Depremle çehresi değişen şehir Üsküp
Makedonya’nın başkenti Üsküp, 1963’teki depremle yerle bir oldu. Yeniden inşası için Japon mimar Kenzo Tange, şehir için bir imar planı çizdi.
Tarih boyunca birçok farklı medeniyete ev sahipliği yapan Kuzey Makedonya’nın başkenti Üsküp, içinde barındırdığı farklı dönemlere ait mimari tarzlarla ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekiyor. Üsküp, Bizans yıllarından Osmanlı dönemine kadar sayısız esere ev sahipliği yapıyor. Şehir, Osmanlıların Balkanlardaki hâkimiyetinin sona ermesiyle Yugoslavya döneminde yeni bir yüze kavuşmaya başladı. Konstrüktivist mimari olarak bilinen bu tarz, gelişmiş teknoloji ve mühendisliği dönemin komünist ideolojisine uygun sosyal amaçla birleştirmeyi amaçlıyordu. Şehrin yarısını harabeye çeviren 1963 depreminin ardından ise Üsküp yeni bir inşa sürecine girdi.
Depremin ardından dünyanın dört bir yanından yardımlar gönderilirken, bugün dahi birçok mahalle, bina veya sokak o dönem yardım yapan ülkelerin isimleriyle anılıyor. Üsküp’ün yeniden inşası için BM destekli bir yarışma dahi düzenlenirken Japon mimar Kenzo Tange, şehir için bir imar planı çizdi. Tange’nin projesi tam uygulanmasa da o dönemde mahallî mimarların çalışmalarının da bulunduğu brütalist ve fütürist stillerin harmanı yapılar ortaya çıktı.
Tren garı, posta binası ve devlet üniversitesi gibi geleceğe aitmiş hissi veren bu yapılar, ziyaretçilerin de ilgisini çekiyor. Bir önceki hükûmet döneminde uygulanan “Üsküp 2014 Projesi” ile son mimari yapısına da kavuşan Üsküp’te eski binaların dış cephelerine uygulanan barok stili, aynı stilde inşa edilen yeni binalar ve yapılan heykeller, tarihî şehrin çehresini tamamen değiştirdi.
Bu yeni stil, zaman zaman halkın tepkisine de maruz kalırken şehrin sembolleri arasındaki Üsküp Ticaret Merkezi binasına barok stili uygulanmasına dair referandum bile yapılmıştı.
