Cumhurbaşkanı Erdoğan SAHA 2026'da! Fuarı ziyaret eden Özel'e gönderme yaptı
Cumhurbaşkanı Erdoğan; İstanbul Fuar Merkezi'nde SAHA EXPO 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı'nda konuştu. Dün fuarı ziyaret eden Özgür Özel'e gönderme yapan Erdoğan, "'Balıklar ürküyor' diyenler gelip fuarımızı ziyaret ettiler. Ama balıkların herhalde ürkmediğini gördüler" dedi.
- SAHA EXPO 2026'ya 120 ülkeden 1700'den fazla firma katıldı ve 182 anlaşmayla 8 milyar dolarlık iş hacmi elde edildi.
- Bu iş hacminin 6 milyar dolarlık kısmı doğrudan ihracata yönelik mutabakatlardan oluştu.
- Türkiye savunma sanayi ihracatı, göreve gelindiğinde yıllık 248 milyon dolarken, 2025 yılında 10 milyar doları aştı ve kısa vadeli hedef 11 milyar doları aşarak ilk 10 ülke arasına girmek.
- Güvenlik kavramının artık tek bir alana hapsedilemeyeceği, siber saldırılar, elektronik harp, insansız sistemler ve hibrit savaş yöntemlerine hazırlıklı olmanın önem kazandığı belirtildi.
- Türkiye'nin yeni nesil milli muharip uçak, insansız savaş uçağı, helikopter, SİHA gibi birçok alanda kendi ürünlerini üretebilen bir ülke olduğu vurgulandı.
- İç cephenin tahkim edilmesinin ulusal güvenliğin kritik bir halkası olduğu ve Terörsüz Türkiye sürecinin bu yönde atılmış stratejik bir adım olduğu ifade edildi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan İstanbul Fuar Merkezi'nde SAHA EXPO 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı'na katıldı. Erdoğan burada bir de konuşma yaptı.
Düğün öncesi kiralama krizi! Şikayetler artıyor: Parayı peşin aldılar, yırtık elbise gönderdiler — #ŞikayetHattı
İşte açıklamalarından satır başları şu şekilde:
"Savunma sektörümüzün değerli temsilcileri, kıymetli misafirler, hanımefendiler, beyefendiler, sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Ülkemizin savunma, havacılık ve uzay sektörlerinin yıldızlarının bir araya geldiği SAHA 2026'nın bu anlamlı programında sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum.
Dünyanın 120 ülkesinden 1700'den fazla firmanın iştirak ettiği fuarın icrasında emeği geçen tüm kurumlarımızı, firmalarımızı, sponsorlarımızı ayrı ayrı tebrik ediyorum. Kara, deniz, havacılık, uzay ve güvenlik alanlarında geliştirdikleri ürünlerle fuarda boy gösteren tüm şirketlerimize en kalbi tebriklerimi iletiyorum. 1300'ü aşkın üye firması ve bünyesindeki 30 üniversitenin etkin katılımı ile Avrupa'nın en büyük savunma ve havacılık kümelenmesi olan Saha İstanbul ailesini yürekten kutluyorum.
"EMEKLERİNİZ İNSANLIK İÇİN HAYIRLI OLSUN"
Sektördeki 4500'ü aşkın firmamızın uyum ve koordinasyon içinde faaliyetlerini sürdürmesini sağlayan Savunma Sanayi Başkanlığımızı, kolektif çabaların hasılası olan bu başarı hikayesinin altında imzası bulunan şirketlerimizi, üniversitelerimizi, kuruluşlarımızı içtenlikle tebrik ediyor, mühendisinden yazılımcısına içtenlikle tebrik ediyor; işçisinden teknisyenine, savunma sanayimizin tüm emektarlarına aynı şekilde şükranlarımı sunuyorum. Rabbim sizlerin başarılarınızı daim eylesin. Bu gayretlerinizi hem ülkemiz, hem dost ve kardeşlerimiz hem de insanlık için hayırlara vesile kılsın.
8 MİLYAR DOLARLIK İŞ HACMİNE ULAŞILDI
Bu sene 5.'si tertiplenen fuarımızı hamdolsun yeni rekorlarla, yeni anlaşmalarla, yeni iş birlikleri ile taçlandırmanın haklı kıvancı içindeyiz. SAHA 2026'ya 1500'ü yerli 2063'ü yabancı olmak üzere 1763 firma katıldı. Fuarda sahip oldukları yeni özelliklerle göz dolduran 203 ürün ilk kez görücüye çıktı. 192 resmi heyet ve 108 alım heyeti sektörümüzle doğrudan temas kurma imkanı buldu. İmzalanan 182 anlaşmayla toplam 8 milyar dolarlık iş hacmine ulaşıldı. Bu rakamın 6 milyar dolarlık kısmını doğrudan ihracata dönük mutabakatlar oluşturdu.
"DURAKSAMADAN ÇALIŞACAĞIZ"
Resmin bütününe baktığımızda karşılaştığımız manzara tam olarak şudur. Türk savunma sanayi artık yalnızca bölgesinde değil dünya ölçeğinde rağbet gören, güven veren, dikkatle izlenen ve tercih edilen bir ekosistem haline gelmiştir. Türkiye savunma, havacılık ve uzay alanında küresel düzeyde yıldızı ışıl ışıl parlayan ülkeler arasına adını gururla yazdırmıştır. Bu başarı tablosunun gerisinde şüphesiz on yılların emeği, gecesini gündüzüne katarak adanmış bir ruhla çalışan 100 bini aşkın vatan evladının gayreti, milletimizin desteği ve devletimizin iradesi vardır. İnşallah daha iyi yerlerde olacak daha büyük başarı hikayelerini birlikte yazacak savunma sanayinde tam bağımsız Türkiye hedefine ulaşıncaya kadar durmadan, duraksamadan çalışacağız.
"GÜVENLİK, SADECE TEK BİR ALANA HAPSEDİLEMEZ"
Dünyamız hızla değişirken, harf sanayimiz köklü bir dönüşüm sürecinden geçerken bundan elbette güvenlik kavramı da nasibini alıyor. Bir defa şunu hepimiz görebiliyoruz. Bugün geldiğimiz noktada güvenlik artık yalnızca tek bir alana, tek bir sahaya, tek bir sanayi koluna hapsedilemez. Fabrikadan test sürecine, veri merkezinden akademiye, tedarik zincirinden geri bildirime, güvenlik her yönüyle bütüncül bir konsepttir. Aynı şekilde bugün bir ülkenin caydırıcılığı, sahip olduğu platformların sayısıyla ölçülecek eşiği de çoktan aşmıştır. Envanterinizdeki platformları hangi yazılımla yönettiğiniz bunlarda hangi sensörleri kullandığınız, bu ürünler için hangi motorları geliştirdiğiniz ve hangi mühimmatı ne kadar sürede üretebildiğiniz önemlidir.
"TÜRKİYE YENİ DÖNEMİN KURUCU AKTÖRLERİNDEN"
Siber saldırılara, elektronik harp tehditlerine, insansız sistemlere ve hibrit savaş yöntemlerine karşı ne denli hazırlıklı olduğunuz belirleyicidir. Bölgemizde ve dünyada son dönemde meydana gelen savaş ve çatışma ortamlarında bu gerçeklere bir kere daha şahitlik ettik. Yapay zekadan insansız araçlara, otonom sistemlerden karar destek mekanizmalarına uzanan geniş bir yelpazede muharebe sahasının nasıl dönüştüğüne hep birlikte tanık olduk. Olmaya da devam ediyoruz. Şunu bugün büyük bir gururla ifade etmek isterim. Konvansiyonel güç unsurlarının yerini çok katmanlı ve entegre sistemlerin aldığı bu yeni dönemin kurucu aktörlerinden biri hiç kuşkusuz Türkiye'dir. Bugün Türkiye yeni nesil milli muharip uçağını, insansız savaş uçağını, helikopterini, SİHA'sını üreten, elektronik harp sistemlerini, uydu teknolojisini, harp savunma sistemini, radarını geliştiren, tankını, roketini, füzesini zırhlı araçlarını, savaş gemisini, insansız deniz araçlarını imal ve inşa eden velhasıl denizin derinliklerinde uzayın boşluğuna kadar her kademede kendi imzasını taşıyan yazılım, platform ve sistemleri kendi yapabilen bir ülkedir.
"RAKAMLAR ULAŞTIĞIMIZ SEVİYEYİ ORTAYA KOYUYOR"
Türkiye istiklal ve istikbalini kastetme cüretini gösterecek her unsurun bileğini bükecek kudrete ve kuvvete ziyadesiyle sahip bir devlettir. Kıymetli dostlar, gerek SAHA 2026'da sergilenen gurur verici ürünlerimiz, gerekse geçen hafta açıklanan ihracat rakamlarımız ne demek istediğimizi çok net anlatırken aynı zamanda ülkemizin ulaştığı seviyeyi de ortaya koyuyor. Burada tek tek isimlerini saymaya kalksak saatler, günler sürecek ürünleri, projeleri, tasarımları ve çalışmaları sizler zaten gördünüz. İnanç, irade, cesaret gayret, adanmışlık ve vizyon bir araya geldiğinde nelerin başarılabileceğine bizzat tanıklık ettiniz. Aynı iftihar tablosuyla ihracat tarafında da karşılaşıyoruz. Bakınız biz göreve geldiğimizde savunma ve havacılık ihracatımız yılda sadece 248 milyon dolardı.
Türkiye savunma sanayinde % 80 oranında dışa bağımlı bir ülkeydi. Dışa bağımlılığımızı yıllar içerisinde azaltarak biz bunu tersine çevirdik. 2025 yılında savunma ve havacılık ihracatında tarihimizde ilk defa 10 milyar doların üzerine çıktık. Nisan ayı ihracat rakamları geçen yılki ivmenin devam ettiğini gösteriyor. Savunma ve havacılık ihracatımız nisanda 962 milyon dolara yükseldi. 2026'nın ilk 4 ayında geçen yılın aynı dönemine göre % 28 artış oldu. Böylece ilk 4 ayda 2 milyar 871 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Yani bundan 23 yıl önce senede 248 milyon dolar ihracat yapan Türkiye bu rakamı aşağı yukarı bir haftada gerçekleştiriyor. Kısa vadede hedefimiz 11 milyar doları aşarak bu alanda dünyada ilk 10 ülke arasına adımızı yazdırmaktır. İnşallah genişleyen uluslararası işbirliklerimiz. derinleşen ekosistemimiz ve artan üretim kapasitemiz ile bu hedefimize de vasıl olacağız.
"NE ZAMAN ADIM ATSAK ÖNÜMÜZE ÇIKTILAR"
Milletimizin göğsünü kabartan dost, kardeş ve müttefiklerimize güven veren bu başarı hikayesini yazmamız elbette öyle kolay olmadı. Görünür görünmez nice engelle karşılaştık. Ambargolarla, kısıtlamalarla önümüz kesilmek istendi. Parasını ödediğimiz sistemlerin verilmediği günler oldu. Sadece dışarıdan, sadece dost bildiklerimizden değil içeriden de ihanete, kumpasa, umutlarımızı kırmaya dönük operasyonlara maruz kaldık. Türkiye savunma sanayinde ne zaman kabuğunu kırsa, ne zaman büyük bir adım atsa birileri hemen devreye girdi. başımıza yeni icat çıkarmayın dediler.
Dışarıdan almak daha kolay dediler. Savunma sanayi yatırımları verimsiz dediler. Kimi zaman ekonomik verileri eğip bükerek, kimi zaman milli şirketlerimizi hedef alarak, kimi zaman küçümseyerek, Kimi zamanda balıklar ürküyor gibi komik argümanlarla savunma sanayi hamlelerimizi engellemeye çalıştılar.
Özgür Özel'den SAHA 2026'ya sürpriz ziyaret: Etkilenmediğim yok, hepsi harika!
ÖZGÜR ÖZEL'E GÖNDERME
Biz bunların hiçbirine kulak asmadık. 'Balıklar ürküyor' diyenler gelip fuarımızı ziyaret ettiler. Ama balıkların herhalde ürkmediğini gördüler. Öğrenilmiş çaresizlik sendromuyla bizi de kendi ruhsuz, umutsuz, ufuksuz dünyalarına çekmelerine müsaade etmedik. Yapamazsınız diyenlere cevabımızı işte bugün SAHA 2026'da olduğu gibi yaptığımız, tamamladığımız harp sahalarında başarıyla test edilmiş ürünlerle verdik.
"BİR MİLLETE DİZ ÇÖKTÜRMEK KOLAY DEĞİLDİR"
Savunma sanayi ve caydırıcılığın yanı sıra ulusal güvenliğin bir diğer kritik halkası bizim iç cephe olarak tarif ettiğimiz milletin birlik ve beraberliğidir. Şurası bir hakikat ki milli bünye ne kadar sağlam olursa bir ülkenin güvenliği de o derece kavi ve kuvvetli olur. Kader ve istikbal birliği yapmış, ortak değerler etrafında kenetlenmiş, aynı ideallere gönül vermiş bir halkı dışarıdan müdahalelerle teslim almak böyle bir millete diz çöktürmek kolay değildir. Fakat içeride sızıntı varsa, iç cephede gedik açılmışsa, içerisi fokur fokur kaynıyor ve kanıyorsa böyle bir durumda da millet ayakta kalamaz. Şimdi bakınız değerli kardeşlerim, bizim binlerce yıllık tarihimizin neredeyse her devri mücadeleyle geçmiştir.
Hem devlet, hem de millet olarak verdiğimiz her mücadeleyi iç cephemizi tahkim ederek kazandık. Yeri geldi top seslerini yavrularımıza ninni yaptık. Yeri geldi aç kaldık. Susuz kaldık. Silahsız kaldık. Mühimmatsız kaldık. Ama hiçbir zaman inancımızı yitirmedik, yeise kapılmadık, birlik ve bütünlüğümüzden ödül vermedik, kirli ellere teslim olmadık. Biz de iktidarlarımız boyunca maruz kaldığımız nice saldırıyı, nice darbe girişimini, bekamızı hedef alan nice kuşatmayı işte bu ruhla püskürttük.
Burada şunu büyük bir kararlılıkla ifade etmek durumundayım. Bugün iç kalemizi tahkim etme yolunda attığımız en stratejik adım 18. ayını dolduran Terörsüz Türkiye süreci ve terörsüz bölge hedefidir. Terörsüz Türkiye süreci Türkiye'yi ve komşu ülkeleri iç cepheleriyle birlikte güçlendirerek huzurlu, güvenli, müreffeh ve barışın egemen olduğu bir geleceğin inşasını hedefleyen büyük bir vizyonun adıdır. Terörsüz Türkiye bölgemizde yürütülen paylaşım kavgası karşısında milletimizin bilincinde ve kalbinde kurulan bir mevzidir. Bu mevzinin fikri ve siyasi müşterek karargahı elbette Cumhur İttifakı'dır.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE MESAJI
Terörsüz Türkiye menziline giden yolun mihmandarı aynı şekilde Cumhur İttifakı'dır. Sürecin katalizörü ise Türk milletinin ulaşmayı çoktan hak ettiği hedeflerdir. Bu hedefe ezber kalıplarla değil, basiretli, cesaretli, büyük millet ve devlet olmanın sağladığı özgüvenli yaklaşım ile kararlı adımlarla varılabilir. Türkiye devleti ve milletiyle yaklaşık yarım asırlık başarılı mücadelesinin ardından terörden kurtulma iradesini ortaya koymuş Terörsüz Türkiye için çok net bir duruş sergilemiştir. Bu iradenin temelinde vatanı ve milleti için canlarını feda eden kahramanların aziz hatırası, kutlu emaneti vardır. Bu iradenin temelinde vatan sağ olsun diyerek evlatlarını kara toprağın bağrına veren, acısını kalbine gömen anne ve babaların metaneti vardır. Bu iradenin temelinde şehit eşleri şehit çocukları, şehit yakınlarımız vardır. Gazilerimizin fedakarlıkları vardır. Allah'ın izniyle bundan geriye dönüş yoktur ve olmayacaktır."
