Fiyatlar arttı ömür kısaldı! Tekstilden otomotive aynı tablo
Birkaç yıkamada formunu kaybeden kıyafetlerden kısa sürede bozulan elektronik ürünlere, çabuk deforme olan mobilyalardan ve yüksek maliyetli arızalar çıkaran beyaz eşyalara kadar... Fiyatlar hızla yükselirken ürün ömrünün kısalması “pahalı ama dayanıksız” eleştirilerine sebep oluyor.
- Tüketiciler, tekstilden elektroniğe, ev aletlerinden otomotive kadar birçok sektörde ürünlerin dayanıklılığının azaldığından ve ömrünün kısaldığından şikayetçi.
- Artan üretim maliyetleri, üreticileri daha ucuz hammadde ve ince malzeme kullanımına yönelterek ürün kalitesini düşürüyor.
- Sektörlerde "hızlı üretim ve hızlı tüketim" veya "planlı eskitme" modeli yaygınlaşıyor; ürünler uzun ömürlü kullanım yerine kısa sürede yenilenmek üzere tasarlanıyor.
- Küresel üretim zincirindeki değişimler, üretimin düşük maliyetli ülkelere kaydırılması ve kalite kontrol süreçlerinin kısalması da ürün kalitesini olumsuz etkiliyor.
- Ürün fiyatlarının ciddi şekilde artmasına rağmen kalitenin düşmesi, tüketici memnuniyetsizliğini artırıyor ve tamir yerine yenisini alma eğilimini güçlendiriyor.
KAAN ZENGİNLİ - Son yıllarda tüketicilerin en büyük şikâyetlerinden biri, satın alınan ürünlerin eskisine kıyasla daha kısa sürede yıpranması. Birkaç yıkamada formunu kaybeden tişörtler, kısa sürede tabanı açılan ayakkabılar bu şikâyetlerin başında gelirken, benzer tablo artık farklı sektörlerde de görülüyor.
Akıllı telefonlarda pil ömrünün hızla düşmesi, küçük ev aletlerinde kısa sürede arızaların artması, mobilyalarda birkaç kurulum sonrası gevşemeler yaşanması tüketicilerin ortak deneyimi hâline geldi. Üstelik tüm bu ürünlerde fiyatların ciddi şekilde artması, memnuniyetsizliği daha da büyütüyor. Sektör temsilcilerine göre bu durumun temelinde artan üretim maliyetleri yer alıyor.
Tekstilde pamuk, yün ve deri gibi ham maddelerin fiyatındaki yükseliş üreticileri daha düşük maliyetli alternatiflere yönlendirirken, benzer baskı elektronik, beyaz eşya ve otomotiv gibi sektörlerde de hissediliyor. Daha ince malzeme kullanımı, plastik aksamın artırılması ve modüler üretim teknikleri maliyetleri aşağı çekse de ürün ömrünü olumsuz etkileyebiliyor.
“AL-KULLAN-AT” MODELİ YAYILIYOR
Dönüşümün en belirleyici unsurlarından biri ise “hızlı üretim ve hızlı tüketim” modeli. Tekstilde “hızlı moda” olarak başlayan bu yaklaşım, bugün mobilyadan elektroniğe kadar birçok alanda etkisini gösteriyor. Artık ürünlerin uzun yıllar kullanılması yerine kısa sürede yenilenmesi hedefleniyor. Bu durum, üretim ve kalite kontrol süreçlerinin kısalmasına yol açıyor. Elektronik sektöründe sıklaşan model yenilemeleri, yazılım güncellemeleri sonrası cihaz performansının düşmesi ve “planlı eskitme” tartışmaları bu modelin en belirgin örnekleri arasında gösteriliyor. Küçük ev aletlerinde ise tamir yerine yenisini satın alma eğilimi giderek yaygınlaşıyor.
UCUZ ÜRETİM KALİTEYİ ETKİLİYOR
Küresel üretim zincirindeki değişim de kalite tartışmalarını derinleştiriyor. Birçok markanın üretimi daha düşük maliyetli ülkelere kaydırması, aynı ürün grubunda bile kalite farklılıklarının ortaya çıkmasına sebep olabiliyor. Tekstilde kumaşların yeterince dinlendirilmemesi ya da boya süreçlerinin kısaltılması nasıl deformasyonu artırıyorsa, beyaz eşyada daha ince sac kullanım benzer şekilde dayanıklılığı etkileyebiliyor. Mobilya sektöründe masif ahşap yerine suntalam ve MDF kullanımının yaygınlaşması, “hızlı mobilya” olarak adlandırılan yeni bir tüketim modelini doğurmuş durumda. Ürünler daha kısa sürede üretilip daha uygun fiyatlarla satılsa da uzun vadeli kullanımda dayanıklılık tartışmaları öne çıkıyor.
İstanbul’un üretim merkezlerinden Merter’de jean üretimi yapan bir markanın yöneticisi, artan maliyetlerin üretim tercihlerini değiştirdiğini belirterek, “Eskiden bir model yıllarca satılırdı. Şimdi ise hızlı üretim baskısı var, maliyetleri dengelemek için farklı ham maddelere yöneliyoruz” dedi.
Güngören’de faaliyet gösteren bir ayakkabı üreticisi ise sentetik malzeme kullanımının arttığını vurgulayarak, “Müşteri uygun fiyat istiyor ama kaliteli üretimin maliyeti çok yükseldi. Bu nedenle sektör genelinde daha hızlı ve daha ucuz üretim öne çıkıyor” diye konuştu.
Uzmanlara göre değişen tüketim alışkanlıkları da bu dönüşümü hızlandırıyor. Tüketiciler artık bir ürünü yıllarca kullanmak yerine daha sık yenilemeyi tercih ediyor. Bu durum yalnızca tekstil değil; elektronik, mobilya ve beyaz eşya gibi birçok sektörde üretim stratejilerini yeniden şekillendiriyor.
“ESKİLER SAĞLAMDI...”
Dayanıklılık tartışmaları otomotiv sektörüne de yansımış durumda. Araçlarda elektronik sistemlerin artması, maliyetleri düşürmek amacıyla plastik ve hafif malzeme kullanımının yaygınlaşması, uzun vadeli kullanımda soru işaretlerine sebep oluyor. Bu durum tüketiciler arasında “eskinin araçları daha sağlamdı” algısını güçlendiriyor. Benzer şekilde beyaz eşya sektöründe de enerji verimliliği ön planda tutulurken, daha ince malzeme kullanımı ve artan tamir maliyetleri dikkati çekiyor. Birçok tüketici arıza durumunda tamir yerine yeni ürün almayı tercih etmek zorunda kalıyor.
