"Fatma Nur Çelik'in davasına MEB dahil olmadı" iddiası! Söylentiler asılsız çıktı
İstanbul Çekmeköy’de öğretmen Fatma Nur Çelik’in öldürülmesine ilişkin davada “MEB müdahil olmadı” iddiaları gündem oldu. Türkiye Gazetesi eğitim editörü Mahmut Özay, bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını açıkladı.
- İstanbul Çekmeköy'deki Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde 11. sınıf öğrencisi F.S.B. (17), öğretmen Fatma Nur Çelik'i bıçaklayarak öldürdü.
- Öğrenci F.S.B. tutuklandı.
- Sosyal medyada MEB'in davaya müdahil olmadığı yönünde iddialar yer aldı.
- Türkiye gazetesi eğitim editörü Mahmut Özay, bu iddiaların asılsız olduğunu belirtti.
- MEB'in, 2 Mart 2026'da gerçekleşen saldırı sonrası açılan davaya katılma talebinde bulunduğu aktarıldı.
- MEB'in başvurusunda, olayın eğitim hakkına, okul güvenliğine ve kamu düzenine yönelik ciddi bir saldırı niteliği taşıdığı vurgulandı.
- MEB'in katılma talebinin yargı makamlarınca değerlendirme sürecinin devam ettiği bildirildi.
İstanbul Çekmeköy'de bulunan Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde 11'inci sınıf öğrencisi F.S.B. (17), 44 yaşındaki öğretmenler Fatma Nur Çelik'i bıçaklayarak öldürmüştü.
Polis ekipleri tarafından gözaltına alınan F.S.B. sevk edildiği adliyede çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanmıştı.
Son günlerde ise sosyal medyada “Millî Eğitim Bakanlığı, katledilen öğretmen Fatma Nur Çelik’in duruşmasına müdahil olmadı” iddiaları dolaşıyor. Türkiye gazetesi eğitim editörü Mahmut Özay, MEB'in sürece müdahil olmadığı yönündeki iddiaların asılsız olduğunu belirtti.
Fatma Nur öğretmenin katili hakim karşısında! Mahkemeye çocukların talebi damga vurdu
MEB KATILMA TALEBİNDE BULUNDU
Sosyal medya hesabından paylaşım yapan ve kamuoyunun yanlış bilgilendirildiğini ifade eden Özay, resmi başvuruya ilişkin detayları da aktardı.
Özay’ın verdiği bilgilere göre; öğretmen Fatma Nur Çelik’in 2 Mart 2026’da uğradığı saldırı sonucu hayatını kaybetmesi sonrası açılan davaya Millî Eğitim Bakanlığı katılma talebinde bulundu.
Bakanlığın başvurusunda, olayın yalnızca bireysel bir suç olmadığı; eğitim hakkına, okul güvenliğine ve kamu düzenine yönelik ciddi bir saldırı niteliği taşıdığına dikkat çekildi. Ayrıca MEB’in, suçtan doğrudan etkilenen taraflardan biri olarak davaya dahil olma iradesini mahkemeye ilettiği ifade edildi.
Paylaşımda, söz konusu talebin yargı makamları tarafından değerlendirme sürecinin devam ettiği, bu nedenle bakanlık yetkililerinin ilerleyen duruşmalarda davaya katılmasının beklendiği de belirtildi.
