AB tarihinde bir ilk! Türkiye'yi 'askeri kapasite' üzerinden tanımladılar
Avrupa Birliği (AB) ile Ankara arasındaki ilişkilerde "yeni bir dönem" başlıyor. AB Genişleme Komiseri Marta Kos, Avrupa Parlamentosu’ndaki sunumunda Türkiye’nin artık sadece bir aday ülke değil, Avrupa’nın güvenliği ve ekonomisi için "vazgeçilmez bir kale" olduğunu açıkladı.
- Avrupa Birliği Genişleme Komiseri Marta Kos, Türkiye'nin Avrupa'nın güvenliği ve ekonomisi için jeopolitik bir zorunluluk olduğunu belirtti.
- Kos, Türkiye'nin NATO'nun ikinci büyük ordusuna sahip olmasının güvenlik açısından önemini vurguladı.
- Türkiye'nin AB'nin en büyük beşinci ticaret ortağı olduğu ve ticaret hacminin Mercosur veya Hindistan ile olanın iki katına ulaştığı açıklandı.
- Brüksel, Avrupa'yı Orta Asya'ya bağlayacak Orta Koridor ve Kafkasya hattına stratejik önem atfediyor.
- Türkiye'nin vize serbestisi için karşılaması gereken 72 kriterden 6 tanesinin henüz tamamlanmadığı belirtildi.
Avrupa Birliği Genişleme Komiseri Marta Kos, Avrupa Parlamentosu’nda yaptığı sunumda, Türkiye’nin artık sadece bir aday ülke değil, Avrupa’nın güvenliği ve ekonomisi için "jeopolitik bir zorunluluk" olduğunu açıkladı.
Değişen dünya dengeleri ve Rusya-Ukrayna savaşı sonrası şekillenen yeni dönemde, Brüksel hattından Ankara’ya yönelik yeni mesajlar geldi. AB Genişleme Komiseri Marta Kos, Türkiye’nin askeri gücü, ticari potansiyeli ve stratejik konumuna dikkat çekerek çarpıcı açıklamalarda bulundu.
NATO’NUN İKİNCİ BÜYÜK ORDUSU VURGUSU
Avrupa’nın güvenlik mimarisinin yeniden tartışıldığı bir dönemde Kos, Türkiye’nin askeri kapasitesine özel bir parantez açtı. Karadeniz bölgesinde güvenliğin tesisi ve Ukrayna için yapılacak bir barış düzenlemesinde Türkiye’nin vazgeçilmez olduğunu belirten Kos, "NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip olan Türkiye’ye ihtiyacımız var" ifadesini kullandı.
TİCARETTE DEVLERİ GERİDE BIRAKTI
AB’nin en büyük beşinci ticaret ortağı olan Türkiye ile yapılan ticaretin, Mercosur ülkeleri veya Hindistan ile olan hacmin tam iki katına ulaştığı açıklandı. Özellikle Avrupa ile Asya arasındaki ticaret yollarının kalbi konumunda olan Türkiye, tedarik zinciri güvenliğinin kilit taşı olarak tanımlandı.
"ANKARA DA ADIM ATMALI"
Stratejik ortaklık mesajlarının yanı sıra Brüksel’in Ankara’dan beklentileri de masada. Geçtiğimiz günlerde Ankara’ya yaptığı ziyarette ticaret engellerinin kaldırılması üzerine görüştüklerini hatırlatan Kos, sürecin ilerlemesi için bir şart sundu.
Kos, "Türkiye’nin de bize ve Kıbrıs’a yönelik somut adımlar atmasını bekliyoruz" diyerek ilişkilerin "koşullu ortaklık" zemininde ilerlediğini kaydetti.
YENİ ROTA: ORTA KORİDOR VE KAFKASYA
Avrupa’nın enerji ve ticaret yollarını çeşitlendirme çabalarında Türkiye yine odak noktasında. Güney Kafkasya üzerinden geçecek yeni ulaşım, enerji ve dijital rotaların Avrupa’yı Orta Asya’ya bağlayacağı da değinildi. 2022 yılından bu yana bu hat üzerindeki ticari yükün dört katına çıktığı ve 2030 yılına kadar bu rakamın katlanarak artacağı öngörülüyor. Brüksel, stratejik bağımlılıklarını azaltmak için Türkiye merkezli bu koridorlara hayati önem atfediyor.
İLK KEZ ASKERİ KAPASİTEYE DEĞİNİLDİ
AB, Türkiye’yi ilk kez bu kadar net “askeri kapasite” üzerinden tanımlıyor.
Tam açıklaması şu şekilde:
"Avrupa ve Orta Doğu’daki değişen jeopolitik dengeler ışığında Türkiye’ye ihtiyacımız var. Türkiye, Avrupa Birliği’nin en büyük beşinci ticaret ortağıdır ve ticaret hacmi Mercosur ya da Hindistan ile olan ticaretin iki katına ulaşmaktadır.
Avrupa ile Asya arasındaki ticaret yolları açısından stratejik bir konuma sahiptir. Ayrıca Karadeniz bölgesinde oluşacak yeni güvenlik ortamı dikkate alındığında, Ukrayna’da sağlanabilecek bir barış anlaşmasında Türkiye’ye, NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip bir ülke olarak ihtiyaç duyulacaktır.
Kısa süre önce Ankara’ya gerçekleştirdiğim ziyarette ticaret engellerinin azaltılması üzerine çalışılması konusunda mutabık kaldık. Ancak Türkiye’nin de hem bize hem de Kıbrıs’a yönelik adımlar atmasını bekliyoruz."
VİZE SERBESTİSİ İÇİN KALAN 6 KRİTER
Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor tarafından 2025 Mayıs ayında yayımlanan ve 2023 - 2025 içindeki Türkiye ve AB çerçevesindeki gelişmeler ışığında hazırlanan Türkiye raporunda, vize serbestisi için gerekli 72 kriterin son kalan 6 maddesinin tamamlanması halinde sürecinin yeniden başlayabileceği duyurmuştu.
Söz konusu 72 kriter ise "belge güvenliği", "göç yönetimi", "kamu düzeni ve güvenliği", "temel haklar" ve "düzensiz göçmenlerin geri kabulü" olmak üzere beş tematik grupta toplandı.
Türkiye, Schengen ülkelerine yönelik vize muafiyetini elde etmek için karşılaması gereken 72 kriterden 66'sını yerine getirmiş olsa da son 6 kriter konusunda uzun zamandır bir çıkmaz yaşanıyor.
Vize serbestisi için kalan 6 kriter ise şöyle:
- Terörle mücadele yasasında değişiklik,
- AB Polis Örgütü Europol ile operasyonel işbirliği anlaşması,
- Avrupa Konseyi bünyesindeki Yolsuzluğa Karşı Devletler Grubu'nun (GRECO) yolsuzlukla mücadele alanındaki önerilerinin uygulanması.
- Suç bağlantılı konularda tüm AB üyeleriyle iş birliğine gidilmesi.
- Türkiye üzerinden kural dışı şekilde AB ülkelerine geçiş yapan kişilerin geri alınmasına ilişkin Geri Kabul Anlaşması'nın (GKA) tüm unsurlarıyla uygulanması.
- Kişisel verilere yönelik yasal düzenlemelerin Avrupa standartlarıyla uyumlu hale getirilmesi.
Vize serbestisi konusunda Türkiye'nin gerekli kriterlerin karşılanması yönünde hiçbir ilerleme kaydetmemiş olmasına değinilen raporda, "AP, tüm AB Üye devletlerine karşı ayrımcı olmayan bir şekilde, açık bir şekilde bekleyen altı kriteri tam olarak yerine getirir getirmez vize serbestisi sürecini başlatma isteğini yineler," ifadeleri kullanıldı.
AP'nin "Türk vatandaşlarının, talepteki belirgin artış ve sistemin kötüye kullanılması korkusu nedeniyle vize taleplerinde sorunlarla karşılaşmasından üzüntü duyulduğu" yinelendi.
AVRUPA ÇİN, TÜRKİYE'NİN ETKİSİ ALTINA GİRMESİN
Öte yandan Hamburg'ta Die Zeit gazetesinin 80. yıl etkinliğinde konuşan von der Leyen, AB’nin genişlemesini desteklediğini vurgulayarak, "Avrupa kıtasını tamamlamayı başarmalıyız ki Rus, Türk veya Çin etkisine girmesin. Daha büyük ve jeopolitik düşünmeliyiz.” dedi.
AB’nin kendi güvenliğini ve ekonomik gücünü yeniden inşa etmesi gerektiğini vurgulayan von der Leyen, “Kendimizi tamamen yeniden konumlandırmalıyız. Daha bağımsız olmalıyız.” ifadelerini kullandı.
