de 78 yaşındaki Şehmus Erginoğlu, 31 yıl önce çöp yığınlarıyla dolu kurak bir arazide başlattığı ağaçlandırma çalışmasıyla bölgeyi ormanlık alana dönüştürdü.
Mardin'in Artuklu ilçesinde yaşayan Erginoğlu, 1995 yılında bıraktığı şoförlük ve hamallığın ardından ağaç dikmeye karar verdiğini söyledi. O dönem Vali Hasan Duruer'in desteğiyle çöplerle kaplı hazine arazisini temizlediğini belirten Erginoğlu, gece gündüz demeden fidan diktiğini ifade etti.
Erginoğlu, yıllar önce hayvancılık ve çiftçilikle uğraştığını, 1960 yılında Mardin'e geldiklerini kaydetti. İlkokuldan sonra 20 yıl hamallık yaptığını anlatan Erginoğlu, "1995 senesinde başladım ağaç dikmeye. Valimiz Hasan Duruer beni çağırdı. Dedi ki 'Burayı dikmez misiniz?' Ben de 'Burada hayvanlar falan var. Sarhoşlar çok' dedim. Vali de, 'Ben telefonumu sana vereceğim. Hiç kimseyle ilgilenme, bana ulaş' dedi. Ben de 'tamam' dedim. İlk olarak burada çok çöp vardı. Çöpleri topladım, yaktım. Sonra ağaç dikmeye başladım. İki sene içinde hepsini diktim." dedi.
"HERKES BİR AĞAÇ DİKSEYDİ, BÜTÜN MARDİN'İN ETRAFI ORMAN OLURDU"
Erginoğlu, "Peygamberimiz Hazreti Muhammed, 'Kıyamet kopsa dahi elinizde ağaç varsa dikiniz' buyuruyor. Ağaç dikmek çok iyidir, hem yağmuru çeker, serinlik verir, temiz hava verir, oksijen verir bize. Benden hariç kimse Mardin'de böyle ağaç dikmiyor. Tek ben dikiyorum. Herkes bir ağaç dikseydi, bütün Mardin'in etrafı orman olurdu." dedi.
"25 BİN AĞAÇ DİKTİM"
Bölgenin 31 yıl önce ağaçsız ve hayvanlarla dolu olduğunu ifade eden Erginoğlu, şimdiye kadar yaklaşık 25 bin ağaç diktiğini kaydetti. Palamut tohumundan da 1 tonu aşkın tohumu hazine arazilerine attığını dile getiren Erginoğlu, "Şimdiye kadar 25 bin ağaç diktim. Bu palamut tohumunu saymıyorum. Ondan 1 ton 200-300 kilo attım o dağlara. Hazine arazilerine attım. O zaten palamut tohumu, meşe ağacıdır. O geçmiyor ama ömürlüktür. Yaksak da kessek de çıkar. Hani çamı kestiğin zaman kurur gider. Yaktığın zaman gider. O meşe ağacına ise bir şey olmuyor. Bu ağaçlar bereketlidir. Hem de güzeldir. Tohum veriyor. O tohumu da ilaçlıdır." diye konuştu.
"GECELERİ 6-7 SAAT SULAMA YAPIYORUM"
Erginoğlu, her gece saat 01.00'de evden çıkıp araziye geldiğini, boşa akan çeşme suyunu 20 tonluk depoya doldurarak 6-7 saat sulama yaptığını anlattı. Sadece bu bölgede değil, Kızıltepe Yan Yolu, Şeyh Muhammed Zırrar ve Kasımiye Medresesi altında da 4 bin ağaç diktiğini belirten Erginoğlu, "Geceleri saat 01.00'da evden kalkıp geliyorum. Sulamasını yapıyorum. Bir çeşme vardır. O boşa giden suyu buraya götürdük. Şurada bir tanker vardı. 20 ton su alıyordu. Geceleri doluyor. Gelip bunların sulamasını yapıyorum. 6-7 saatte sulamayı bitiriyorum. Geceleri gelip saat 20.00-21.00'de sulama bitiyor. Ayrıca sadece burası değil, çok yerlerde de diktim. Şeyh Muhammed Zırrar tarafında da diktik. Orada da bir çeşme vardı. Boşa giden suyu oraya götürdük. Sulamasını yapıyorduk. Hatta Kasımiye Medresesi'nin altında da 4 bin ağaç diktim. Sulamasını yapıyorum." şeklinde konuştu.
Artuklu Kızılay Şubesi tarafından 2024 yılında Kırmızı Yelek Uluslararası Gönüllülük Ödülleri'ne aday gösterilen Erginoğlu, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen programda Kızılay Özel Ödülü'ne layık görülmüştü.
