Altın Palmiye'nin sahibi belli oldu! Cannes’da büyük ödül Cristian Mungiu’ya gitti
79. Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye Ödülü’nü Rumen yönetmen Cristian Mungiu, “Fjord” filmiyle kazandı. Gecede Filistinli şair Mahmud Derviş’in şiiri ayakta alkışlanırken, Lübnanlı yönetmen Nadine Labaki’nin savaş ve yaşam üzerine sözleri damga vurdu.
- Altın Palmiye Ödülü'nü "Fjord" filmiyle Rumen yönetmen Cristian Mungiu aldı.
- En İyi Yönetmen Ödülü'nü "La Bola Negra" ile Javier Calvo ve Javier Ambrossi ile "Fatherland" ile Pawel Pawlikowski paylaştı.
- Jüri Ödülü'nü "L'Aventure revee" ile Valeska Grisebach aldı.
- Büyük Ödül'ü "Minotaure" ile Andrei Zviaguintsev kazandı.
- En İyi Senaryo Ödülü'nü "Notre Salut" filminin senaristliğini yapan Emmanuel Marre aldı.
- En İyi Erkek Oyuncu Ödülü'nü "Coward" filmindeki rolleriyle Emmanuel Macchia ve Valentin Campagne aldı.
- En İyi Kadın Oyuncu Ödülü'nü "Soudain" filmindeki rolleriyle Virginie Efira ve Tao Okamoto aldı.
- Altın Kamera Ödülü'nü "Ben'Imana" filmiyle Marie-Clementine Dusabejambo aldı.
- Kısa Metraj Ödülü'nü "Para Los Contrincantes" filmiyle Federico Luis aldı.
- Onur Ödülü'nü Barbra Streisand, Peter Jackson ve John Travolta aldı.
- Xavier Dolan, törende Mahmud Derviş'in şiirinden alıntılar yaptı.
- Nadine Labaki, Lübnan'daki durumu ve ödül alma konusundaki duygularını dile getirdi.
Fransa'da düzenlenen 79. Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye Ödülü'nü "Fjord" filmiyle Rumen yönetmen Cristian Mungiu kazandı. Jüri başkanlığını bu yıl Güney Koreli yönetmen Park Chan-wook'un üstlendiği festivalde ödüller sahiplerini buldu.
EN PRESTİJLİ ÖDÜL RUMEN YÖNETMENE GİTTİ
Rumen yönetmen Cristian Mungiu, "Fjord" filmiyle Altın Palmiye Ödülü'nü aldı.
En İyi Yönetmen Ödülü'nün sahibi, "La Bola Negra" filmiyle İspanyol yönetmenler Javier Calvo ve Javier Ambrossi'nin yanı sıra "Fatherland" filmiyle Polonyalı yönetmen Pawel Pawlikowski'nin oldu.
Jüri Ödülü ise "L'Aventure revee" filmiyle Alman yönetmen Valeska Grisebach'a verildi.
Festivalde, Rus yönetmen Andrei Zviaguintsev "Minotaure" filmiyle Büyük Ödül'e layık görülürken, En İyi Senaryo Ödülü'nü "Notre Salut" filminin senaryosunu kaleme alan Fransız senarist Emmanuel Marre kazandı.
"Coward" filminde oynayan Belçikalı Emmanuel Macchia ve Fransız aktör Valentin Campagne, En İyi Erkek Oyuncu Ödülü'ne layık görüldü.
Bu yıl festivalin En İyi Kadın Oyuncu Ödülü'nü "Soudain" filminde rol alan Belçikalı oyuncu Virginie Efira ve Japon oyuncu Tao Okamato aldı.
Dünya sahnesine Trendyolmilla imzasıyla çıktı! Demet Özdemir Cannes kırmızı halısında
Altın Kamera Ödülü'nü "Ben'Imana" adlı filmin Ruandalı yönetmeni Marie-Clementine Dusabejambo alırken, Kısa Metraj Ödülü "Para Los Contrincantes" filmiyle Arjantinli yönetmen Federico Luis'e verildi.
Onur Ödülü'nün sahibi, ABD'li oyuncu Barbra Streisand, Yeni Zelandalı yönetmen Peter Jackson ve ABD'li oyuncu John Travolta'nın oldu.
MAHMUD DERVİŞ'İN MISRALARI ALKIŞLARLA KARŞILANDI
En İyi Yönetmen Ödülü'nü takdim eden Kanadalı oyuncu ve yapımcı Xavier Dolan, törende yaptığı konuşmaya, Filistinli şair Mahmud Derviş'in "Bu Dünyada Hayatta Kalmayı Hak Eden Şeyler Var" adlı şiirinin şu mısralarını okuyarak başladı:
"Bu dünyada hayatta kalmayı hak eden şeyler var/Nisan tereddütü/Seher vakti ekmeğin kokusu/Bir kadının erkekler hakkındaki görüşleri/Aşil'in yazıları/Aşkın başlangıcı/Bir taşın üstündeki çim/Bir ney ipliğinde duran anneler/Savaşçıların anılarından korkması."
Dolan, Derviş'in bir başka yazısında, yaşadıkları bu toprakların dar olduğundan bahsettiğini anlatarak, film yapımcılarının toprakları genişletmeye ve hayatı yaşamaya değer kılan şeyleri görüntülemeye çalıştığını belirtti.
Seyirciler, Dolan'ın Derviş'in mısralarını okumasını alkışlarla karşıladı.
"ÖLÜM BİZİ ÇEVRELERKEN, HAYATI KUTLAMAYA HAKKIMIZ VAR MI?"
En İyi Senaryo Ödülü'nü takdim eden yönetmen Nadine Labaki ise bu gece ödülü vermek için davetli olmasına rağmen ülkesi Lübnan'ı düşünmekten kendisini alıkoyamadığını söyledi.
Lübnan hakkında "Doğduğumdan bu yana en kötü senaryoları yaşamaya mahkum edilen bir ülke." ifadesini kullanan Labaki, festivale davet edildiğinden beri kendisi ve eşinin çok farklı duygular yaşadığını vurguladı.
Kendi kendilerine "Ülkemiz yıkıcı bir savaştan geçerken, çocukları ve Lübnan'ı bırakmak akıllıca mı?" ve "Ölüm bizi çevrelerken, hayatı kutlamaya hakkımız var mı?" diye sorduklarını dile getiren Labaki, Lübnanlıların her şeye rağmen şarkı söylemeye, yazmaya, hayatı sevmeye devam edeceğini belirtti.
