ABD Dışişleri Bakanı Rubio’nun silinen mesajları mahkemelik oldu!
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Genelkurmay Başkanı General Dan Caine'in, Yemen operasyonlarını koordine ettikleri Signal yazışmalarında "otomatik silme" özelliğini kullandıklarının belgelenmesi üzerine Dışişleri Bakanlığı mahkemede zor anlar yaşıyor.
- Dışişleri Bakanlığı, başlangıçta Rubio'nun otomatik silme özelliği kullanmadığını iddia etti ancak daha sonra geri adım atarak özel bir yazılımın mesajları arka planda kopyaladığını savundu.
- Bakanlığın kendi kuralları, kaybolan mesaj özelliklerinin kullanımını kesinlikle yasaklıyor.
- Diğer kurumlar (CIA, Ulusal İstihbarat Direktörlüğü, Savunma Bakanlığı) ise resmi kayıtlarının güvende olduğunu belirtti.
- Kabine üyelerinin Signal gibi üçüncü parti uygulamaları kullanması Kongre'de casusluk ve güvenlik alarmına yol açtı, bir temsilci kendi Signal hesabının hacklendiğini açıkladı.
- Temsilciler, kabine üyelerini bu uygulamaları terk etmeye çağırdı ve Rusya ile Çin gibi ülkelerin bu uygulamalar üzerinden stratejik istihbarat elde edebileceği uyarısında bulundu.
ABD'de ulusal güvenlik bürokrasisini sarsan yeni bir skandal ortaya çıktı. The Atlantic dergisinin ulaştığı belgelere göre, Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dan Caine'in Yemen'deki askeri planlamalara ilişkin Signal yazışmaları, 8 saat içinde otomatik olarak silinecek şekilde ayarlandı.
Federal kayıt yasalarına aykırı olduğu öne sürülen uygulama, Dışişleri Bakanlığı'nı yargı sürecinde zor durumda bıraktı.
BAKANLIK ÖNCE REDDETTİ, SONRA ÇARK ETTİ
Skandalın hukuki boyutu, şeffaflık örgütü Democracy Forward’ın Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası kapsamında açtığı davayla derinleşti. Geçtiğimiz yıl mahkemeye resmi yazı sunan Dışişleri Bakanlığı, "Bakan Rubio’nun federal kayıtları içerebilecek iletişimlerde otomatik silme işlevlerini kesinlikle kullanmadığını" iddia etmişti.
Ancak bahar aylarında köşeye sıkışan bakanlık, mahkemeye sunduğu yeni dosyalarda bu iddiayı yineleyemedi. Dışişleri Bakanlığı, Rubio'nun telefonunda otomatik silme özelliği aktif olsa bile mesajları arka planda kopyalayan "LeapXpert" adlı özel bir yazılımın yüklü olduğunu savunarak yasal sorumluluktan kaçmaya çalıştı. Buna karşın, Resmi Dış El Kitabı'nda tüm bakanlık personeline "kaybolan mesaj özelliklerinin kullanılmasının kesinlikle yasak olduğu" maddesinin yer alması, bakanın kendi kurumunun kurallarıyla çeliştiğini kayıtlara geçirdi.
DİĞER KURUMLAR GÜVENCE VERİRKEN RUBİO AÇIKTA KALDI
Mahkeme sürecinde diğer istihbarat ve güvenlik kurumları da kendi resmi kayıt tutma pratiklerini açıklamak zorunda kaldı. CIA, 12 Mart itibarıyla Signal üzerindeki tüm kurumsal mesajların korunduğunu ve hiçbir federal kaydın silinme riski taşımadığını mahkemeye bildirdi. Benzer şekilde Ulusal İstihbarat Direktörlüğü de üst düzey personelin kullandığı hiçbir Signal sohbetinin otomatik silinmeye ayarlı olmadığını garanti etti. Savunma Bakanlığı ise Savunma Bakanı Hegseth’in telefonunda silinme riski altında olan hiçbir federal kayıt bulunmadığını açıkladı.
"RUSLAR SİGNAL HESABIMI HACKLEDİ"
Kabine üyelerinin devlet işlerini resmi kanallar yerine Signal gibi üçüncü parti uygulamalardan yürütmesi, Kongre’de de büyük bir casusluk ve güvenlik alarmına yol açtı.
Cumhuriyetçi Temsilci Don Bacon, yabancı bir hükümetin oltalama saldırısına maruz kaldığını belirterek, "Rusya, benim Signal hesabımı hackledi" açıklamasını yaptı. Bacon ve Demokrat Temsilci Chrissy Houlahan, Pentagon ve Ulusal İstihbarat Direktörlüğü’ne acil kodlu bir mektup yazarak kabine üyelerinin bu uygulamayı terk etmesini istedi.
Bacon, gizli olmasa bile devlet yetkililerinin günlük yazışmalarının bir araya geldiğinde düşmana stratejik istihbarat sağladığını vurgulayarak şu uyarıda bulundu:
"Ruslar ve Çinliler kesinlikle onları bu uygulamalar üzerinden izliyor. Bakanlar her gün bu casusluk riskinin farkında olarak hareket etmeli ve Signal’a bu kadar fazla güvenmekten vazgeçmeli."
