İran Dışişleri Bakanı'ndan ABD'ye mesaj: Savaşa da hazırız, diyoloğa da
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD'nin müdahale tehdidine ilişkin, "Savaşa da hazırız, diyoloğa da" açıklamasını yaptı. 28 Aralık'tan bu yana devam eden gösteriler ülkedeki şiddetli ekonomik krizin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştı.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ülke genelindeki protestolara ilişkin yaptığı açıklamada, İran'daki şiddet olaylarının özellikle hafta sonu belirgin bir artış gösterdiğini ve bu durumun dış müdahaleye zemin hazırlamak amacıyla kışkırtıldığını öne sürdü. Arakçi, protestoların kanlı bir hale dönüştüğünü ve terör gruplarının hem göstericileri hem de güvenlik güçlerini hedef aldığını belirtti.
Arakçi, şiddet olaylarındaki ciddi artışın bilinçli bir tırmandırma olduğunu vurguladı. ABD Başkanı Donald Trump'ın müdahale iması içeren açıklamalarının ardından gösterilerin seyrinin değiştiğini ve kanlı bir boyut kazandığını öne sürdü. İranlı Bakan, yaşanan şiddetin amacının dış müdahaleye gerekçe oluşturmak olduğunu dile getirdi.
Arakçi, silahlı grupların protestolara sızdığını ve sivillerle birlikte güvenlik güçlerini de hedef aldığını da iddia etti. Bu grupların amacının kaosu derinleştirmek ve can kaybını artırarak İran'a yönelik potansiyel bir dış müdahaleye zemin hazırlamak olduğunu kaydetti.
Abbasi, ayrıca ABD'nin müdahale tehditlerine “Savaşa da hazırız diyaloğa da” şeklinde cevap verdi. Ülkedeki internet kesintisi hakkında açıklama yapan Bakan, “Güvenlik yetkilileriyle koordineli şekilde internet servisinin yeniden sağlanacak” açıklamasını yaptı.
PROTESTOLAR 16. GÜNÜNDE
Öte yandan, İran'da son ekonomik krizle tekrar alevlenen protestolar, ülkenin modern tarihinde defalarca yinelenen bir döngüyü bariz hale getirdi. 1979 İslam Devrimi'nden bu yana İran sokakları, değişen taleplere rağmen benzer baskı yöntemleriyle karşılanan toplumsal itirazlara sahne olmaya devam etti.
28 Aralık 2025'te riyalin rekor değer kaybıyla başlayıp kısa sürede tüm ülkeye yayılan mevcut protesto dalgası, yalnızca güncel bir ekonomik bunalımın sonucu değil. Bu hareket, İran'ın yakın tarihinde sürekli olarak ortaya çıkan, baskılansa da tamamen yok edilemeyen sokak hareketlerinin son örneği olarak öne çıkıyor. Protestolar sürerken bölgedeki insan hakları örgütleri 500'den fazla kişinin hayatını kaybetttiğini belirtti.
1978 Devrim öncesi gösterilerden 1999 öğrenci eylemlerine, 2009 Yeşil Hareket'ten 2019'daki "Kanlı Kasım" olaylarına ve 2022 Mahsa Amini protestolarına uzanan bu kesintisiz çizgi, İran'da sokakların siyasi bir göstergeye dönüştüğünü açıkça gözler önüne seriyor.
ABD'deki İran protestosuna kamyonla daldı! Yaralılar var
