Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı iddialara cevap verdi: Tükettiğimiz etin yüzde 90'ı yerli
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, en çok dezenformasyonun kırmızı et ve tohumda yapıldığına dikkat çekerek “Sanılıyor ki, tükettiğimiz kırmızı etin de hepsi ithal ediliyor, bu ülkede hiç hayvancılık yapılmıyor. Bugün Türkiye, et ihtiyacının yaklaşık yüzde 90’ını kendi karşılıyor. Ayrıca tohumda kendine yeten ilk 10 ülkeden biriyiz. İsrail’den bir tane bile tohum almıyoruz” diye konuştu.
- Türkiye, tohumda kendine yeterli olup İsrail'den tohum almamakta; sertifikalı tohum üretimini ve ihracatını artırmaktadır.
- Kırmızı et ihtiyacının yaklaşık %90'ı yerli üretimle karşılanmakta ve yerli hayvancılığı güçlendiren projeler uygulanmaktadır.
- Su kaynaklarını merkeze alan, destek ve teşvikleri entegre eden üretim planlaması sistemi fiilen hayata geçirilmiştir.
- Kişi başına düşen su miktarının azalma riski nedeniyle 2023'te Su Verimliliği Seferberliği başlatılmış ve uluslararası ilgi görmüştür.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, tohumdan ete, sudan üretim planlamasına kadar tarımın bütün başlıklarında kamuoyunda dolaşıma sokulan dezenformasyonlara açıklık getirdi.
Gazetemize konuşan Yumaklı, Türkiye’nin tohumda kendine yeten ve dünyada bu alanda ilk 10 ülkeden biri olduğunu söyledi.
Yumaklı, “Yurt dışından aldığımız tohumları kullanıyoruz, İsrail’den tohum alıyoruz’ gibi birçok yalan yanlış bilgi, her defasında açıklamamıza rağmen hâlâ maalesef dolaşıma sokuluyor. Türkiye, İsrail’den de bir tane tohum almıyor. 2025 yılında sertifi kalı tohum üretimimiz 1 milyon 300 bin tondan, 1 milyon 350 bin tona, ihracatımız ise 338 milyon dolardan 368 milyon dolara yükseldi. Sertifi kalı tohum ihracatı yaptığımız ülke sayısı 103 iken 117’ye çıktı” dedi.
“BUZAĞILAR DOĞUYOR, SÜRÜLER GENİŞLİYOR”
Kırmızı etin de tohum gibi, dezenformasyonu çok yapılan bir konu olduğunu belirten Yumaklı, “Sanılıyor ki, tükettiğimiz kırmızı etin hepsi ithal ediliyor, bu ülkede hiç üretilmiyor veya hayvancılık yapılmıyor. Bugün Türkiye, et ihtiyacının yaklaşık yüzde 90’ını kendi karşılıyor. Ama potansiyelimizin bunun da üzerinde olduğunu biliyoruz. Bizim derdimiz bu potansiyeli doğru projelerle harekete geçirmek, üretimi güçlendirmek, sürdürülebilir kılmak. Yerli hayvancılığı güçlendirmek, özellikle anaç hayvan sayısını artırmak için Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek, Güçlü Besi Güçlü Üretim gibi projeler geliştirdik. Çok da ilgi gördü ve buzağılar doğmaya, sürüler genişlemeye, aile işletmeleri güçlenmeye başladı” diye konuştu.
“ÜRETİM PLANLAMASI FİİLEN HAYATA GEÇTİ”
Üretim planlamasına geçilerek suyu merkeze alan bir sistem kurduklarını dile getiren Yumaklı “Türkiye’nin neresinde, neyin, ne kadar üretileceğini planlayan bir yapı bu. 2024 Eylül itibarıyla sistem fi ilen çalışmaya başladı. Ve laf olsun diye değil; bütün desteklerimizi, teşviklerimizi, kredilerimizi bu sisteme entegre ettik. Yaklaşık 40 yıldır konuşulan üretim planlaması, ilk kez son bir yıldır hayatta. Burada ayrıca sanayi tarafında da önemli bir eşik aşıldı. Sanayi Master Planı hazırlanırken tarım havzalarını da özellikle koruduk. Yani sanayiyle tarımı karşı karşıya getirmeden, birlikte düşünen çok önemli bir çalışma bu” ifadelerini kullandı.
Kırmızı et fiyatlarını düşürecek proje geliyor! Pilot il olarak Erzurum seçildi
“SU, ERTELENECEK MESELE DEĞİL”
Su konusunun artık stratejik bir başlık olduğunu söyleyen Yumaklı, “Bugün kişi başına yıllık yaklaşık 1.313 metreküp kullanılabilir suya sahibiz. Ama mevcut gidişat devam ederse 2030’da 1.000 metreküpün altına düşme ihtimalimiz var. Bu da bizi su fakiri ülkeler ligine sokuyor. O yüzden biz bu işi erken ciddiye aldık. 31 Ocak 2023’te Su Verimliliği Seferberliği’ni başlattık. Deprem sebebiyle bir süre ister istemez yavaşladı ama 2023’ün sonunda çok daha güçlü şekilde yeniden hızlandık.
Çünkü bu, ertelenecek bir mesele değil. Berlin’de yapılan Tarım Bakanları Toplantısı’na 60’a yakın ülkeden katılım vardı. Orada bize gelip özellikle ‘sıfır atık’ ve ‘su verimliliği’ politikalarımızı soranlar, tecrübe paylaşmak isteyenler oldu. Bu bizim için çok kıymetliydi. Önümüzdeki COP31 süreci, bu anlamda bir eşik olacak. Bugün dünyada su ve gıda konusu, bütün ülkelerin ilk üç önceliği arasında. Herkes bunu artık bir gelecek meselesi olarak görüyor. Biz de buna göre hareket ediyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
