Sonbaharın gelmesiyle birlikte sahiller boşalmaya başladı. Türkiye’de tatil algısı sadece yazdan ibaret olmasına rağmen; ülkemiz, sahip olduğu güzelliklerle dört mevsim fırsat sunuyor. Bu durum, yaralarını sarmak için çabalayan turizm sektörü açısından da bir avantaj. Ulusal İktisadi Düşünce Kuruluşu Başkanı Ömer Niziplioğlu; sadece yaz turizmi ile öne çıkan bir ülke olmaktan ziyade, eşsiz güzellikleriyle ve doğru bir planlama ile turizmin farklı alanlarında, dünyada önemli bir konum elde edilebileceğini söyledi. Niziplioğlu “Ülkemizin önemli bir kısmı yüksek dağlara sahip. Bunları yeterince planlayıp turizme açamıyoruz. Avusturya, millî gelirinin büyük bölümünü dağ turizminden ve ağırlıkla kayaktan sağlıyor. İsviçre ve İtalya da birçok yüksek dağı kayak turizme açarak önemli gelir elde ediyor. Yüksek dağı olmayan Hollanda ise, atık malzemelerden yapay dağ yapıp kayak merkezine dönüştürdü” dedi. Erzurum Palandöken’in kesintisiz 14 kilometrelik kayak pistiyle Avrupa’da üçüncü olmasına rağmen birkaç otelle hizmet verdiğine dikkat çeken Niziplioğlu “Aynı şekilde Kayseri Erciyes, Uludağ, Kartepe ve Kartalkaya gibi yerleri daha profesyonel bir kayak ve kış turizmi merkezine dönüştürmeliyiz. Kış turizmini sadece kayak olarak düşünmemeliyiz. Kayağın yanında konferans, toplantı ve seminer için de kullanabiliriz. Mesela Davos’un, İsviçre’ye katkısını göz önüne alın... Yaz için 25 milyon misafir ağırlıyorsak kış ve kar için de 15 milyon hedef koyarak planlama yapmalıyız ve bu misafirlerin milyarca dolar getireceğini unutmamalıyız” diye konuştu.

MEDENİYETLER MERKEZİ
Türkiye’nin neredeyse bütün insanlık tarihine ev sahipliği yaptığını hatırlatan Niziplioğlu “Başta Hititler, Frigler, Urartular olmak üzere onlarca medeniyet bu topraklarda yaşamıştır. Kültür turizmi dünyada önemli bir yere sahipken ve ülkemiz bu konuda çok şanslıyken bu şansı da yeterince iyi kullanamadığını görüyoruz. Daha çok önemsemeli. Mardin, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Hatay’ı kültür şehirleri ilan edip milyonlarca misafir beklemeliyiz” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin birçok semavi dinin geçiş güzergâhında yer aldığı için çok önemli eserlere sahip olduğunu da dile getiren Niziplioğlu, şöyle devam etti: Ayasofya, Efes, Kapadokya ve Göbeklitepe buradadır. Anadolu’nun ilk camii Habib-i Neccar, Antakya’dadır. Sultanahmet Camii, Bursa’daki Yeşil Cami gibi birçok eserimiz mevcuttur. Ayrıca kutsal emanetlerin büyük bölümü müzelerimizde sergilenmektedir. Milyonlarca turistin bu kutsal mekânlara gelmesini sağlamalıyız. Sadece inanç turizmiyle şu anki turist sayımızı ikiye katlayıp rekor kırabiliriz. Termal su bölgelerini de turizm bölgesi ilan edebiliriz. Yalova, Manisa, Kütahya, Denizli, Bursa ve Bolu termal merkezi olabilir. Bu şehirlerde işsizliği de önemli ölçüde bitirebiliriz. Bunun için en güzel örnek Afyon’dur. Baharda da yaylalara daha fazla önem gösterilebilir. Sörf, yelken, dağcılık, kayak, rafting, yamaç paraşütü, dalgıçlık ve kampçılık... Bütün bu aktiviteleri çoğaltmalıyız.

İngilizler turizme can suyu olacak İngilizler turizme can suyu olacak İngiltere’nin seyahat listesinde Türkiye’nin kırmızı listeden çıkarılması ile sektör temsilcileri, ekim ve kasım ayının ortasına kadar hareketlilik bekliyor.