Dünya diken üstünde! Savaşın muhtemel etkileri, endişeleri artırıyor
İran’ın vurulması, bölgeyi ve hatta tüm dünyayı ateşe attı. Piyasalardaki etkisi bugün görülebilecek olsa da tahminler değerli metallerde yukarı, hisselerde aşağı yönlü bir seyir olacağını gösteriyor. Öte yandan petrol ve LNG fiyatlarının hızlı yükselişinin zincirleme etkisiyle üretim maliyetinin ve dolayısıyla küresel enflasyonun artmasına sebep olabileceği değerlendiriliyor...
- ABD ile İran arasındaki çatışma, III. Dünya Savaşı riskini barındıran bir bölge savaşına dönüşme endişesi oluşturmaktadır.
- Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim, küresel petrol ve LNG ticaretini olumsuz etkileyerek dünya genelinde enflasyonist baskıyı artırmaktadır.
- Çatışma sonrası petrol fiyatları yükselmiş (80 dolara kadar), değerli metaller güvenli liman olarak değer kazanmış, küresel piyasalar risk altına girmiştir.
- Türkiye, artan enerji maliyetleri ve enflasyonist baskıyla karşı karşıya kalırken, enerji transit ülkesi olarak stratejik fırsatlar da barındırmaktadır.
- BM Güvenlik Konseyi acil toplanmış, diplomatik çabaların ve Hürmüz'deki sevkiyat akışının küresel piyasalar için belirleyici olacağı belirtilmiştir.
ABD ile İran arasında ‘anlaşma’ beklerken çıkan savaş, bütün dünyayı tehdit eden bir ateş topuna dönüştü. Dünyanın önemli enerji merkezlerinden olan İran’ın vurulması, İran’ın karşı hareket olarak ABD’nin üssü olan ülkelere füze atışları, durumun bir bölge savaşına dönüşmesi riskini, daha da kötüsü III. Dünya Savaşı riskini de barındırıyor.
Borsa İstanbul Pay Piyasası'nda emir/işlem oranı düşürüldü
Ekonomi tarafında ise yeni günde bütün piyasaların etkilenmesi, değerli metallerin ise yukarı seyrini sürdürmesi beklenirken, dünya ticaretinde de önemli bir risk oluşmuş durumda. BM Güvenlik Konseyinin acil toplantı kararı alması, Hürmüz Boğazı üzerinden enerji sevkiyatına ilişkin endişelerin artması ve bazı sevkiyatların askıya alındığına yönelik haber akışı, Orta Doğu’da jeopolitik risk algısını yükseltti.
Gelecek hafta ise yatırımcıların odağında, söz konusu askerî gerilimin enerji arzı, deniz taşımacılığı ve petrol fiyatları üzerindeki kalıcı etkilerinin yanı sıra tarafların diplomatik kanalı yeniden işler hâle getirip getiremeyeceğine ilişkin haber akışı bulunacak. Viyana’da yapılması planlanan teknik temaslara dair mesajlar ile Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyat akışına ilişkin gelişmelerin, küresel piyasalarda risk iştahı ve güvenli liman talebi açısından belirleyici olması bekleniyor. İran ve ABD arasındaki devam eden gerilim ve nükleer müzakerelerin yanı sıra Afganistan ve Pakistan arasında başlayan çatışmalar da risk algısını artıran bir diğer unsur olarak öne çıktı. Uluslararası yatırım bankası Barclays, petrolde 80 dolar seviyelerine işaret ediyor.
KÜRESEL ENFLASYON
Hürmüz Boğazı riski başlı başına büyük bir problem olarak ortaya çıktı. Bu durum deniz ticaretini yakından etkileyecek ve tüm piyasalarda enflasyonist baskı oluşturacak, ürüne ulaşmayı zorlaştıracak. Konuyu değerlendiren Uluslararası Deniz Hukuku ve Ticareti Uzmanı Selçuk Esenyel “Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin dörtte biri ve LNG ticaretinin beşte birinin geçtiği kritik bir enerji koridoru olarak küresel piyasaların kalbinde yer alıyor. Son gelişmeler, fiyatlar, navlun ve sigorta primlerinde hızlı artışa neden olurken, Türkiye hem maliyet baskısı hem de stratejik fırsatlarla karşı karşıya bulunuyor. Hürmüz’deki her gelişme, sadece maliyet ve risk oluşturmakla kalmıyor; Türkiye’nin stratejik konumu ve diplomatik ağırlığını da belirleyen bir denge unsuruna dönüşüyor” dedi. Boğazdan geçen 17 milyon varil petrol sebebiyle petrol fiyatlarının artmasının en hızlı görülebilecek sonuç olduğunu söyleyen Selçuk Esenyel “LNG fiyatları yükselir, tanker navlunları artar, savaş riski sigortası primleri yükselir. Türkiye’ye etkisi de elektrik üretimi ve petrol başta olmak üzere maliyetler artar, lojistik zincir etkilenir, enflasyonist baskı artar” görüşünü dile getirdi.
KÜRESEL PİYASAYA ETKİSİ
- Hürmüz’den geçen petrol hacmi: günlük yaklaşık 17 milyon varil (dünya ticaretinin %25’i)
- LNG hacmi: yaklaşık 30 milyon ton/yıl (küresel LNG ticaretinin %20’si)
KISA VADELİ ETKİLER:
- Petrol fiyatları artış gösterebilir
- LNG spot fiyatları yükselebilir
- Tanker navlunları artabilir
- Savaş riski sigortası primleri dramatik şekilde yükselir
TÜRKİYE’YE ETKİSİ
- Enerji ithalatının %40’ı doğalgaz ve LNG’den geliyor; Hürmüz’deki aksama, Türkiye’nin spot LNG alımlarını artırarak maliyetleri yükseltebilir
- Elektrik üretim maliyetlerinde 1-2 hafta içinde artış riski
- Sanayi girdi maliyetleri ve lojistik maliyetlerde zincirleme artış
- Enflasyon üzerinde kısa vadeli baskı
HÜRMÜZ’DE ‘U’ DÖNÜŞÜ ALARMI
Hürmüz Boğazı’nda gerilim arttı. İran basınında boğazın “fiilen kapatıldığı” iddia edilirken, resmî bir açıklama yapılmadı. Dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği boğazda ticari gemi trafiği sürerken bazı konteyner gemilerinin Umman Körfezi ve Hürmüz hattında U dönüşü yaptığı, bazı gemilerin ise Basra Körfezi’nde beklemeye geçtiği gözlendi.
HER AÇIDAN DAHA GÜÇLÜ OLMALIYIZ
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, dünyanın büyük çatışmalar içinde sıkışmış hâlde olduğunu belirterek “Hemen yanı başımızda komşumuz İran’ın bir sıcak çatışmanın içine sürüklendiği ve belki bütün bölgeyi kapsayabilecek riskleri barındıran bir süreçten geçiyoruz. Türkiye olarak bizim her açıdan çok daha güçlü olmamız lazım” dedi. Türkiye’yi özellikle enerjide dışa bağımlılıktan kurtarmak için büyük bir mücadele verdiklerini anlatan Bayraktar “Biz enerjide bağımsız olursak ekonomide bağımsız ve güçlü olacağız. Türkiye ekonomisi daha güçlü bir duruma geldiği zaman inşallah hepimizin kalkınması anlamında daha iyi olacak ve ülkemiz daha güçlü bir şekilde bu bölgelerin dünyada sözü geçen bir ülkesi hâline gelecek” ifadelerini kullandı.
TÜRKİYE İÇİN STRATEJİK FIRSAT BOYUTU DA VAR
Selçuk Esenyel’e göre, savaşın bu seviyede kalması hâlinde Türkiye için fırsat boyutu da bulunuyor. Buna göre Türkiye, enerji transit ülkesi ve alternatif koridor rolü sayesinde bölgesel enerji lojistiğinde görünürlüğünü artırabilir. Avrupa ve Asya’ya güvenli enerji ve ticaret akışı sağlamak diplomatik ve ekonomik ağırlığı güçlendirebilir ancak bu avantaj dahi kısa vadede maliyet baskısını gidermeye yetmeyebilir...
ALTININ YILDIZI DAHA DA PARLAK
Piyasaları endişelendiren beklenti, gerçeğe dönüştü, şimdi ateş konuşuluyor. Saldırıların ardından ilk etkilenen petrol fiyatları oldu. Petrolün varil fiyatı 73 doları buldu. İngiltere Merkezli Barclays, petrolde muhtemel arz kesintisinin boyutuna bağlı olarak petrol fiyatlarının 80 dolar seviyesine yükselebileceğini belirtiyor. Banka, günlük yaklaşık 1 milyon varillik bir arz kesintisinin, piyasada son dönemde öne çıkan “arz fazlası” anlatısını zayıflatabileceğini ve fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabileceğini kaydetti. Bundan sonrası için de Hürmüz Boğazı’na ilişkin gelişmeler dikkatle izlenecek. Güvenli liman altının onsu ise 5.200 dolar seviyesinde. Beklenti ise gelişmelere göre 5.500 dolar seviyesinin görülebileceği yönünde.
