Afganistan-Pakistan savaşında İsrail parmağı! İki Müslüman ülke yine gerildi
Yaklaşık bir yıl aradan sonra yeniden savaşın eşiğine gelen Afganistan-Pakistan geriliminin arkasından Tel Aviv yönetimi çıktı.
Hindistan lideri Modi'nin Tel Aviv ziyaretiyle eş zamanlı başlayan Pakistan-Afganistan çatışması, İsrail'in bölgedeki istikrarsızlaştırma ve Türkiye'nin etki alanını daraltma çabalarının bir yansıması olarak yorumlanırken, Hindistan bu süreçte İsrail'in bölgesel ortağı olarak konumlanıyor.
- Pakistan-Afganistan çatışması, Hindistan lideri Modi'nin İsrail ziyaretiyle eş zamanlı olarak İsrail merkezli siyasi-askeri faaliyetlerin bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
- İsrail, İngilizlerin çizdiği Durand Hattı'nı kullanarak iki ülkeyi kışkırtan "gölge unsur" olarak nitelendiriliyor ve Türkiye'nin etki alanını daraltmayı hedefliyor.
- Hindistan, İsrail'in bölgesel ortağı olarak Türkiye karşıtlığı temelinde hareket ediyor ve Türkiye'yi küresel ticaret koridorlarından (IMEC) mahrum bırakmayı amaçlıyor.
- Uzmanlar, İsrail'in Pakistan gibi nükleer bir gücü ve Türkiye'nin stratejik ortağını istikrarsızlaştırarak bölgede kaos yaratmayı hedeflediğini belirtiyor.
- Bölgede Mossad ajanlarının faaliyet gösterdiği ve yapay zeka ile üretilmiş dezenformasyon haberlerinin dolaşımda olduğu iddia ediliyor.
- Yaşanan gerilimin ve derinleşecek krizin Türkiye'yi ve İslam dünyasını yakından etkileyeceği vurgulanıyor.
YILMAZ BİLGEN - Hindistan lideri Narendra Modi’nin Tel Aviv ziyareti ile eş zamanlı Pakistan-Afganistan çatışması başladı. İki ülkenin yaklaşık bir yıl aradan sonra yeniden savaşın eşiğine gelmesi “İsrail merkezli siyasi-askerî faaliyetlerin yansıması” olarak yorumlanıyor.
Bölge denklemini en iyi bilen isimlerden araştırmacı Mahmut Osmanoğlu ve emekli Albay Dr. Cengiz Topel Mermer’e göre İsrail çatışmayı kışkırtan gölge unsur niteliği taşıyor.
İNGİLİZLERİN İZİNİ TAKİP EDİYOR
Pakistan-Afganistan hattında uzun yıllardır saha faaliyeti yürüten Araştırmacı Osmanoğlu “Olayın kökeninde İngilizler tarafından çizilen 2640 kilometrelik Durand Hattı yatmakta. İsrail o sinir ucuna basarak iki ülkeyi de kışkırtıyor. Bunu yaparken de Hindistan’ı bölgesel partner olarak kullanıyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu son görüşmede açıkça Osmanlı ve Türklere karşı olan nefretini Hindistan’ın tarihî misyonu ile özdeş kılarak kustu. O görüşmenin hemen ardından da bu çatışma patlak verdi. Siyonist rejim, adım adım bir gölge gibi Türkiye’nin etki alanını daraltmak için şartları zorluyor. Bu mübarek ayda Müslüman kanının böyle sorumsuzca akıtılması başka hiçbir şeyle izah edilemez. Türkiye’nin iki kez görüştürüp ikna ettiği Afgan ve Pakistan tarafının bu kadar kolay kan döküyor hâle gelmesi endişe verici. Cumhurbaşkanı’mızın Etiyopya ziyaretinin hemen birkaç gün sonrasında İsrail Cumhurbaşkanı Etiyopya’ya gitti. Etiyopya’ya Türkiye ile ilişkileri konusunda özellikle Tigraylar üzerinden gözdağı verdiler. Hindistan ve İsrail ilişkisi temelde Türkiye karşıtlığı üzerinde şekilleniyor. Hindular bu kapsamda Ermenistan’a, Yunanistan’a silah tedarik ediyor. Önümüzdeki günlerde Somaliland’ı da tanıyacaktır. Bir diğer hesap ise IMEC’in (Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru) yeniden diriltilmesi ve Türkiye’nin bu küresel ticaret ile enerji koridorundan mahrum edilmesidir” dedi.
MOSSAD AJANLARI CİRİT ATIYOR
Bölge denklemine dair kapsamlı makaleleri ile tanınan emekli Albay Dr. Cengiz Topel Mermer, olan bitenlerin küresel güç mücadelesinin yansıması ve İran’a dönük operasyon hazırlıklarından bağımsız okunamaması gerektiğini savunuyor.
Asya’da mevcut potansiyele vurgu yapan Mermer “Afganistan-Pakistan gerilimi özünde İngilizlerin yıllar önce çizdiği sınır kaynaklı bir durum. Yani bölgeyi İngilizler zehirledi ve şimdi İsrail bu damarı iki ülkeyi kışkırtmak için kullanıyor. Pakistan bir nükleer güç ve İsrail için İran’dan daha ciddi ve büyük tehdit. Türkiye ile olan stratejik birlikteliği ise bir diğer faktör. Dünkü çatışma ve dökülen kardeş kanı ABD-Hindistan-İsrail ideal birliğinin bölgesel yansımasıdır. Aynı zamanda küresel rekabet ve bölge dizayn heveslerinin devamı olarak görülmeli. Belki bu mübarek günlerdeki kriz bastırılabilir ancak nihai çözüm zor. Ankara hemen harekete geçti ve nabzı düşürdü. Fakat her hâlükârda bu şekli ile dahi yaşanan gerilim ve dökülen kan Hindistan ve İsrail’in başarı hanesine yazıldı. Hindistan gelinen noktada hem Keşmir dosyası hem de İslam dünyası genelinde İsrail’den sonra en ciddi tehdit niteliği kazandı. Pakistan’ı hem İsrail hem de Hindistan’ın Kâbil üzerinden kuşatma ve yıpratma amacı güttüğü çok açık. Önümüzdeki dönem Afganistan krizine ek Pakistan için bir de Belucistan meselesini üretecekler. Bölgede bazı Mossad ajanları yakalandı. Yapay zekâ ile ürettikleri yüzlerce haber hâlen dolaşımda. İsrail’in amacı Pakistan ve Afganistan’ı savaştırarak o alanı istikrarsız coğrafyalar listesine dahil etmek. Geçen yıl Pakistan’da bu bahsettiğim problemlere dayalı 3 bin kişi hayatını kaybetti. Burada derinleşecek kriz ve üretilecek kaos Türkiye’yi de yakından etkiler. İslam dünyasını da sarsar” ifadelerini kullandı.
