Bütün hatlar Anadolu’ya çıkıyor! Küresel enerji krizinde rota Türkiye
ABD-İran gerilimiyle Hürmüz Boğazı’nın kapanması küresel enerji koridorlarını sarsarken, dünya “en kısa yol” yerine “en güvenli yol” arayışına girdi. Enerji Uzmanı Altuğ Karataş, krizle birlikte şekillenen yeni enerji düzeninde Türkiye’nin 4 dev projeyle dünyanın enerji merkezi hâline geldiğini söyledi.
- Petrol fiyatlarındaki yükseliş, enerji faturalarını aşarak gübreden ulaşıma, petro-kimyadan gıdaya kadar maliyet artışına yol açmıştır.
- Enerji arzını yüksek riskli bölgelere bağımlı sürdürmek istemeyen ülkeler, enerji ticaretinde 'en güvenli yol' arayışına yönelmiştir.
- Türkiye, Anadolu üzerinden Avrupa'ya entegre edilecek 4 kritik uluslararası projeyle enerji alanında 'oyun kurucu' konumuna gelmektedir.
- Bu projeler arasında yıllık 10 milyar metreküplük Türkmenistan gazı için Hazar Geçişli bir koridor, Basra-Kerkük-Ceyhan petrol koridoru, Katar doğalgazının Türkiye üzerinden taşınması ve Arap Gaz Hattı'nın entegrasyonu yer almaktadır.
- Türkiye, Avrupa-Asya-Afrika üçgeninin merkezindeki konumuyla bir enerji hub'ı haline gelerek bölgeye daha güvenli bir enerji sistemi oluşturacaktır.
YILMAZ BİLGEN - ABD, İsrail ve İran hattındaki savaşın Hürmüz Boğazı’nı kapatması, zaten hassas olan Asya ve Orta Doğu enerji nakil hatlarında küresel bir krizi tetikledi. Petrol fiyatları bir anda tırmanırken, bu durum enflasyonist baskı ve resesyon tehlikesini de beraberinde getirdi.
Enerji alanında uzman isimlerden Altuğ Karataş, yaşanan çatışmaların sadece askerî sonuçlar doğurmadığını, küresel ekonomi ve enerji sistematiğini kökten sarstığını, petrol fiyatlarındaki yükselişin enerji faturalarını aşarak gübreden ulaşıma, petro-kimyadan gıdaya kadar devasa bir maliyet artışına yol açtığını ifade etti. Orta Doğu’da artan güvensizlik ortamının küresel enerji mimarisini de yeniden şekillendirdiğine değinen Karataş, “Artık hiçbir ülke, enerji arzını yüksek riskli bölgelere bağımlı sürdürmek istemiyor. Hürmüz gibi askerî risklerin merkezine dönüşen noktalar yerine, enerji ticaretinde ‘en kısa yol’ ilkesi yerini ‘en güvenli yol’ arayışına bıraktı. Enerjinin birincil önceliği artık güvenliktir” dedi.
TÜRKİYE’Yİ “OYUN KURUCU” YAPACAK 4 KRİTİK PROJE
Türkiye’nin bu kriz ortamında hem jeopolitik hem de ekonomik bir fırsat penceresi yakaladığını dile getiren Karataş, Ankara’nın yürüttüğü etkin diplomasiye dikkat çekti. Türkiye’nin aynı anda Rusya, ABD, Körfez ülkeleri ve Avrupa ile temas kurabilen nadir aktörlerden biri olduğunu vurgulayan Karataş, bu “kazan-kazan” stratejisinin Mısır, Katar, Irak ve Türkmenistan gibi ülkelerin Türkiye ile iş birliği iştahını artırdığını söyledi.
Türkiye'ye yurt dışından 500 milyon dolarlık kaynak! İşte kullanılacağı alan
Yeni çözüm arayışlarının Türkiye’yi öne çıkardığını ifade eden Karataş, Anadolu üzerinden Avrupa’ya entegre edilecek 4 dev uluslararası projeyi şöyle sıraladı:
“İlk olarak yıllık 10 milyar metreküplük Türkmenistan gazı için Hazar Geçişli bir koridorun inşası söz konusu. Bu koridor TANAP bağlantısıyla Avrupa’ya erişim boyutu da taşıyor. İkinci hat ise günlük 1,5 milyon varil olan Basra-Kerkük-Ceyhan petrol koridoru. Türkiye’nin ana istasyon olduğu bu hat Körfez’e alternatif en güvenli petrol rotası olarak görünüyor. Üçüncü sırada yıllık 10 milyar metreküpten fazla potansiyeli olan Katar doğalgazının Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşınması var. Ve bir diğer önemli nakil projesi de 10 milyar metreküplük Arap Gaz Hattı’nın Türkiye üzerinden Avrupa’ya entegrasyonu. Türkiye gerçek manada oyun kurucu oluyor.”
Enerjinin artık sadece ticaret değil, bir “güç ve güvenlik” meselesi olduğunu belirten Karataş, Türkiye’nin bu yeni denklemdeki konumunu şu sözlerle özetledi:
“Türkiye, Avrupa-Asya-Afrika üçgeninin tam merkezindeki stratejik üstünlüğüyle yalnızca bir geçiş ülkesi değil, aynı zamanda bir enerji hub’ı hâline gelmektedir. Bu hatlar Türk ekonomisine milyarlarca dolar katkı sağlarken, bölge için de daha güvenli bir enerji sistemi oluşturacak. Türkiye bu yeni düzende oyunun kurallarını belirleyen ülkelerden biri olmaya adaydır.”
