TÜRKONFED Başkanı Süleyman Sönmez: Biz üretiyoruz, kâr başkasına yazılıyor
Düşük katma değer, düşük gelir ve düşük verimlilik kısır döngüsüne sıkıştıklarını ifade eden Süleyman Sönmez “Sanayide biz üretiyoruz, kâr başkasının hanesine yazılıyor. Biz sanayi ham maddesi satıyoruz, ihracat pazarlarımızdaki iş ortaklarımız bunun üzerine inovasyonu, tasarımı ve markalaşmayı ekleyerek kendi millî gelirlerine bizimkinin katbekat fazlasını kazandırıyor” dedi.
- TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez, Türkiye'nin Dünya Rekabetçilik Endeksi'nde gerilediğini ve düşük katma değere, düşük gelir ve verimlilik sorununa işaret etti.
- Dış ticaret açığının bir teknoloji açığı olduğunu belirten Sönmez, yüksek teknolojili ürün ihracatının azlığını eleştirdi.
- TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, ABD'nin ticaret politikasının küresel tedarik zincirini etkilediğini ve dolardan kaçış eğiliminin başladığını belirtti.
- BAKSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Cengiz, Türkiye'nin bu dönemde yön veren bir ülke olmasını vurgulayarak, dijital dönüşüm ve inovasyona odaklanılmasını tavsiye etti.
- TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras, nitelikli insan kaynağını bulmanın en büyük şikayetlerden biri olduğunu ve bu nedenle nitelikli eğitime yatırım yapılmasının önemine dikkat çekti.
Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED), 26. İş Dünyası Zirvesi’ni ‘Küresel Kırılma Döneminde Türkiye’ temasıyla Antalya’da düzenledi. Batı Akdeniz Sanayi ve İş Dünyası Federasyonunun (BAKSİFED) ev sahipliğinde gerçekleştirilen zirveye Türkiye’nin dört bir yanından 500’ün üzerinde iş insanı ve STK temsilcileri katıldı.
Zirvenin açılışında konuşan TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez, Türkiye’nin, Dünya Rekabetçilik Endeksi 2025 listesinde bir önceki yıla göre 13 sıra gerileyerek 69 ülke arasında 66’ncı sırada yer aldığını belirterek “‘Düşük katma değer, düşük gelir ve düşük verimlilik’ şeklinde bir kısır döngüye sıkışmış durumdayız. İstanbul’un geliri, Van-Bitlis-Muş’un gelirinin dört katı; üretim ve finansal ağırlığı ikinci sıradaki Ankara’dan bile iki kat fazla. Bu devasa farklar ne ekonomik ne de toplumsal olarak sürdürülebilir” dedi.
Dış ticaret açığının aslında bir teknoloji açığı olduğunu dile getiren Sönmez “Bugün bazı sektörlerde tökezlesek de otomotiv, beyaz eşya ve savunma sanayisinde bölgemizin lideriyiz ve millî gelirimizin dörtte birini sanayiden elde ediyoruz. Ancak fiyat rekabeti içinde olduğumuz Çin’de yüksek teknolojili ürün ihracatının payı yüzde 30’a dayanmışken bu oran bizde yüzde 3-4 seviyesinde kalıyor. Sanayide biz üretiyoruz, kâr başkasının hanesine yazılıyor. Biz sanayi ham maddesi satıyoruz, ihracat pazarlarımızdaki iş ortaklarımız bunun üzerine inovasyonu, tasarımı ve markalaşmayı ekleyerek bizden katbekat fazlasını kazanıyor” diye konuştu.
Enflasyonda hedef tek hane! Bakan Şimşek, vatandaşın rahata ereceği tarihi paylaştı
BÖLGESEL ASGARİ ÜCRET TALEBİ
Sönmez, ekonomik istikrar programının üçüncü yılında olunduğunu hatırlatarak “Enflasyon ile mücadele için yazılan reçetenin reel yan etkilerini hepimiz hissediyoruz. KOBİ’lerinizin büyüme planı ne yazık ki askıya alındı. Tamamen günü kurtarmaya odaklanmış durumdayız. Finansmana erişim kanallarının açılması, vadelerin uzaması, faiz kur dengesinin sağlanması şart. Vergi yükünün adil bir düzene kavuşturulması ve adil denetim düzeninin sağlanması gerekiyor. Bölgesel asgari ücret uygulamasının mutlaka değerlendirilmeye alınması ve teşviklerde bölgesel, sektörel bazda KOBİ’lerin önceliklendirilmesi şart” değerlendirmesini yaptı.
DOLARDAN KAÇIŞ BAŞLADI
TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan da ABD yönetiminin gümrük tarifelerinde çok büyük artışlara gitmesi ve ticaret politikasındaki yoğun belirsizliğin küresel tedarik zincirini yeniden şekillendirdiğini belirterek “Bu belirsizlik ortamında dolardan kaçış eğilimi başladı. Portföylerde çeşitliliğe gidiliyor. Bu küresel ortamın Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için hem riskler hem fırsatlar oluşturduğu anlaşılıyor. Türkiye için bu dönemde fırsatlar daha fazla olabilir” ifadelerini kullandı.
BAKSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Cengiz ise dünyanın içinden geçtiği sürecin tarihin en sert dönüşümlerinden biri olduğunu belirterek Türkiye’nin bu dalgayı izleyen değil, yön veren bir ülke olması gerektiğini vurguladı ve ekledi: Bu dönemde savunmada kalan kaybeder. 5 yıl önceki iş modelleriyle hareket eden, dijital dönüşümü maliyet gören, inovasyondan kaçınan ve risk almaktan uzak duran şirketler sadece pazar kaybetmekle kalmayıp tamamen yok olacak.
FİNANSMANDAN SONRAKİ EN BÜYÜK ŞİKÂYET NİTELİKLİ İNSAN KAYNAĞI BULAMAMAK
Zirvede misafir konuşmacı olarak yer alan TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras, şunları söyledi: Daha sağlam ve daha rekabetçi bir ekonomi oluşturmanın temeli doğru eğitimden geçiyor. Bugün finansmandan sonraki en büyük şikâyetlerden biri nitelikli insan kaynağı bulamamak ve elde tutamamak olarak ortaya çıkıyor. Ülke olarak nitelikli eğitime yatırım yapmalıyız. Özellikle, potansiyellerinden yeterince yararlanamadığımız gençleri ve kadınları çalışma hayatına dâhil etmeliyiz.
