CİMER iddialarına cevap! 'Baskı aracı' tartışmasına noktayı koydular
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, CİMER başvurularının kamu çalışanları üzerinde baskı oluşturduğu ve "ihbar kültürü" oluşturduğu iddialarını yalanladı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi'nin vatandaşların talep ve şikayetlerini ilettiği bir mekanizma olduğu vurgulanırken, her başvurunun otomatik yaptırım anlamına gelmediği belirtildi. Somut bilgi içermeyen başvuruların ise işleme alınmadığı kaydedildi.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) başvurularının kamu çalışanları üzerinde "baskı aracı" oluşturduğu ve sistemin "ihbar kültürü" oluşturduğu yönündeki iddiaların doğru olmadığını bildirdi.
DMM'nin NSosyal'deki hesabından yapılan açıklamada, bazı basın yayın organlarında ve sosyal medya mecralarında yer alan söz konusu iddialara değinilerek, CİMER'in, vatandaşların talep, öneri ve şikayetlerini doğrudan kamu kurumlarına iletebildiği bir başvuru ve geri bildirim mekanizması olduğu hatırlatıldı.
"HER BAŞVURU, OTOMATİK OLARAK YAPTIRIM ANLAMINA GELMİYOR"
Açıklamada, "CİMER'e yapılan her başvuru, otomatik olarak disiplin işlemi ya da yaptırım anlamına gelmemektedir. Başvurular, ilgili kurumlarca mevzuat çerçevesinde değerlendirilir ve sonuçlandırılır." bilgisine yer verildi.
"BU İDDİALARA İTİBAR ETMEYİN"
5690 sayılı CİMER Yönetmeliği uyarınca "yalnızca tahmine veya zanna dayalı ifadeler içeren ve başvuru içeriğinde herhangi bir somut bilgi ya da belge bulunmayanlar" ile "başvuru amacı ve konusu anlaşılır nitelikte olmayan" başvuruların ise işleme alınmadığı belirtilerek, şunlar kaydedildi:
"Dünyanın en büyük katılımcı demokrasi mekanizmalarından birisi olan CİMER'in, işlevsiz ya da baskı aracı gibi gösterilmesi açık bir manipülasyon amacı taşımaktadır. Kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu tür iddialara itibar edilmemesi rica olunur."
