CEVDET FIRAT AYDOĞMUŞ

Türkiye’de yağışların azalması ile başlayan meteorolojik kuraklık tehlikesi, etkisini göstermeye başladı. Geçen aya ilişkin verilere göre yağışlar ülke genelinde normalin altında gerçekleşti. Türkiye, her yıl kasım ayında ortalama 67,8 milimetre yağış alırken geçen sene bu ayda 30,9 milimetre, geçtiğimiz ayda ise 34,7 milimetre olarak kaydedildi. Böylece yağışlarda normale göre yüzde 49 azalma meydana geldi. Özellikle Ege, Marmara ve İç Anadolu’nun kuzey ile batısında normale göre azalmalar yer yer yüzde 80’lerin üzerine çıktı. Normaline göre en fazla azalma ise yüzde 96 ile Edirne’de meydana geldi. Öte yandan Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü, barajlara ilişkin şu açıklamayı yaptı: Anlık izlemesi yapılan 374 adet depolamalı tesisimizde aktif doluluk oranı yüzde 34,6’dır.  İstanbul iline su sağlayan barajların doluluk oranı ortalaması bugün itibarıyla yüzde 24 olup şu anda hiç su gelmese dahi yaklaşık 2,5 aylık ihtiyaç karşılanır. Ankara’da ise 4,5 aylık su var.

"SU İSRAFI AZALMALI"
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu: ‘Kuraklık var’ diyoruz, konuşuyoruz ama bir şey yapmıyoruz. Kuraklıkla Mücadele Planı olmalı. Yağışta yüzde 49 azalma olması bir anlam ifade etmez. Noktasal bakmak gerek. Su bitmeden tedbir alınmalı. Çünkü bittiğinde yapacak bir şeyin kalmaz. Başka yerden havzalar arası su taşıma işi, kuraklık problemini çözmez, sadece erteler. O yüzden her şehir, kendi tedbirini almalı. Yazın içeceğimiz suyla belki şu an araba yıkıyoruz. Mesela İstanbul’a yağmur yağsa bile su problemi olur. Çünkü nüfus çok kalabalık… Kuraklıkla mücadele tek elden yapılmalı. Vatandaşlar da israfı azaltmalı.

“SIKINTI ÇEKMEYİZ"
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Seyit Mehmet Şen: Meteoroloji neyi gösterirse göstersin Ege’de, Karadeniz’de, Marmara’da kuraklık tehlikesi olmaz. Kimse endişe, telaş etmesin, buralarda havanın nemi bile yeter. İnsanları paniğe sevk etmenin gereği yok. Türkiye, tarım gelirleri bakımında Avrupa’nın en büyük ülkesi. Bu konuda da sıkıntı yaşamayız. Topraklarımızı sulayacak yeterli su mevcut. Kürede yağan yıllık yağış pek değişmez, bazen sadece yeri değişebilir. Bu durum da sürekli değil, geçicidir. Yıllardır küresel ısınmadan dolayı buzullar eriyor. Bazı veriler doğru ama felaket tellallarının beklediği gün hiçbir zaman gelmedi, gelmez ve gelmeyecek.

"TARLALAR KURUYACAK"
İTÜ Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Orhan Şen: Her ay yağışlar daha da azalıyor. Zaten kuraklık da böyle başlar. ’Bu sene meteorolojik kuraklık, yağışlardaki azlık, ağustostan sonraki aylarda hidrolojik kuraklığa dönüşecek‘ dedik. Bu, barajlardaki ve nehirlerdeki su seviyelerinin düşmesi demek… Ekimde gördük ki sekiz ay önce söylediğimiz tahminler doğru çıktı. Şu an aslında kuraklık yaşamaya başladık. Ardından tarımsal kuraklık baş gösterecek. Topraktaki tohum, nemi ve yağışı alıp çimlenmezse veya çıktıktan sonra kardeşlenmezse hasat zamanında rekoltemiz düşecektir. Bunun sonucunda da sosyoekonomik problemler göreceğiz. Aralık, ocak ve şubatta yağışlar yeterli olmayacak.