Tahran’dan Türkiye’ye sınır güvencesi! İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü açıkladı
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta başlattığı hava operasyonlarıyla fitili ateşlenen İran savaşı 17'inci gününe girerken İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi İhlas Haber Ajansı’na verdiği özel mülakatta bölgedeki füze trafiğinden sivil kayıplara kadar pek çok kritik başlığa değindi. Bölge başkentlerine net mesajlar gönderen Bekayi komşu ülkelerle yaşanan füze krizi iddialarını yalanlayarak İran’ın harekat planında sadece ABD üslerinin yer aldığını ileri sürdü.
- İran, Türkiye ve Azerbaycan'a füze fırlatıldığı iddialarını yalanlayarak, sadece İran'a yönelik saldırılarda kullanılan ABD askeri üslerini hedef aldığını ve bunun bir meşru müdafaa hakkı olduğunu vurguladı.
- Bekayi, bölge ülkeleri arasına nifak sokmak isteyen aktörlerin "sahte bayrak" operasyonları yapabileceği konusunda uyararak, İsrail'i bu tür yöntemleri kullanmakla suçladı.
- İran, ABD ve İsrail'in saldırılarında sivil hedeflerin, özellikle okulların vurulduğunu, 175 çocuğun katledildiğini ve bunun bir "soykırım" olduğunu iddia etti.
- İran, Türkiye ile güçlü bağlara sahip olduğunu belirterek, ortak terör tehdidine karşı bölgesel ülkelerle (Türkiye ve Irak) birlik ve koordinasyon çağrısında bulundu.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, İhlas Haber Ajansı’na (İHA) verdiği özel mülakatta, bölgedeki füze trafiğine ve komşu ülkelerle ilişkilere dair kritik açıklamalarda bulundu.
"SAHTE BAYRAK OPERASYONLARINA DİKKAT"
Bekayi, bölge ülkeleri arasına nifak sokmak isteyen aktörlerin "sahte bayrak" (false flag) operasyonları yapabileceği uyarısında bulundu:
"Bazı kötü niyetli aktörlerin İran ile komşu ülkeler arasında anlaşmazlık oluşturmak için bu tür operasyonlar yapma ihtimali ciddidir. İsrail'in geçmişte ülkeleri birbirine düşürmek için bu yöntemleri kullandığına dair çok sayıda örnek mevcuttur. Türkiye’nin tüm onurlu insanlarının şu noktayı dikkate alması gerekir. Biz mübarek Ramazan ayının 10. gününde, halkımız oruç tutarken ABD ve siyonist rejimin saldırısına uğradık. Aynı anda üst düzey yetkililerimiz de hedef alındı ki bu bir terör eylemidir."
"MİNAB'DA ÇOCUKLAR HEDEF ALINDI, BU BİR SOYKIRIMDIR"
Sözcü Bekayi, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarında sivil hedeflerin, özellikle de okulların vurulduğunu açıkladı. Hürmüzgan eyaletindeki bir kız ilkokuluna iki Tomahawk füzesi atıldığını söyleyen Bekayi, "En az 175 İranlı çocuk katledildi. Bir ülkenin çocuklarını hedef almak soykırımdan başka bir şey değildir. İran genelinde 120 okul tamamen yok edildi veya ağır hasar aldı" dedi.
TAHRAN’DAN TÜRKİYE’YE SINIR GÜVENCESİ!
Türkiye ile olan sınır hattının bölgedeki en güvenli yerlerden biri olduğunu vurgulayan Bekayi, bölge ülkelerine birlik çağrısı yaptı:
"Bu savaş yalnızca İran'a karşı değil, ortak kimliğimize ve dinimize karşı yürütülüyor. İran, Türkiye ve Irak olarak ortak terör tehdidine karşı koordineli olmalıyız. ABD ve siyonist rejimin bu durumdan faydalanarak bölgemizi istikrarsızlaştırmasına izin vermemeliyiz. İran ile Türkiye arasındaki ortak sınır hattı, iki ülke arasındaki en güvenli bölgelerden biridir. Türkiye ile aramızdaki dini, tarihi ve kültürel bağlar ile yakınlık duygusu son derece açıktır. İranlıların iki ülke arasında karşılıklı olarak gidip gelmesi bile İranlılarla Türkler arasındaki güçlü bağları ve ortak duyguları açıkça göstermektedir"
"TÜRKİYE VE AZERBAYCAN’A FÜZE ATILDIĞI İDDİASI YALAN"
Türkiye ve Azerbaycan’da engellenen füzelere değinen Bekayi, "İran’dan Türkiye’ye veya Azerbaycan’a füze fırlatıldığı yönündeki iddialar yalan. İran silahlı kuvvetleri hedef seçerken son derece hassastır. Biz İran’a saldırmak için kullanılan ABD’nin askeri üslerini ve varlıklarını hedef alıyoruz. Bu Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51’inci maddesine göre İran’ın kendini savunma konusundaki doğal hakkıdır" dedi.
"İRAN’IN TÜRKİYE’YE SALDIRMAK GİBİ BİR NİYETİ YOK"
Bekayi, Türkiye’ye doğru İran’dan mühimmat fırlatıldığı iddialarının inceleneceğini söyledi:
"Tekrar söylüyorum, biz hiçbir komşu ülkeye saldırmayız. Savunma eylemlerimiz yalnızca İran’a yönelik askeri saldırının kaynağına ve başlangıç noktalarına odaklanmaktadır. İran’dan Türkiye’ye doğru fırlatıldığı iddia edilen mühimmatların da dikkatle inceleneceği açıklanmıştır. İran’ın Türkiye’ye karşı böyle bir operasyon gerçekleştirme niyeti hiçbir zaman olmadı ve yoktur."
Öte yandan Bekayi, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi ile de iyi ilişkilere sahip olduklarını belirterek, "Irak Kürt Bölgesel Yönetimi de sınırların güvensiz hale gelmesinin tüm bölgeye yayılacak bir istikrarsızlığa yol açacağını çok iyi bilmektedir. Irak devleti de İran ve Türkiye ile ortak sınırların güvensiz hale gelmesinin doğuracağı risklerin farkındadır. Bu nedenle İran, Irak, Türkiye ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin koordinasyonuyla ABD ve siyonist rejimin bu durumdan faydalanarak bu üç ülkenin komşu bölgelerini istikrarsızlaştırmasına izin verilmeyeceğine inanıyoruz" şeklinde görüşlerini aktardı.
"ABD, İRAN İHA’LARINI KOPYALADI"
ABD’nin İran yapımı insansız hava araçlarını kopyaladığını da belirten Bekayi sözlerini şöyle sürdürdü:
"İran İHA’larının etkili olduğunu düşündükleri için bu araçları kopyaladıklarını kendileri de söylediler. Hatırlarsanız ABD resmi kaynakları, İran yapımı çok sayıda Shahed İHA’sını kopyaladıklarını açıkladı"
ABD kaynaklarında yer alan "İran’ın Kaliforniya’ya İHA gönderebileceği" iddialarına da değinen Bekayi, "Ayrıca şunu da dikkate alın. Sanırım 3 gün önce ABD kaynakları oldukça gülünç ama aynı zamanda tehlikeli olabilecek bir haber yayımladı ve İran’ın Kaliforniya’ya, yani ABD’nin batı kıyılarına İHA gönderebileceğinden endişe ettiklerini söyledi. Biz de hemen tepki göstererek bunun bir sahte bayrak operasyonunun hazırlığı olabileceğini ifade ettik çünkü herkes İran İHA’larının ABD’ye ulaşamayacağını bilir" şeklinde konuştu.
KÜLTÜREL MİRAS DA TEHLİKEDE
Saldırılarda İsfahan ve Tahran’daki tarihi sarayların ve camilerin de zarar gördüğünü belirten Bekayi, bu eserlerin tüm Müslümanların ortak mirası olduğunu hatırlatarak, karşı tarafın savaş kurallarını tamamen hiçe saydığını aktardı.
Ayrıca "Bu dayatılmış savaşın aynı zamanda fitne çıkarma, Müslümanlar arasında şüphe ve bölünme oluşturma amacı taşıdığı bir ortamda çok dikkatli olmalıyız. İran’a yönelik saldırılar, son yıllarda bölgede yaşanan gelişmelerin devamı olarak görülmelidir. Bu, bölgeye ve İslam ülkelerine karşı yürütülen politikalardan bağımsız bir olay değildir. Amaç bölgeyi ve bölge ülkelerini zayıflatmak, onları birbirinden ayırmak ve parçalamaktır" yorumunda bulundu.
