Şam ile terör örgütü YPG arasında 'ateşkes ve kademeli entegrasyonu öngören' yeni mutabakat!
Suriye devlet televizyonu, Şam yönetimi ile terör örgütü YPG arasında, ateşkes ve kademeli entegrasyonu öngören yeni bir mutabakata varıldığını duyurdu.
Suriye devlet televizyonu, hükümet kaynaklarına dayandırarak Şam yönetimi ile YPG'nin, ateşkes ve askeri idari yapıların kademeli entegrasyonunu öngören kapsamlı bir mutabakata vardığını duyurdu. Mutabakatın, Suriye güçleri ile YPG unsurları arasında ateşkes sağlanması, iki tarafın askeri ve idari güçlerinin kademeli entegrasyonunu içerdiği belirtildi.
HASEKE VE KAMIŞLI ŞEHİR MERKEZLERİNE GİRİLECEK
Bu kapsamda "temas hatlarından askeri güçlerin çekilmesi ve istikrarın güçlendirilmesi amacıyla Suriye İçişleri Bakanlığına bağlı güvenlik güçlerinin, Haseke ve Kamışlı şehir merkezlerine girmesi konusunda" anlaşmaya varıldığı ifade edildi.
YPG'YE BAĞLI 3 TUGAYI İÇEREN ASKERİ TÜMEN OLUŞTURULACAK
Anlaşmada ayrıca, "bölgedeki güvenlik güçlerinin entegrasyon sürecinin başlatılması, YPG'ye bağlı üç tugayı içeren bir askeri tümen oluşturulması, Aynularab güçlerine bağlı bir tugayın Halep vilayetine bağlı bir tümen bünyesinde teşkil edilmesinin yer aldığı" kaydedildi.
Bunun yanı sıra anlaşmanın, YPG'nin işgali altındaki bölgelerdeki sözde özerk yönetim kurumlarının Suriye devlet kurumlarıyla birleştirilmesi ve sivil çalışanların kadrolarının korunmasını da kapsadığı aktarıldı.
Suriye'deki Kürt toplumunun medeni ve eğitim haklarının düzenlenmesi ile yerinden edilenlerin bölgelerine dönüşünün güvence altına alınması konusunda da tarafların uzlaştığı bildirildi.
Anlaşmanın, Suriye topraklarının birliğini sağlamayı, hukukun uygulanmasını ve ilgili taraflar arasında işbirliğini güçlendirerek bölgede tam entegrasyonu gerçekleştirmeyi ve ülkenin yeniden inşası için çabaları birleştirmeyi hedeflediği belirtildi.
ABD: BU ANLAŞMA, SURİYE İÇİN TARİHİ BİR DÖNÜM NOKTASI
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, terör örgütü YPG ile Şam yönetimi arasında varılan ateşkes ve entegrasyon anlaşmasına ilişkin açıklama yaptı. Barrack, "Bugün Suriye hükümeti ile YPG arasında açıklanan kapsamlı anlaşma, Suriye'nin ulusal uzlaşma, birlik ve kalıcı istikrar yolculuğunda derin ve tarihi bir dönüm noktasını temsil ediyor. Önceki çerçeveler ve gerilimi azaltma yönündeki son çabalar üzerine inşa edilen bu dikkatle müzakere edilmiş adım, kapsayıcılık, karşılıklı saygı ve tüm Suriye topluluklarının ortak onuru konusunda paylaşılan bir bağlılığı yansıtıyor" dedi.
Barrack, Suriye hükümeti açısından anlaşmanın gerçek bir ulusal ortaklık ve kapsayıcı bir yönetime olan bağlılığı gösterdiğini belirterek, "Anlaşma, güvenlik ve idari yapıların aşamalı olarak birleşik devlet kurumlarına entegrasyonunu kolaylaştırırken, Suriye'nin gücünün, çeşitliliği benimsemek ve tüm halklarının meşru beklentilerini karşılamaktan doğduğunu teyit ediyor. Bu yaklaşım yalnızca ülke genelinde egemenliği pekiştirmekle kalmıyor, aynı zamanda uluslararası topluma açıklık ve adalet mesajı da veriyor. Kürt halkı için ise aşırıcılığa karşı Suriye'yi savunmada ve savunmasız nüfusları korumada oynadıkları olağanüstü rol ve gösterdikleri kararlılık dikkate alındığında, bu an özel bir önem taşıyor" ifadelerini kullandı.
"EŞİTLİK VE AİDİYET YÖNÜNDE DÖNÜŞTÜRÜCÜ BİR ADIM TEŞKİL EDİYOR"
Devlet Başkanlığı Kararnamesi No. 13'ün yakın zamanda uygulanması gerektiği vurgusunu yapan Barrack, "Geçmişte dışlanmalardan etkilenen kişilere tam Suriye vatandaşlığını geri veren, Kürtçeyi Arapça ile birlikte ulusal dil olarak tanıyan, ilgili alanlarda Kürtçe öğretimini mümkün kılan ve ayrımcılığa karşı korumaları güvence altına alan 13 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin yakın zamanda yürürlüğe girmesi, eşitlik ve aidiyet yolunda dönüştürücü bir adımdır. Bu önlemler, uzun süredir devam eden adaletsizlikleri düzeltmekte, Kürtlerin Suriye ulusu içindeki ayrılmaz yerini teyit etmekte ve onların güvenli, refah içinde ve kapsayıcı bir geleceğin şekillendirilmesine tam katılımlarının önünü açmaktadır" şeklinde konuştu.
"KALICI BARIŞIN SAĞLANMASININ YOLUNU AÇIYOR"
Her iki tarafın da cesur adımlar attığını kaydeden Barrack, "Suriye hükümeti anlamlı kapsayıcılık ve haklar sunarken, Kürt toplulukları katkılarını onurlandıran ve ortak faydayı ilerleten birleşik bir çerçeveyi benimsedi. Bu gelişmeler bir araya gelerek kurumların yeniden inşası, güvenin yeniden tesis edilmesi, yeniden yapılanma için gerekli yatırımların çekilmesi ve tüm Suriyeliler için kalıcı barışın sağlanması için zemin hazırlamaktadır. Diyalog ve saygı yoluyla sağlanan birlik sayesinde Suriye, bölgede ve ötesinde istikrar ve umudun simgesi olarak hak ettiği yeri geri almaya hazırdır" açıklamasını yaptı.
NE OLMUŞTU?
Suriye ordusunun, 16 Ocak'ta terör örgütü YPG'ye karşı Fırat Nehri'nin batısındaki bölgelerde başlattığı operasyon daha sonra nehrin doğusunda aşiretlerin de katılımıyla genişlemiş, örgüt işgalindeki toprakların büyük bölümü Suriye yönetiminin kontrolüne girmişti.
Şam yönetimi ile YPG arasında 18 Ocak'ta varılan Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması, örgütün Fırat Nehri'nin doğusundaki Rakka ve Deyrizor illerinden tümüyle çekilmesi, Haseke'deki kamu kurumlarının devlete devredilmesi, tüm sınır kapıları ve enerji kaynaklarının merkezi otoritenin elinde olması ile YPG unsurlarının bireysel olarak güvenlik güçlerine entegrasyonu gibi hükümler içeriyor.
YPG'nin anlaşmaya uymaya yanaşmaması üzerine 19 Ocak'ta çatışmalar yeniden başlamıştı. Suriye yönetimi, 20 Ocak'ta yaptığı açıklamada, entegrasyon için terör örgütü YPG'ye 4 günlük süre tanıdığını ve ateşkes ilan ettiğini duyurmuştu.
Bu ateşkes 24 Ocak'ta 15 günlüğüne uzatılmıştı.
