Bakan Fidan'dan İran'a şantaj uyarısı!
Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile bir araya gelen Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklığın dünya ekonomisini tehdit ettiğini belirterek, "Savaş kesinlikle bir çözüm değil, potansiyel yıkım getirmekte" dedi.
- Hakan Fidan, savaşın bir çözüm olmadığını ve bölgeye istikrarsızlık, ekonomik mahrumiyet ve potansiyel yıkım getirdiğini belirtti.
- Hürmüz Boğazı'nın kapalı olmasının dünya ekonomisi, enerji güvenliği ve bölgedeki istikrar üzerindeki baskısına dikkat çekildi ve anlaşmaya varılarak boğazın açılması gerektiği vurgulandı.
- İsrail yayılmacılığının birinci dereceden bir istikrar ve güvenlik sorunu olmaya devam ettiği ve politikalarının küresel bir güvenlik sorununa dönüştüğü ifade edildi.
- İran'ın Hürmüz Boğazı'nı baskı oluşturmak veya şantaj uygulamak için bir silah olarak kullanmaması gerektiği belirtildi.
- Türkiye ve Katar'ın, savaşı sona erdirmek ve Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak için Pakistan'ın arabuluculuk çabalarını desteklediği vurgulandı.
- Müzakerelerdeki temel sorunun, her iki tarafın da savaşın durmasını ve boğazın açılmasını istemesine rağmen, bu niyetin tarafları tatmin edecek şekilde kağıda dökülmesi olduğu belirtildi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, resmi temaslar kapsamında geldiği Doha’da Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile bir araya geldi. İki bakan, baş başa görüşmelerinin ardından kameralar karşısına geçerek, Hürmüz Boğazı'ndaki krizden Gazze’deki son duruma kadar kritik başlıklarda dünyaya ortak mesajlar verdi.
Bakan Fidan'ın konuşmasından öne çıkan satırbaşları:
"Savaşa geri dönülmemesini istiyoruz. Savaş kesinlikle bir çözüm değil. Sadece bölgeye değil, bütün dünyaya istikrarsızlık, ekonomik mahrumiyet ve potansiyel yıkım getirmekte.
HÜRMÜZ BOĞAZI KRİZİ
Hürmüz Boğazı'nın kapalı olması dünya ekonomisine, enerji güvenliğine, bölgedeki ekonomik ve siyasi istikrara büyük bir baskı uygulamakta. Dünya kamuoyunun çabası bir an önce anlaşmaya varılması ve Boğaz'ın açılmasıdır.
İSRAİL HAKKINDA KONUŞTU
İsrail yayılmacılığı hala bölgemizde birinci dereceden bir istikrar ve güvenlik sorunu olmaya devam ediyor. Gazze'de, Beyrut'ta, Batı Şeria'da, Suriye'de ortaya konan yayılmacı tavır birçok insanın hayatına mal oluyor.
Karşı karşıya olduğumuz şu andaki mevcut Körfez'deki sorun, Gazze konusunu hiçbir şekilde unutturmamalı.
Diplomasinin bir neticeye ulaşması için dostlarımızla, müttefiklerimizle beraber elimizden geleni yapıyoruz. Ortaya konan çabaları her türlü şekilde desteklemeye devam edeceğiz.
Cumhurbaşkanımızın ve Sayın Katar Emiri’nin ortaya koyduğu irade ve liderlik, bölgedeki diğer ülke ilişkilerine örnek teşkil edecek niteliktedir"
İRAN'A ŞANTAJ UYARISI!
İran bu boğazı bir silah olarak kullanmamalıdır. Baskı oluşturmak ve bu tür körfezdeki meselelerle şantaj uygulamak için. Bu bir uluslararası boğazdır ve hep beraber korumalıyız. Seyrüsefer güvenliği ile ilgili maalesef şu an Hürmüz Boğazı'nda meydana gelenler ve mevcut askeri hareketlilik durumu iyileştirmiyor. Bu meseleler tekrar meydana gelmemesi gereken konulardır.
"KAYNAĞI HANGİ ÜLKE OLURSA OLSUN"
Net şekilde belirtilmelidir ki, bu boğaz için yapılan müdahaleler, kaynağı hangi ülke olursa olsun tekrar olmamalıdır.
Başından beri müzakerelere Katar’la beraber büyük bir destek vermekteyiz. Pakistanlı kardeşlerimizin ortaya koyduğu çaba her türlü takdirin üstünde. Müzakerelerin gerçekten zor tarafları var ama diplomasi tek çözüm.
Şimdi savaşın tekrar başlamayacağını garanti etmemiz ve diplomatik çabalara odaklanmamız gerekiyor.
İSRAİL: ODADAKİ FİİL
Herkes barış ve diplomasi derken, İsrail’in sorunları şiddet ve yayılmacılıkla artırdığını görüyoruz. İsrail’in politikaları artık bir bölge sorunu değil, küresel bir güvenlik sorunu haline gelmiştir.
Avrupa Birliği’nin aldığı toplu yaptırım kararları önemli bir işaret. Önümüzdeki dönemde dünya kamuoyunun İsrail’in yayılmacılığına karşı daha fazla tepki koyacağına inanıyorum."
KATAR DIŞİŞLERİ BAKANI: PAKİSTAN’IN ÇABALARINI DESTEKLİYORUZ
Ortak basın toplantısında konuşan Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Al Sani, bölgedeki askeri hareketliliğin son bulması için yürütülen mekik diplomasisine değindi:
Katar ve Türkiye, savaşı sona erdirmek ve Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak için Pakistan'ın arabuluculuk çabalarını sonuna kadar desteklemektedir. Bu konuda olumlu cevap alınması için ABD’de de temaslarda bulunduk.
Türkiye ile her türlü kurumumuzu ilgilendiren istişare mekanizmalarımız bulunmakta. İstihbarattan savunmaya, ticaret ve enerji kurumlarımıza kadar profesyonel bir koordinasyon mekanizması işletiyoruz.
"HÜRMÜZ KIRMIZI ÇİZGİMİZ"
Hürmüz Boğazı'nın siyasi bir baskı aracı olarak kullanılmasını kabul etmiyoruz. Bu hayati su yolunun güvenliği küresel enerji piyasaları için temel unsurdur. Boğazın mevcut durumu ve orada olanlar, asla tekrarlanmamalı ve gelecekte herhangi bir ülke tarafından Boğaz'a bir şey olursa, böyle bir şey yapmakla paralize edilmeleri gerektiği konusu oldukça açık olmalıdır.
FİDAN: "PROBLEM, NİYETİN KAĞIDA DÖKÜLMESİ"
Soru- cevap kısmında ise Bakan Fidan müzakerelerin geldiği noktayı şöyle açıkladı:
"Aslında her iki taraf da savaşın durmasını ve boğazın açılmasını istiyor. Niyet bazında bir sorun yok; asıl problem, bu niyetin tarafları tatmin edecek bir önceliklendirmeyle nasıl kağıda döküleceğidir. Şu an gidip gelen mesajların doğasında bu uzlaşı arayışı yatıyor."
ARABULUCULUKTA 'TÜRK-KATAR' MÜHÜRÜ
Bakan Fidan, Türkiye ve Katar’ın bölgesel krizleri sönümlendirme konusunda ortak bir duruş sergilediğini hatırlatarak, "Biz Katar’la özellikle arabuluculuk konularında büyük bir koordinasyon içerisindeyiz. Geçmiş yıllara dayalı önemli tecrübelerimiz var" dedi.
