Almanya'da Türkiye itirafı ortalığı karıştırdı! "Dünya orada toplandı, biz kapı önünde bekledik!"
Alman basınının önde gelen yayın organları Der Spiegel ve Die Zeit, Antalya Diplomasi Forumu’nu (ADF2026) mercek altına alarak Türkiye’nin küresel diplomasideki yükselen rolünü manşetlerine taşıdı.
- Alman dergileri Der Spiegel ve Die Zeit, ADF'yi Türkiye'nin dış politikasındaki büyük başarısı olarak tasvir etti.
- Türkiye'nin arabuluculuk kapasitesi ve Batı dışındaki dünyayı da kapsayan kucaklayıcı tavrı ön plana çıkarıldı.
- Der Spiegel, forumu 'Erdoğan Barış Güvercini Oluyor' başlığıyla duyurarak Türkiye'nin kendi Dünya Düzeni Konferansı'nı oluşturduğunu belirtti.
- Die Zeit, Avrupa ve Almanya'nın zirvedeki eksikliğini eleştirirken, Türkiye'nin her tarafla konuşabilen tek aktör olduğunu vurguladı.
- Alman basını, Türkiye'nin Afrika'ya olan ilgisini, Batı'nın aksine koşulsuz ve eşit şartlarda yardım sunan yaklaşımına bağladı.
- Her iki yayın organı da, dünya düzeni değişirken Berlin ve Paris gibi merkezlerin Antalya'da temsil edilmemesini 'stratejik bir hata' olarak yorumladı.
Beşinci Antalya Diplomasi Forumu, Alman medyasında "Türk versiyonu Münih Güvenlik Konferansı" olarak nitelendirilmeye başlandı.
Türkiye’nin bölgesel sorunlara çözüm üreten vazgeçilmez bir orta güç olduğu ve diplomasinin yeni merkezi haline geldiğini yazan Der Spiegel ve Die Zeit dergileri, Antalya’da gerçekleşen zirveyi Türkiye’nin dış politikadaki büyük başarısı olarak tasvir etti.
Özellikle Türkiye’nin arabuluculuk kapasitesi ve Batı dışındaki dünyayı da kapsayan kucaklayıcı tavrı ön plana çıkarıldı.
DER SPİEGEL: "ERDOĞAN BARIŞ GÜVERCİNİ HALİNE GELİYOR"
Der Spiegel dergisi, forumu "Erdoğan Barış Güvercini Oluyor" başlığıyla okurlarına duyurdu. Dergide Türkiye’nin vizyonuna dair şu ifadelere yer verildi:
"Türk hükümeti, özellikle geleneksel Batı dünyasının dışındaki ülkeleri çeken kendi Dünya Düzeni Konferansı'nı oluşturdu ve güvenilir bir ortak olarak imajını güçlendirmeye çalışıyor. Görünüşe göre başarılı oluyor. Türkiye, yükselen bir orta güç olarak bölgenin sorunlarına çözüm bulmak isteyen, ciddiye alınması gereken ordusu ve büyüyen savunma sanayisiyle güvenilir bir ortak."
Dergide ayrıca, ADF’nin beşinci yılında ulaştığı devasa katılımcı sayısına dikkat çekilerek, "Dünyanın büyük geri kalanının sahneyi domine ettiği bir Türk versiyonu Münih Güvenlik Konferansı oluşturuldu" değerlendirmesi yapıldı.
DİE ZEİT: "KARARLAR ODADA BULUNANLAR TARAFINDAN ALINIR"
Die Zeit gazetesi ise Avrupa ve Almanya’nın zirvedeki eksikliğini eleştirirken, Türkiye’nin kurduğu devasa ilişkiler ağını övdü. Gazeteci Fritz Zimmermann, Türkiye'nin her tarafla konuşabilen tek aktör olduğunu şu sözlerle açıkladı:
"Erdoğan herkesle konuşuyor. Ukraynalılarla ve Ruslarla, Ermenilerle ve Azerbaycanlılarla, İranlılarla ve Amerikalılarla. Türkiye, geçtiğimiz yıllarda dünyanın yarısına yayılan ince işlenmiş bir ilişkiler ağı kurdu. Çatışmalarda arabulucu, ihtiyaç anında yardımsever olarak kendini giderek daha başarılı bir şekilde sahneye koyuyor."
"VAAZ DEĞİL, EŞİT ŞARTLARDA YARDIM"
Alman basını, Afrka'nın Türkiye’ye olan ilgisini ise Türkiye’nin "üstten bakmayan" yaklaşımına bağladı. Die Zeit analizinde, Türkiye’nin yardımlarının Batı’nın aksine koşulsuz olduğuna değinilerek, "Vaaz değil, eşit şartlarda yardım sunuluyor. Bu sözde koşulsuzluk, Küresel Güney’deki birçok ülke tarafından olumlu karşılanıyor" denildi.
AVRUPA KAPI DIŞINDA MI KALIYOR?
Her iki yayın organı da, dünya düzeni değişirken Berlin ve Paris gibi merkezlerin Antalya’da temsil edilmemesini "stratejik bir hata" olarak yorumladı. "Dünyanın geri kalanı Antalya'da geleceği tartışırken ve kararlar alınırken, Federal Hükümet (Almanya) ortada yoktu. Kararlar odada bulunanlar tarafından alınır. Federal Hükümet kendi isteğiyle kapının önünde bekledi" ifadeleriyle dergi Türkiye’nin yeni diplomasi arenasındaki kurucu rolünü bir kez daha okuyucularına hatırlattı.
