İlkokuldan sonra başladı, 66 yıldır tezgahının başında: Bir zamanlar 5 meslekten biriydi...
Sakarya'da ilkokulu bitirdiği 1957 yazında ayakkabıcı çırağı olarak mesleğe adım atan 81 yaşındaki Abidin Uzun, 10 metrekarelik dükkanında 69 yıldır aynı heyecanla tezgah başı yapıyor. "Meslekte son nesil biziz" diyen Uzun, teknoloji ve değişen hayat şartları nedeniyle zanaatın geleceğinden endişeli.
Yıllarını el emeğine adayan ustalar, kaybolmaya yüz tutan zanaatları yaşatmak için direnmeye devam ediyor. Sakarya'da 81 yaşındaki bir usta da 66 yıldır aynı tezgahın başında mesleğinin son temsilcilerinden biri olarak çalışmayı sürdürüyor.
Sakarya'da ilkokulun kapandığı 1957 yılının haziran ayında çırak olarak ayakkabıcılık sektörüne giren Abidin Uzun, gelişen teknolojiye ve çırak yetişmemesine rağmen her gün tezgahının başına geçiyor.
Batman'da kanlı infaz! Mezarlıkta 3 ceset bulundu
Dönemin kısıtlı imkanlarında meslek seçmek durumunda kalarak ayakkabıcılığı tercih ettiğini anlatan Uzun, aradan geçen yıllara rağmen mesleğine olan sevgisini kaybetmediğini ifade etti.
"SEÇECEĞİMİZ 5 MESLEK VARDI"
El emeğine dayalı işlerin sınırlı bir kazanç sağladığını belirten Abidin Uzun, mesleğe başlama serüvenini anlattı. Uzun, "1957'den beri mesleğin içindeyim. Herhangi bir şikayetim yok. Seviyorum da mesleğimi. Dükkanım 10 metrekaredir. 1957 senesinde ilkokul mayıs ayının sonunda kapandı. Ben de bir pazartesi günü çırak olarak mesleğe girdim.
O gün bu gündür, 1957'den beri mayıs ayının birinci gününden beri devam ediyorum. O zamanlar meslekler zaten kısıtlıydı. 5 meslek vardı. Terzi, ayakkabıcı, berber, marangoz ve demirci. Bunlardan birini seçmek mecburiyetindeydiniz yani. El emeği o kadar kazançlı değildir; bugün bundan 5 tane yaparsın, 10 sene sonra yine 5 tane yaparsın" dedi.
MESLEĞİNİN SON NESLİ
Sektörün artık tamamen makineleştiğine dikkati çeken Uzun, uzun çıraklık dönemlerinin ve el emeğine dayalı imalatın geride kaldığını aktardı. Artan maliyetler ve gençlerin zanaat öğrenmek yerine farklı sektörlere yönelmesi sebebiyle mesleğin geleceğinin kalmadığını söyleyen Uzun, şunları kaydetti:
"Makineleşmeye ayak uyduran mesleği ve kazancını götürür. Yoksa 'Çırak gelsin de 6-7 sene çıraklık yapsın, ondan sonra imalata başlasın' devri bitti. Bugünkü şartlarda dükkan kiraları aldı yürüyor, bir de evi kiraysa durum daha da zorlaşıyor. Yaşlanmaya başladığında kazancın da düşüyor.
Bu meslek daha ileri yıllarda yok olur, yok olmamasına imkan kalmadı. Bizim ustalarımız gitti, biz son nesil olarak kaldık. Yeniden buna merak saracak, bu işi yapacak eleman yok. Gençler daha basit, yorgunluğu olmayan işlere giriyorlar, daha iyi para kazanıyorlar. Onlar da haklı; sabah 8'de, 9'da işbaşı yapıyor, akşam 5'te paydos ediyor"
