İlk ihale 2027'de.... Deniz üstü rüzgara 15 milyar dolarlık yatırım
Türkiye, deniz üstü (offshore) rüzgar enerjisinde çalışmaları hızlandırdı. Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı İbrahim Erden, bu yıl hazırlıkların tamamlanarak ilk ihalenin 2027 yılının ilk çeyreğinde yapılacağını söyledi.
- Deniz üstü yatırımların birim maliyeti karasal projelere göre 2,5-3 kat daha yüksek olsa da, üretimde %30 ila %50 daha fazla enerji elde ediliyor.
- 2030-2035 arasında yıllık 1 gigavat kurulum hedefi için her yıl 2,5-3 milyar dolarlık yatırım ve toplamda 15 milyar dolar deniz üstü rüzgar santrali yatırımı öngörülüyor.
- Deniz üstü rüzgar enerjisi için Hatay'dan başlayıp Karadeniz üzerinden Trakya'ya kadar 19 bölge incelendi ve Kuzey Ege ile Marmara kıyıları öncelikli bölgeler olarak belirlendi.
- Sabit temelli türbinler için 50-60 metreyi geçmeyen deniz derinlikleri tercih ediliyor.
- Enerji yatırımları, stratejik bir güç alanı olarak görülüyor ve Türkiye'nin bu alanda geri kalmaması gerektiği vurgulanıyor.
Cemal Emre Kurt ANKARA -Deniz üstü yatırımların birim maliyetinin karasal projelere göre 2,5-3 kat daha yüksek olduğunu belirten Erden, “Ancak üretim tarafında yüzde 30 ila 50 daha fazla enerji elde ediliyor. Bir deniz üstü rüzgar projesinde ihale yapıldıktan sonra ilk türbinlerin sahaya gelmesi 4-5 yılı buluyor. 2030-2035 arasında yıllık 1 gigavat kurulum hedefi için her yıl 2,5-3 milyar dolarlık yatırım gerekli. Deniz üstü rüzgar santrallerine toplamda 15 milyar dolar yatırım yapılacak” dedi.
Hava yolları motor kapatıyor! Enerjide kusursuz fırtına
ERDEN: 19 BÖLGE İNCELENDİ, EGE VE MARMARA ÖNCELİKLİ
Offshore rüzgar enerjisinde ise hazırlık sürecinin hızlandığını dile getiren Erden, “Türkiye Avrupa’nın en büyük rüzgar sanayi üreticilerinden biri haline geldi. Son 3-4 yıldır bu konuda yoğun bir çalışma yürütülüyor. Bakanlığımızla birlikte tüm paydaşların dahil olduğu bir yol haritası oluşturuluyor. Hatay’dan başlayıp Karadeniz üzerinden Trakya’ya kadar toplam 19 bölgeyi analiz ettik. Bu süreçte çok sayıda kriterin dikkate alınıyor. Korunan alanlar, balık göç yolları, uluslararası deniz ulaşım koridorları, askeri güvenlik bölgeleri ve radar sistemleri gibi birçok başlık değerlendirildi. Sabit temelli türbinler için 50-60 metreyi geçmeyen deniz derinlikleri öncelikli. Kuzey Ege’den İzmir’e kadar olan hat ve Marmara kıyıları öne çıkıyor. Türkiye’de denizler hızlı derinleştiği için Marmara ve Ege daha avantajlı” diye konuştu.
ENERJİ STRATEJİK BİR GÜÇ ALANI
Enerji yatırımlarının jeopolitik yönüne de dikkat çeken Erden, “Komşu ülkeler de benzer adımlar atıyor. Bu süreci sadece enerji olarak okumak naif olur. Türkiye’nin bu alanda geri kalmaması gerekli. Enerji, aynı zamanda stratejik bir güç alanıdır” ifadelerini kullandı.
