Piyasalar barışa zorluyor! Trump hafta sonu ‘şahin’, hafta içi ‘güvercin’
Hafta sonu İran’a operasyon sinyali; hafta içi ise diplomasi mesajları veren Trump’ın hamleleri piyasalarda tsunami etkisine sebep oluyor. İran’a yönelik muhtemel saldırıların 5 gün ertelenmesiyle nefes alan piyasalarda, altın ve gümüş, kayıplarını telafi etmeye çalışıyor.
- ABD'nin İran'ın enerji altyapısını vurma tehdidi ve İran'ın misilleme duyurusu sonrası altın, gümüş ve borsalar sert düşüş yaşamıştır.
- Altının ons fiyatı 4.500 dolardan 4.090 dolara kadar gerilerken, gram altın 6 bin lirayı görmüştür.
- Gümüş ise yüzde 10'a yakın düşüşle 61 dolara, gram gümüş de 90 lira seviyesine kadar gerilemiştir.
- ABD Başkanı Donald Trump'ın görüşmelerin olumlu geçtiğini ve saldırıların 5 gün ertelendiğini duyurmasıyla altın ve gümüş fiyatları yeniden yükselişe geçmiştir.
- Trump'ın açıklamalarıyla Brent petrol fiyatları dakikalar içinde 110 dolardan 92 dolara gerilemiş, 100 dolarda dengelenmiştir.
- Uzmanlar altında 4.400 dolar seviyesini kritik eşik olarak belirtirken, bu seviyenin kırılması durumunda 3.800 dolara kadar gerileme öngörmektedir.
- Altının her jeopolitik riskte yükselir algısının, petrol fiyatları üzerinden enflasyonu yukarı taşıma ihtimali ve merkez bankalarının faiz indirimlerini erteleme beklentisi nedeniyle kırıldığı belirtilmiştir.
- Yatırımcılara, riskin yüksek olduğu dönemde güvenli limanlara yönelimin defansif bir strateji olduğu, ancak riski iyi tanımak gerektiği ve alımların kademeli yapılması tavsiye edilmiştir.
ÖMER TEMÜR - Orta Doğu’daki savaş küresel piyasaları derinden etkiliyor. Hafta sonu ABD’nin İran’ın enerji altyapısını vurma tehdidi, buna karşılık İran’ın Körfez ülkelerinin tuzlu su arıtma sistemlerine misilleme yapacağını duyurması sonrası altın, gümüş ve borsalar haftanın ilk günü sert düşerken, piyasalar ateşkes umuduyla yeniden yükselişe geçti.
Altının ons fiyatı düşüş serisini 9. güne taşıyarak haftanın ilk gününde âdeta çakıldı. Ons altın 4.500 dolardan 4.090 dolara kadar gerilerken gram ise 6 bin lirayı gördü. Altın, geçen yılı ons başına 4.319,37 dolardan kapatmıştı. Gümüş ise yüzde 10’a yakın düşüşle 61 dolara kadar, gram gümüş de 90 lira seviyesine kadar geriledi. Düşüşten platin ve paladyum gibi değerli metaller de nasibini aldı.
Ancak altının ons fiyatı gün içerisinde ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile iki gündür yürütülen görüşmelerin “olumlu” geçtiğini duyurmasıyla yeniden yükselişe geçti. Trump, diplomatik sürecin başarısına bağlı olarak İran’ın enerji altyapısına yönelik planlanan tüm saldırıların 5 gün süreyle ertelendiğini açıklarken altın ve gümüş fiyatları yükselişe geçerek kayıpların önemli bir kısmını telafi etti.
PETROL 18 DOLAR BİRDEN DÜŞTÜ
Trump’ın açıklamalarıyla petrol fiyatları da sert düştü. Dakikalar içerisinde 110 dolardan 92 dolara gerileyen Brent petrol 100 dolarda dengelendi.
Uzmanlar altında 4 bin 400 dolar seviyesinin kritik eşik olduğunu belirtirken bu seviyenin kırılması durumunda 3 bin 800 dolara kadar gerileyebileceğini belirtiyor. Altının kritik seviyeyi aşması durumunda ise fiyatların yeniden 4 bin 700 - 4 bin 800 dolar seviyelerine çekilebileceği ifade ediliyor. 68 doların altına gümüşte ise satışların devam etmesi durumunda uzmanlar fiyatların 60 dolara kadar düşebileceğini, toparlanma durumunda ise fiyatların yeniden 80 dolara yaklaşabileceğini ifade ediyor. Önümüzdeki hafta altın ve gümüşte yüksek oynaklık beklenirken analistler, yüksek faiz oranları ve enerji fiyatlarının değerli metallerde baskıyı artıracağına dikkat çekiyor.
‘ALTIN SAVAŞLARDA YÜKSELİR’ ALGISI KIRILDI
İntegral Yatırım Araştırma Müdürü Seda Yalçınkaya Özer, ons altın fiyatındaki son düşüşle birlikte altının her jeopolitik riskte yükselir algısının kırıldığını söyledi. Özer, “Ons altındaki yükseliş ezberi jeopolitik risk = ons altına talep gibi okunsa da son yaşanan gelişmelerin etkisi kısa vadede altının aleyhine çalıştı. ABD-İran hattında artan gerilim, ilk aşamada altın için destekleyici bir unsur gibi görünse de, bu tür risklerin petrol fiyatları üzerinden enflasyonu yukarı taşıma ihtimali daha belirleyici oluyor. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, küresel enflasyon beklentilerini bozdu. Bu da merkez bankalarının faiz indirim sürecini ötelemesine sebep oluyor. Faizlerin daha uzun süre yüksek kalacağı beklentisi ise altın üzerinde doğrudan baskı oluşturdu. Süreç zincir hâlinde ilerledi. Yüksek petrol, yüksek enflasyon, geciken faiz indirimleri, güçlü dolar ve yüksek faiz, zayıf altın denklemini beraberinde getiriyor. Altın faizsiz bir varlık olduğu için, yükselen tahvil getirileri karşısında cazibesini kaybediyor. Buna ek olarak, son dönemde hızlı yükselişle birlikte altın tarafında biriken yoğun pozisyonlar, bu makro gelişmelerle birlikte sert bir çözülmeye dönüştü” dedi.
Altında paradigma değişikliğine dikkat çeken Özer, “Bu geri çekilmeyi teknik bir düzeltmeden ziyade paradigma değişimi olarak tanımlayabiliriz. Jeopolitik risklerin enflasyonist etki oluşturma ihtimali, altın için klasik güvenli liman anlatısını zayıflatan bir unsur hâline geldi. Bu da tahminlerde daha temkinli bir duruş gerektiriyor. Yıl sonu açısından tamamen negatif bir senaryoya geçmek için erken. Ancak Amerika Merkez Bankası’nın faiz indirimleri konusunda ne derece geri planda kalacağı ve güçlü dolar / tahvil piyasasındaki eğilim altın fiyatları için kritik eşik olacak. Biz jeopolitik riskin boyutunu değil, bunun küresel ölçekte ne kadar bir ekonomik tahribat oluşturup oluşturmayacağına bakacağız” diye konuştu.
KADEMELİ ALIM YAPIN
İntegral Yatırım Araştırma Müdürü Seda Yalçınkaya Özer, yatırımcıları uyararak şu tavsiyelerde bulundu: “Yatırımcılar için riskin yükseldiği dönemde güvenli limanlara yönelim olur. Bu da defansif tarafta olma algısıdır. Ancak riski iyi tanımak gerekir. Uzun vadeli yatırımcı için altın hâlâ stratejik bir varlık. Ancak alımlar kademeli yapılmalı. Kısa vadede ise yön belirsizliği yüksek. Piyasa denge bulmadan agresif pozisyon almak riskli. Ons altının 4.000 dolar seviyesi üzerinde kalmaya devam etmesi hâlinde satıcılı seyrin bu seviye ile sınırlı kalması beklenebilir. Buna karşın 4.000 doların seviyesi altında birkaç gün kapanış olması hâlinde kısa vadeli alım pozisyonları riske girebilir. Henüz riskin ne kadar süreceği ve küresel ekonomiye faturasının ne boyutta olacağı bilinmediğinden mevcut pozisyonların gelişme odaklı ayarlanması faydalı olur.”
