Ayağındaki şişliği önemsemedi, 1 yıl sonra hayatı değişti! Kadınlarda 10 kat daha fazla görülüyor
İngiltere'de yaşayan Sheeraz Henderson, Fransa tatilinden döndükten sonra ayağında oluşan şişliği yol yorgunluğuna bağladı. Günlerce geçmeyen şişliğe bir de ağrı eklenince hastaneye başvuran kadına birçok tetkik yapıldı. Kan testlerinde yüksek iltihap değerleri tespit edilmesine rağmen doktorların kesin bir tanı koyamadığı kadının hastalığı tam bir yıl sonra ortaya çıkarken, hayatını kökten değiştirdi.
- Başlangıçta ayağındaki şişlik belirtisiyle doktora başvuran Sheeraz Henderson, bir yıl süren bir teşhis süreci yaşamıştır.
- Bu süreçte ağız ve cilt kuruluğu, yoğun saç dökülmesi ve sürekli yorgunluk gibi şikayetleri artmıştır.
- Yapılan detaylı incelemeler sonucunda Henderson'ın bağışıklık sisteminin kendi vücuduna saldırdığı Sjögren sendromuna yakalandığı anlaşılmıştır.
- Sjögren sendromu, tükürük ve gözyaşı bezlerini hedef alarak kuruluk, eklem ağrıları ve iç organlarda iltihaplanmaya yol açabilmektedir.
- Hastalığın teşhisinin zor olmasının en büyük nedeni, belirtilerinin başka hastalıklarla karıştırılabilmesidir.
- Sjögren sendromunun kesin bir tedavisi bulunmamakla birlikte, bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlarla kontrol altına alınabilmektedir.
53 yaşındaki Sheeraz Henderson’ın hayatı, Fransa seyahati sonrası fark ettiği küçük bir belirtiyle tamamen değişti. Başlangıçta ayağındaki şişliğin uzun yolculuk nedeniyle oluştuğunu düşünen Henderson, durumun geçmemesi üzerine doktora başvurdu. Ancak bu basit görünen şikayet, uzun ve zorlu bir teşhis sürecinin başlangıcı oldu.
KANINDAKİ İLTİHAP TANI KOYMADA YETERLİ OLMADI
İlk yapılan kan testlerinde yüksek iltihap değerleri tespit edilmesine rağmen doktorlar kesin bir tanı koyamadı. Henderson, yaklaşık bir yıl boyunca romatoloji randevusu beklemek zorunda kaldı. Bu süreçte şikayetleri giderek artan kadın, ağız ve cilt kuruluğu, yoğun saç dökülmesi ve sürekli yorgunluk yaşamaya başladı.
TÜKÜRÜK VE GÖZYAŞI BEZLERİNİ HEDEF ALIYOR
Bir yılın sonunda yapılan detaylı incelemeler, Henderson’ın bağışıklık sisteminin kendi vücuduna saldırdığı Sjögren sendromuna yakalandığını ortaya koydu. Bu hastalık, özellikle tükürük ve gözyaşı bezlerini hedef alarak ciddi kuruluk, eklem ağrıları ve iç organlarda iltihaplanmaya yol açabiliyor. Uzmanlara göre hastalık, kadınlarda erkeklere kıyasla 9-10 kat daha fazla görülüyor.
Teşhis sürecinin zor olmasının en büyük nedeni ise belirtilerin başka hastalıklarla kolayca karıştırılabilmesi. Bu durum, pek çok hastanın yıllarca doğru tanıyı alamamasına neden oluyor.
Her ne kadar Sjögren sendromunun kesin bir tedavisi henüz bulunmasa da, bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar sayesinde hastalık kontrol altına alınabiliyor. Henderson da şimdi aldığı tedavilerle günlük hayatına devam ediyor.
Birmingham Üniversitesi’nden Profesör Ben Fisher ise umut veren gelişmelere dikkat çekiyor. Fisher’a göre önümüzdeki 1-3 yıl içinde sonuçlanacak klinik çalışmalar, özellikle yorgunluk ve kuruluk gibi semptomların tedavisinde önemli bir dönüm noktası olabilir. Henderson ise yaşadıklarının, bu hastalığın daha erken fark edilmesine katkı sağlamasını umuyor.
