Yunan basınından dikkat çeken Rusya itirafı: Karadeniz’in komutası Türkiye’de olacak!
Yunan basını, Ukrayna savaşı sonrası Karadeniz’de oluşabilecek yeni askeri dengelerde Türkiye’nin kilit rol üstleneceğini yazdı. Kathimerini gazetesi, Montrö Sözleşmesi ve coğrafi gerçekler nedeniyle Karadeniz’de kurulması muhtemel bir deniz gücünün kaçınılmaz olarak Türkiye’nin komutası altına gireceğini vurguladı.
Yunanistan ile Rusya arasındaki ilişkiler Ukrayna savaşı nedeniyle en düşük seviyeye indi. Yunan basını, Karadeniz’de kurulması muhtemel askeri dengelerde Türkiye’nin belirleyici konumda olduğunu yazdı.
Kathimerini’de, Karadeniz’de kurulabilecek bir deniz gücünün "kaçınılmaz olarak Türkiye’nin komutası altına gireceği" değerlendirmesine yer verildi.
MOSKOVA İLE TEMAS YOK: "SOMUT İLETİŞİM KURULAMADI"
Yunanistan’ın Moskova Büyükelçiliği’nin resmi internet sitesinde yer alan son güncellemeler, iki ülke arasındaki ilişkilerin mevcut donukluk durumunu doğruluyor.
Üst düzey diplomatik temaslara yer verilmezken, Yunan tarafının Moskova’ya gönderdiği mesajların "herhangi bir somut temas için yeterli görülmediği" kaydedildi.
KREMLİN MESAFELİ: "ÖZEL BİR İLİŞKİ KURULMADI"
Yunanistan’ın Moskova Büyükelçisi Katerina Xagorari’nin, Aralık 2023’te Vladimir Putin’e güven mektubunu sunmasına rağmen, Kremlin ile "özel bir ilişki kuramadığı" aktarıldı. Ukrayna’daki savaşın bu durumu doğrudan etkilediği ifade edildi.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un ve Dışişleri Sözcüsü Maria Zakharova’nın savaş boyunca "son derece agresif çerçeveden hiç sapmadığını" dillendiren Yunan basını, mevcut statüko nedeniyle ilişkilerde bir yumuşama beklentisinin bulunmadığını yazdı.
MONTRÖ VE TÜRKİYE GERÇEĞİ
Yunan basınına göre Atina, Karadeniz’de daha görünür hamleler yapma arayışı taşısa da bu alanda hareket alanı sınırlı kaldı.
1936 Montrö Sözleşmesi’nin Karadeniz’de askeri hareket alanını sınırladığını hatırlatan Kathimerini, Karadeniz’de en uzun kıyı şeridine sahip NATO ülkesinin Türkiye olduğunu öne çıkardı. Tabloya göre, muhtemel bir deniz gücünün "Türkiye’nin komutası altına girmesinin kaçınılmaz olduğu" ifadeleri kullanıldı.
Kathimerini, şu ifadelere yer verdi:
"Karadeniz’de kurulacak güvenlik düzeni henüz netleşmiş değil. Savaşın sona ermesinden sonraki dönem, Yunanistan’ın alacağı kararları da etkileyecektir. Atina, Yunanistan’ın uzun süredir akrabalık bağları ve kültürel izleri bulunan bölgelerin Rusların eline geçmesi (Mariupol vb.) nedeniyle Ukrayna’nın yeniden inşasına katılmaya çalışacaktır. Güvenlik garantileri ve Avrupa devletlerinin muhtemel askeri katılımı da kendi önemine sahiptir. Yunanistan’ın Ukrayna topraklarında kurulacak bir kara gücüne katılma ihtimali ciddi değildir. Karadeniz’in özel statüsü olan 1936 Montrö Sözleşmesi ise Yunan deniz gücünün katılım ihtimalini uzaklaştırmaktadır. Bu koşullarda kurulabilecek bir deniz gücü, Türkiye’nin Karadeniz’deki en uzun kıyı şeridine sahip NATO üyesi ülke olması nedeniyle kaçınılmaz olarak Türkiye’nin komutası altında olacaktır."
YUNANİSTAN ÇABALADI, BM TEMASI AÇILDI AMA
Karadeniz'de umduğunu bulamayam Yunanistan’ın BM Güvenlik Konseyi’nde geçici üye olmasıyla Moskova ile bazı kanalların açıldığı öne sürüldü. New York’taki temaslara rağmen görüşmeler somut bir sonuç vermedi.
ATİNA ÇIKMAZI KABUL ETTİ: BU AÇIKLAMALAR İMKANSIZ
Haberde, Atina’nın Ukrayna’nın toprak bütünlüğü konusundaki tutumundan geri adım atamayacağı açıkça yer aldı. Moskova’nın, Yunanistan’dan kamuoyuna açık bazı açıklamalar talep ettiği, ancak bunların "Yunanistan için imkansız olduğu" ifadeleri kullanıldı.
"UKRAYNA’YA ASKER YOK"
İddialara göre Yunan hükümeti, Ukrayna topraklarında kurulabilecek bir kara gücüne katılmayı gündemine almıyor.
