Dışişleri Bakanı Moskova'ya gitti: Fidan’dan Putin ile kritik temas
Rusya’ya giden Fidan’ın çantasında Karadeniz’in güvenliği, Ukrayna savaşının sona erdirilmesi, Azerbaycan-Ermenistan barış süreci, Suriye, Lübnan gibi kritik dosyalar var.
- Görüşmelerde Ukrayna savaşı, Karadeniz'deki gerilim, Orta Doğu'daki çatışmalar ve enerji güvenliği gibi başlıklar öne çıktı.
- Fidan'ın, Türkiye'nin Ukrayna-Rusya savaşında kalıcı barış sağlanması yönündeki diplomatik çabalara bağlılığını ifade etmesi öngörülüyor.
- Karadeniz'deki artan gerilimin bölgesel ve küresel huzura tehdit oluşturduğuna ve son dönemdeki hadiselerin çok boyutlu riskler doğurduğuna işaret edildi.
- Görüşmelerde Suriye'ye destek, Lübnan'daki krizin sona erdirilmesi ve Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış sürecinin devamı gibi konular da ele alındı.
- Türkiye'nin ABD ile İran arasında kalıcı barışın tesisini desteklediği ve Hürmüz Boğazı'nda savaş öncesi duruma dönülmesi ile seyrüsefer serbestisinin muhafaza edilmesi gerektiği vurgulandı.
YEŞİM ERASLAN- Dünya krizlerle sarsılırken diplomasi trafiğinin yeni durağı Moskova. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Rus mevkidaşı Sergey Lavrov ile kritik görüşmeler gerçekleştirmek üzere Rusya’ya gitti.
Ukrayna savaşı, Karadeniz’de yükselen gerilim, Orta Doğu’daki çatışmalar ve enerji güvenliği başlıklarının öne çıkacağı temaslarda Türkiye’nin barış diplomasisi ve bölgesel istikrar vizyonu güçlü mesajlarla ortaya konulacak.
Fidan’ın, Türkiye’nin Ukrayna ile Rusya arasındaki savaşta kalıcı barışın sağlanmasına yönelik diplomatik çabalara bağlılığını ifade etmesi öngörülüyor.
Bakan Fidan’ın, ayrıca, Karadeniz’de artan gerilimin bölgesel ve küresel huzura tehdit oluşturduğuna, son dönemde meydana gelen hadiselerin çok boyutlu riskler doğurduğuna işaret etmesi bekleniyor.
Suriye’ye desteğin sürdürülmesi, Lübnan’da krizin sona erdirilmesi, Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış sürecinin devamı gibi konuların da masaya geleceği ifade ediliyor.
Fidan, ayrıca Türkiye’nin ABD ile İran arasında kalıcı barışın tesisini desteklediğini, Hürmüz Boğazı’nda savaş öncesi duruma dönülmesi ve seyrüsefer serbestisinin muhafaza edilmesi gerektiğinin altını çizecek.
