Ramazan yaklaşırken gözler bir taraftan aylardır Türkiye’nin gündemini meşgul eden gıda fiyatlarında... Bahar gelmesine rağmen, bazı ürünlerin fiyatlarında yüksek seyir devam ediyor. Konunun takipçisi olan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, ramazanda tüketicilerin gıda ürünlerine daha fazla ihtimam gösterdiğine işaret ederek “Bunu bildiğimizden dolayı denetimlerimizi artırdık. Mutfaklardaki enflasyonu en minimumda tutacak şekilde vatandaşlara ulaştırmanın gayreti içindeyiz. Birçok üründe ucuzlamaları göreceğiz. Patatesinden soğanına, sebzesinden meyvesine kadar, ramazan inşallah bereketle geliyor. Hızlı şekilde ucuzlamayı, yaz döneminde de daha fazla ucuzlamayı hep beraber görüyor olacağız” dedi. Ayrıca önümüzdeki aylarda kapsamlı bir Tarım Şûrası’na hazırlandıklarını belirten Bakan Pakdemirli “Her konuyu A’dan Z’ye tüm paydaşlarla paylaşacağız. Sonbahara, eylül ayına yetiştirebiliriz diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.

‘MALİYETLER DÜŞMELİ’
Ziraat Odaları Birliği Başkanı Şemsi Bayraktar, üreticilerin maliyetlerinin aşağı düşürülmesini talep ettiklerini belirterek, şöyle devam etti: Ucuzluk istiyorsak, üreticinin girdi maliyetini aşağı çekmemiz lazım. Kurla birlikte mazot, gübre, ilaç ve tohum gibi girdiler de yukarı fırladı. Kur yüzde 25 aşağı düşmesine rağmen; bizim girdi fiyatlarımız gerilemedi. Pazarlama ve finansman sıkıntılarımız var, sosyal güvenlik primlerimiz yüksek. Prim gün sayısının 15’e düşürülmesi suretiyle, ödenecek prim miktarını aşağı çekmemiz lazım. Artan maliyetler ve gübre kullanımının yeterli olmaması sebebiyle buğday rekoltesi de olumsuz etkilenecek. Yem fiyatlarındaki artışın etkisiyle de, et üretiminde problem yaşanıyor.

FİYATLARDA NELER OLUYOR?
Ramazana sayılı günler kala market fiyatlarına bakıldığında; geçen ay sonuna kıyasla 6 üründe fiyat değişimi görülmedi, 11 ürünün fiyatı azaldı, 23 üründe ise fiyat artışı yaşandı.

ARTANLAR
Limon: Yüzde 50
Havuç: Yüzde 50
Patates: Yüzde 42
Soğan: Yüzde 28
Domates: Yüzde 22
Kırmızı et: Yüzde 18

DÜŞENLER
Sivri biber: Yüzde 48
Yeşil soğan: Yüzde 35
Patlıcan: Yüzde 20
Salatalık: Yüzde 19
Ispanak: Yüzde 16
Kabak: Yüzde 15

ÜRETİCİ-MARKET MAKASI YÜZDE 300'E DAYANDI
Ramazan öncesinde üretici ve market fiyatları arasındaki fark da dikkat çekici boyutlara ulaştı. En fazla fark, yüzde 300 ile kuru incirde... Makas kuru kayısıda yüzde 289, yeşil mercimekte yüzde 282, nohutta yüzde 274, sütte yüzde 264, kırmızı mercimekte yüzde 255... Ziraat Odaları Birliği Başkanı Şemsi Bayraktar “Üreticide 15 liradan satılan kuru incir markette 59 lira, 10 lira olan kuru kayısı 38 lira, 2 lira 40 kuruş olan yeşil mercimek 9 lira, 3,2 lira olan nohut 11,8 lira, 1,5 lira olan süt 5 lira 50 kuruşa, 2 lira olan kırmızı mercimek 7,5 liraya satılıyor. Halkımızın ramazanda makul fiyatlardan ürün tüketebilmesi için en azından çok tüketilen ürünlerde üretici-market fiyatlarına dikkat edilmesi, bunun takibinin yapılması gerekiyor. Beklentimiz, bütün kesimlerin sorumlu davranması, artan talebin suistimal edilmemesidir. Üretici ve esnaf, ramazanın anlam ve önemine yakışır şekilde hareket etmeli” dedi.

SÜTTE KAVGA BÜYÜK
Son dönemde fiyatı en çok artan ürünler arasında süt de bulunuyor. Ancak “sokak sütü” diye bilinen açık süt ve sanayi sütleri arasında bir çekişme yaşanıyor. Sokak sütlerinin Anadolu’da kilo fiyatı 2,5 TL, İstanbul’da ortalama 3,5 TL civarında... Pastorize sütlerde ise kilo fiyatları 4,5 ile 6 TL arasında değişiyor. Tüketici de fiyat avantajından dolayı son yıllarda sokak sütlerine yönelmiş durumda. Ulusal Süt Konseyi Başkan Vekili Muhittin Özder, sanayide işlenen sütlerle ilgili kara propaganda yürütüldüğünü iddia ederek “Sütün sanayiye aktarılma oranı düştü. Sokak sütü tüketimi arttı” dedi. Türkiye’de sütün yüzde 48’inin sanayiye gittiğini, bu oranın 5-6 sene önce yüzde 55’lerde olduğunu aktaran Özder “Sanayide üretilen sütlerin sağlıksız, zararlı hatta kanser sebebi olduğu yönünde kampanya var. Bu söylemler çok tehlikeli. Maalesef denetimsiz sokak sütü arttı. En sağlıksız süt, sokak sütüdür. Sanayiye giden süt ise, çok iyi denetleniyor” ifadelerini kullandı.

BUĞDAYDA ALARM!
Un Sanayicileri Federasyonu Başkanı Eren Günhan Ulusoy; Türkiye’de son 20 yılda buğday ekim alanlarında sürekli bir daralma eğilimi görüldüğünü, 2000’de 9,4 milyon hektar olan buğday ekim alanının, yüzde 23 azalarak 2018’de 7,3 milyon hektara düştüğünü söyledi. Ulusoy “Bu yıl yüzde 5 daha azalma bekleniyor. Buğday fiyatının sürekli kontrol edilmesi, ancak diğer yem bitkilerinde regülasyon olmaması, fiyatın buğday aleyhine gelişmesine sebep oluyor. Özellikle kıraç arazilerde arpa, diğer arazilerde mısır, pamuk gibi alternatif ürünlerin gelirinin daha yüksek olması, çiftçimizin buğday ekiminden kaçışını maalesef hızlandırıyor” dedi. Bu yıl yağışların iyi seyretmesi sayesinde geçen seneki gibi 20 milyon tonluk bir rekolte beklediklerini belirten Ulusoy, orta vadede ekim alanlarındaki azalışı sonlandırmak zorunda olduklarına vurgu yaptı.