Nafaka belirlemesinde yeni kriter! Yargıtay emsal karara imza attı
Yargıtay, boşanma davasında emsal bir karara imza attı. Erkeğin davasının reddedilip kadının davasının kabul edilmesiyle ortaya çıkan emsal kararı değerlendiren Yargıtay “Kira geliri ve mal varlığı, kadına nafakayı etkileyebilir” dedi.
- Yargıtay, bir boşanma davasında yerel mahkemenin kadın eş lehine verdiği yoksulluk nafakası kararını bozdu.
- Yoksulluk nafakası belirlenirken, eşin gelir getiren taşınmazlarından elde ettiği kira gelirinin miktarı araştırılacak.
- Taraflar arasındaki mal rejimi tasfiyesi davasının sonucu da nafaka kararında göz önünde bulundurulacak.
- Bu emsal karar, mal paylaşımından doğacak alacakların nafaka belirlemesinde doğrudan etkili olmasını sağlayarak hukuki hakkaniyeti güçlendirecek.
Sakarya’da bir boşanma davasında Yargıtay emsal bir karara imza attı. Aile Mahkemesi'nde görülen bir davada, erkek eşin açtığı boşanma davası reddedilirken, kadın eşin davası kabul edildi.
NAFAKA KARARI BOZULDU
Yerel mahkeme, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerekçesiyle kadın eş lehine maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakasına verilmesine karar verdi. Her iki taraf da avukatları aracılığıyla kararı temyiz etti. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi yerel mahkemenin hükmünü nafaka yönünden bozdu.
“KİRA GELİRİ MİKTARI ARAŞTIRILSIN”
Erkeğin emekli olduğu, buna karşılık kadının gelir getiren taşınmazlarının bulunduğuna dikkat çekilen kararda, kadının taşınmazlarından elde ettiği kira gelirinin miktarının araştırılması gerektiği ifade edildi.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kadına yoksulluk nafakası bağlanıp bağlanmayacağına karar verilirken, taşınmazlarından gelen kiranın ve taraflar arasındaki mal rejimi davası sonucunun da göz önünde bulundurulmasına hükmetti.
MAL REJİMİ DE ARTIK KİLİT NOKTA
Yargıtay’ın emsal niteliğindeki kararını değerlendiren Avukat Fatih Karamercan, yerleşik içtihatlarda gelir getirici taşınmazların nafaka hesabında dikkate alındığını ancak bu yeni kararla birlikte eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi davasının da artık nafaka belirlemesinde kilit bir rol oynayacağını vurguladı.
Karamercan, şunları söyledi:
Yargıtay, yalnızca taşınmaz gelirlerini değil, mal paylaşımı davasından elde edilmesi muhtemel kazancın da değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti. Buna göre, mal rejimi davasının sonucu ve buradan gelecek maddi imkanlar dikkate alınarak nafakanın tamamen kaldırılmasına, hiç hükmedilmemesine veya miktarının düşürülmesine karar verilebilecek.
Karamercan, 2002 yılında Medeni Kanun'da yapılan değişiklik sonrası eşlerin, diğer eşin edinilmiş mallarının yarısını talep etme hakkı kazandığını ve bunun yanında tazminat taleplerinin de gündeme geldiğini hatırlattı.
“ARTIK DOĞRUDAN ETKİLİ OLACAK”
Karamercan, "Örneğin Ahmet Bey ile Ayşe Hanım'ın boşanmasında, Ayşe Hanım'ın mal paylaşımından alacaklı çıkma ihtimali artık nafakanın belirlenmesinde doğrudan etkili olacak. Medeni Kanun'un yürürlüğe girmesinden 23 yıl sonra gelen bu karar, gecikmeli de olsa hukuki ve hakkaniyete uygun, son derece önemli bir içtihat niteliğindedir" diye konuştu.
