'Fay'dası yok geç kalınmış zamanın...
“Anadolu plakası her sene 2,5 santimetre kayıyor. Burada biriken enerji ne zaman açığa çıkacak bilmiyoruz. Ama olacağını ve gitgide de o sona yaklaştığımızı söyleyebilirim.”
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Halûk Özener, İstanbul’da beklenen depremin zamanı konusunda bir şey söylemenin mümkün olmadığını belirterek “Marmara’da bir tehlike yok, her şey geçmiştir de diyemem” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Halûk Özener, depremle ilgili çıkan spekülasyonlara ilişkin, Türkiye’nin deprem ülkesi olduğunun kabul edilmesi ancak kişilerin psikolojini de bozmaması gerektiğini belirtti.
Birçok bilim insanının 1999 depreminden sonra bir sonraki depremin Marmara Denizi’nde gerçekleşeceği konusunda hemfikir olduğunu dile getiren Özener, şunları söyledi:
Depremle ilgili tartışmalarının kamuoyu önünde yapılmasını hatalı ve yanlış buluyorum. Depremin kaç büyüklüğünde olacağı, ne zaman olacağı veya olmayacağı konularının halk önünde tartışılmaması gerektiğine inanıyorum. Anadolu plakası ortalama her sene 2,5 santimetre batıya doğru kayıyor. Burada bir enerji birikiyor ve bu enerji bir gün dışarı çıkacak. Ne zaman çıkacağını bilmiyoruz ama bir sona doğru yaklaşıyoruz. Ama bu sonun ne zaman geleceğini bilmiyoruz. Dolayısıyla her zaman bugün deprem olacakmış gibi hazır olmamız lazım. Aksi takdirde psikolojimiz çok çabuk bozulabiliyor. Ne zaman olacağını maalesef bilmiyoruz. Ama olacağını ve gitgide de o sona yaklaştığımızı söyleyebilirim. Ama zaman vermemiz mümkün değil.”
Özener, Marmara’da olacak bir veya birkaç depremin büyüklüğünün 7’nin üzerinde olacağının bilimsel olarak açıklandığını ifade ederek, “5,7’lik deprem oldu, artık Marmara’da bir tehlike yok, her şey geçmiştir” demenin gerçekçi olmadığını vurguladı.
120 YILDA 100 BİN KAYIP
Türkiye topraklarının yüzde 66’sı, nüfusun yüzde 71’i 1. ve 2. derece deprem bölgeleri içinde yer alıyor. 3. ve 4. derece deprem bölgeleri de dahil edildiğinde Türkiye topraklarının yüzde 92’si deprem tehlikesi altında bulunuyor. 1900’lü yıllardan bugüne Türkiye’de meydana gelen 77 büyük depremde 100 bin kişi öldü, 250 bin kişi yaralandı ve 600 binden fazla bina yıkıldı.
Bunun sebebi ülkemizin, yer kabuğunun çok hareketli olduğu alanların biri üzerinde bulunması... Güneyde yer alan Afrika levhası yılda 9 mm, Arabistan levhası ise yılda 19 mm hızla kuzeyde yer alan Avrasya levhasına doğru ilerler. Bu levhalar arasında yer alan Anadolu karası sürekli sıkışır. Arabistan levhasının daha hızlı hareket etmesinden dolayı Doğu Anadolu sürekli yükselir.
Avrasya ile Arabistan ve Afrika levhaları arasında sıkışan Türkiye arazisinde önemli ölçüde enerji birikir. Bu enerji de depremlerle açığa çıkar. Bu nedenle ülkemiz dünyada depremlerin sıklıkla görüldüğü arazilerden biridir.
