Marmara için zaman doldu: İstanbul'da 80 bin yapı çökecek

Düzenleyen:
- Güncelleme:
Marmara için zaman doldu: İstanbul'da 80 bin yapı çökecek

Güncel Haberleri

Asrın felaketinin üzerinden geçen bir yılın ardından korku ve panik olası Marmara depreminde yankılandı. Prof. Dr. Okan Tüysüz, Marmara için zamanın dolduğunu söyledi. Olası depremdeki hasara ilişkin çarpıcı değerlendirmelerini paylaşan Tüysüz, İstanbul'da 700 bin yapıda hasarın olacağını 70 ila 80 bin yapının ise çökeceğini aktardı. Kıyı şeridinin en tehlikeli yerler olduğunu söyleyen Tüysüz, en kötü senaryoda ise fayın 7.5 büyüklüğünde deprem üreteceğini açıkladı. 

Kabusun üzerinden bir yıl geçti. Üç yılda olması gereken depremler bir yılda oldu. Afette, 5 milyon ton dinamitin aynı anda patlamasına denk gelen bir enerji açığa çıktı. Depremin neden olduğu korku ve panik ise olası Marmara depremine gözleri çevirdi. 

Uzmanlar olası deprem için dirençli kent uyarılarını peş peşe yaptı. Marmara için zamanın daraldığı yönünde uyarı yapan uzman isimlerden birisi de Jeoloji Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Okan Tüysüz oldu. 

Tüysüz, Marmara Bölgesi’ni bekleyen deprem tehlikesi hakkında bir yazı kaleme aldı.

TÜRKİYE EN AKTİF DEPREM KUŞAĞININ ÜZERİNDE

Türkiye’nin coğrafi konumu ve jeolojik yapısı nedeniyle dünyanın en aktif deprem kuşaklarından birinin üzerinde yer aldığına dikkat çeken Tüysüz, “Ülkenin en önemli deprem kaynaklarından biri olan yaklaşık 1.600 kilometre boyundaki Kuzey Anadolu Fayı Bingöl Karlıova’dan başlayarak batıya doğru Erzincan-Niksar-Tosya-Bolu yönünde uzanıyor.

Bolu’dan batıya doğru kollara ayrılan fayın kuzey kolu Düzce ve Sakarya’dan geçerek İzmit Körfezi’nden denize giriyor ve Adalar açığından geçip Kumburgaz-Silivri-Tekirdağ açıklarından geçerek Mürefte’de tekrar karaya çıkıp Saros Körfezi’nden Kuzey Ege ve Yunanistan’a kadar uzanıyor.

Ölçümlere göre bu kolda fayın 15-20 mm/yıl olan hareket hızı diğerlerine göre çok daha fazla ve bu nedenle de “Ana Kol” olarak adlandırılan bu kolda depremler daha sık oluyor. Bolu-Geyve-İznik Gölü’nden geçen güney kol ise Gemlik körfezinden Marmara suları altına girip sahile paralel uzanıyor. Erdek’te karaya çıkarak Edremit Körfezi’ne doğru uzanıyor. Bu kol da büyük depremler üretiyor ancak daha geniş zaman aralıklarıyla.” ifadelerini kullandı.

MARMARA İÇİN SÜRE DOLDU

Deprem bilimindeki genel kuralı, “Bir yerde geçmişte büyük bir deprem olmuşsa, belli bir süre sonra orada yine benzer depremler olacaktır.” sözleriyle anlatan Tüysüz, Marmara için deprem tekrarlama aralığının dolduğunu söyledi. Tüysüz, “Her ne kadar zamanını belirlemek mümkün değilse de büyük deprem olasılığı yüksektir.” ifadesini kullandı.

KIYI ŞERİDİ ATEŞ HATTINDA

Beklenen büyük depremin yaşanması halinde ortaya konan senaryoların “iç açıcı olmadığını” söyleyen Prof. Dr. Tüysüz, en büyük hasarı Marmara Denizi kıyılarındaki yerleşim yerlerinin göreceğini anlattı.

Depremle mücadelede altın kuralın, depremin en şiddetli olması beklenen yerlerde nüfusun ve sanayinin artırılmaması ve bunların tehlikenin yüksek olduğu alanlardan uzak tutulması olduğunu anlatan Tüysüz, İstanbul’da bu kuralın hiçe sayıldığını ifade etti.

İSTANBUL'DA 700 BİN YAPI TEHDİT ALTINDA

Marmara’da beklenen büyük depremin İstanbul’da 700 bin yapıda hasara neden olacağını, bunların 70-80 bin tanesinin ise ya çökeceğini ya da ağır hasar alacağını anlatan Tüysüz, şöyle devam etti:

Marmara içerisinde olacak büyük bir deprem sadece İstanbul’u değil Marmara Bölgesi’ndeki hemen hemen tüm yerleşim birimlerini etkileyecektir. Bu tür bir depremin olası etkileri farklı araştırmacılar tarafından ortaya konmuştur. Okan Tüysüz ve Korhan Erturaç tarafından hazırlanan aşağıdaki haritanın ortasında siyah ile gösterilen çizgi, kırılması beklenen fayı gösterir.

EN KÖTÜ SENARYO '7.5'

En kötü senaryoda bu fayın 7,5 civarı bir deprem üretmesi bekleniyor. Haritada siyah (Şiddet 10) ve kırmızı (Şiddet 9) ile gösterilen alanlar depremde en büyük sarsıntıyı dolayısı ile de en büyük hasarı yaşaması beklenen yerleri gösteriyor. Turuncu renk bir derece daha zayıf şiddeti ifade eder. Olası depremde en yoğun sarsıntının bu iki renk ile gösterilen alanlarda yaşanacağı öngörülebilir. Sarı, mavi ve yeşil alanlar giderek azalan şiddet dağılımını gösterir. Bu bölgelerde ise çok kötü inşa edilmiş yapılarda orta-zayıf hasar beklenebilir. Haritanın sağında hangi rengin hangi şiddete (büyüklüğe değil) karşılık geldiği gösteriliyor.

Düzenleyen:  - Güncel
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.
Sonraki Haber Yükleniyor...