Avrupa’nın son toplama kampında tarihi çıkış! Büyükelçi Uyanık dünyaya hatırlattı: Türkler burada din ve kimlik için asil bir mücadele verdi
Bulgaristan'da komünist rejimin Türk ve Müslüman nüfusa yönelik uyguladığı acımasız asimilasyon politikalarının en karanlık sembolü olan Belene Toplama Kampı’nda tarihi bir anma töreni gerçekleştirildi. Türkiye'nin Sofya Büyükelçisi Mehmet Sait Uyanık, törende yaptığı konuşmada Bulgaristan Türklerinin totaliter rejim döneminde kendi kimliklerini, dinlerini ve dillerini korumak adına verdikleri o asil mücadeleyi dünyaya yeniden hatırlattı.
- Törene Türkiye'nin Sofya Büyükelçisi Mehmet Sait Uyanık ve çok sayıda vatandaş katıldı.
- Büyükelçi Uyanık, Bulgaristan Türklerinin kimliklerini koruma mücadelesinden gurur duyduklarını ve Belene'nin hafıza alanı ve anıt müzeye dönüştürülmesini temenni ettiklerini belirtti.
- Gazeteci Hristo Hristov, Belene Toplama Kampı'nın kalıntılarının korunması için imza kampanyası başlattıklarını duyurdu.
- Tarihçi Plamen Pavlov, kampın bir "hafıza ve doğa rezervi" haline getirilmesi gerektiğini ve mevcut cezaevinin yerinin yanlış olduğunu ifade etti.
- İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan komünist rejim, Belene dahil 20'den fazla toplama kampında binlerce insanı cezalandırdı; kampta yaklaşık 20 bin kişi kaldı.
- 1984-1989 yılları arasında Türk ve Müslüman nüfusa yönelik asimilasyon kampanyası kapsamında 550'den fazla soydaş mahkeme hükmü olmaksızın Belene'ye sürülmüştü.
Bulgaristan'ın kuzeyinde, komşu Romanya ile sınır hattını oluşturan Tuna Nehri'ndeki Persin Adası'nda bulunan ve "Avrupa'nın son toplama kampı" olarak bilinen Belene’de, komünist rejimin mağdurları düzenlenen geleneksel törenle anıldı.
Bulgaristan'da 1989'a kadar iktidarını sürdüren komünist yönetimin, siyasi muhaliflerini sindirmek ve cezalandırmak amacıyla kullandığı bu kamptaki anma törenine, Türkiye'nin Sofya Büyükelçisi Mehmet Sait Uyanık, Sofya Büyükelçiliği İletişim Müşaviri Dilek Kütük, eski mahkumlar, mağdur yakınları ve çok sayıda vatandaş katılım sağladı.
BÜYÜKELÇİ UYANIK: SOYDAŞLARIMIZ BURADA HUKUKSUZ ŞEKİLDE HAPSEDİLDİ
Törende konuşan Türkiye'nin Sofya Büyükelçisi Mehmet Sait Uyanık, Bulgaristan Türklerinin totaliter komünist rejim döneminde kendi kimliklerini, dinlerini, kültürlerini ve dillerini korumak adına çok büyük ve asil bir mücadele verdiklerini ifade etti. Belene'nin bu süreçte yaşanan acıların en somut örneklerinden biri olduğunu belirten Büyükelçi Uyanık, şunları kaydetti:
"Bulgaristan Türklerinin verdikleri bu onurlu mücadeleden gurur duyuyoruz. Birçok soydaşımız burada hukuksuz şekilde hapsedildi ve uzun süre çok ağır şartlar altında yaşamak zorunda bırakıldı. Buranın yapısı korunarak en kısa sürede bir hafıza alanı ve anıt müzeye dönüştürülmesini temenni ediyoruz."
Kampta sadece Türk ve Müslümanların değil; farklı etnik kökenlerden, dini topluluklardan insanların ve siyasi muhaliflerin de hukuksuz biçimde tutulduğunu hatırlatan Uyanık, kurulacak yeni hafıza merkezinin tüm mağdurları kucaklayan kapsayıcı bir anlayışla tasarlanması gerektiğinin altını çizdi.
Törenin organizasyonunu üstlenen "Hafıza 1945-1989" Vakfı Kurucusu gazeteci Hristo Hristov, bu yılki anma etkinliğinin "Mağdurlar ve Onların Mirasçılarıyla Dayanışma" temasıyla gerçekleştirildiğini kaydetti. Hristov, Belene Toplama Kampı'nın zamana yenik düşen kalıntılarının korunabilmesi adına geniş kapsamlı bir imza kampanyası başlattıklarını da kamuoyuna duyurdu.
TARİHÇİ PAVLOV: BU HAFIZANIN MUTLAKA KORUNMASI GEREKİYOR
Törenin özel davetlileri arasında yer alan ünlü tarihçi Plamen Pavlov ise Belene Kampı’nın hem doğal dokusu hem de tarihsel geçmişiyle koruma altına alınarak bir "hafıza ve doğa rezervi" haline getirilmesi gerektiğine işaret etti. Sahada halen aktif bir cezaevinin bulunmasını eleştiren Pavlov, şu değerlendirmede bulundu:
"Burası coğrafi olarak çok güzel bir yer olmasına rağmen ne yazık ki büyük ölçüde ihmal edilmiş durumda. Ayrıca burada halen faaliyet gösteren bir cezaevi bulunuyor ve bana göre onun yeri kesinlikle burası değil. Komünist rejimin acımasız uygulamaları burada binlerce insanın kaderini belirledi. Bu toplumsal hafızanın gelecek nesiller için korunması gerekiyor."
"HAFIZA MÜZESİ" ÇAĞRISI
Anma programı kapsamında Ortodoks, Katolik, Müslüman ve Protestan din insanları bir araya gelerek hayatını kaybedenler için ortak dualar okudu. Ardından katılımcılar kamp alanında yükselen anıta çelenk bıraktı.
BELENE TOPLAMA KAMPI'NDA NELER OLDU?
İkinci Dünya Savaşı’nın ardından eski SSCB ordusunun desteğiyle 1944 yılında darbe yaparak yönetimi ele geçiren Bulgaristan Komünist Partisi, muhalif unsurları yargılamak adına "Halk Mahkemesi" adı verilen bir yapı kurmuştu. Bu mahkeme süreçlerinde 28 bin 630 siyasi muhalif gözaltına alınarak 134 farklı davada yargılanmış; bunlardan 2 bin 730'u idam edilirken 12 bin kişi ise sürgüne gönderilmişti.
Komünist rejim, ülke genelinde kurduğu 20'den fazla toplama kampıyla binlerce insanı cezalandırdı. Bu kamplar arasında en uzun süre faaliyet göstereni ise Belene oldu. Kampın açık kaldığı süre boyunca yaklaşık 20 bin kişinin bu koridorlardan geçtiği tahmin ediliyor. Özellikle rejim tarafından 1984-1989 yılları arasında Türk ve Müslüman nüfusa yönelik yürütülen acımasız asimilasyon kampanyası kapsamında, 550'den fazla soydaşımız herhangi bir mahkeme hükmü olmaksızın doğrudan Belene Kampı'na sürülerek ağır şartlara mahkum edilmişti.
