Hakan Kırımlı “Ukrayna, Gürcistan gibi ülkelerin AB ve NATO ittifaklarına girmemesi için Rusya olağanüstü çaba harcadı. Şu an yaptığı şey klasik Rus yöntemleri hedef ülkelerde iç karışıklık çıkarmak ve bölünmüş alana askerî müdahale taktiğinin tipik örneği” dedi. Donbass’ın Batı ve Moskova arasında pazarlık unsuru olduğunu söyleyen Hakan Kırımlı, Ukrayna yöneticileri ile bizatihi konuştuğunu kaydederek “Putin’in hedefi SSCB haritasını yeniden ikame etmek. Karşısında ciddi bir güç görünceye kadar da durmayacak. Bu kapsamda uluslararası hukuk gibi hiçbir kural, kanun tanımıyor. Kırım, Gürcistan, Çeçenistan ve Dağıstan işgal süreçlerinde ciddi bir tepki ve caydırıcı eylem görmediği için adım adım SSCB toprakları planını işletti. Donbass’ı ele geçirdikten sonra Karadeniz’de çok daha hızlı ilerleyecek. Önlenmesi daha güç bir unsura dönüşecek’’ ifadelerini kullandı.  Gorbaçov ve Yeltsin sonrası çöken SSCB omurgasının imha edilmediğine dikkat çeken Profesör Dr. Hakan Kırımlı “Batılılar kontrol edilebilir bir Rusya stratejiyle hareket etti. Obama, Trump, Berlusconi, Sarkozy, Schröder başta olmak üzere bütün Batılı liderler Putin’le dostluk yarışına girdi. Hatta Alman Şansölye Schröder Gasprom’da yönetim kurulu listesine girdi. Batı, bu tavırda ısrar ederken Rusya, Baltık Denizi’inden Japon Denizi’ne kadar askerî gücünü korudu. Putin'le birlikte bir de Akdeniz’e indi ve Tartus ile Lâzkiye’de üsler kurdu. Şu an gelinen noktada ABD ve Avrupa’yı ciddi anlamda tehdit eden adımlar atıyor. Rusya’yı olduğundan çok daha güçlü göstermeye ve Sovyet dönemi kutuplaşmaları ile çok daha kapsamlı stratejik hamleler yapıyor. Şayet Kırım’da sergilenen gaflet Donbass’ta tekrar ederse başta bölge ülkeleri olmak üzere tüm dünyayı büyük felaketler bekliyor” dedi.