Hayatını memleketine adamış bir yiğido
TÜRK milletine olan aşkıyla siyasete giren merhum BBP?lideri Muhsin Yazıcıoğlu, 1980 darbesiyle hapis yattı, işkence gördü, ancak devletine küsmedi. Yazıcıoğlu; azmi, kararlılığı ve dik duruşuyla herkesin takdirini kazandı.
SunuşSivas'ın Şarkışla köyünde doğdu. O küçük köyde umutları ve hayalleri vardı. Yılmadı okudu. Küçük köyün büyük adamı oldu. Annesi gelenle gidenle para yolladı. O parayla üniversite okudu. Ama Türk milletine aşkı onu siyasete çağırdı. Siyasette mücadele dolu günler O'nu bekliyordu. Hapis yattı, işkence gördü ama devletine hiç sitem etmedi. Mamak zindanlarında 7,5 yıl çile doldurdu ama hiçbir zaman Allah'tan umudunu kesmedi. "Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum Durun kapanmayın pencerelerim Güneşimi kapatmayın Beton çok soğuk, üşüyorum" şiirini cezaevinde yazdı. Milli ve yerli sermayesiyle üreten ekonomiye sahip, refahını sağlamış bir Türkiye'yi hayal ediyordu. Bunun için tek başına da olsa seçimlerde Anadolu'yu karış karış geziyordu. "Bir defa olsun helikopterle gideyim, halkı bekletmeyeyim" dedi. Ama beklettiklerine kavuşamadan Kahramanmaraş Keş Dağı'nda elim bir kaza (!) sonucu düşen helikopterde onunla birlikte 5 kişi hayatını kaybetti. İşte bu yazı dizisinde O'nu anlatacağız; mücadelesini, azmini, kararlılığını, dik duruşunu Türk Milletine olan sevgini... Yani Muhsin Yazıcıoğlu'nu. (BG)
Yıl 2009. Türkiye yeni bir yerel seçimin daha arifesinde. Muhsin Yazıcıoğlu'nun başkanlığındaki BBP sınırlı bütçesi ile halka ulaşmaya çalışıyor. Meclis dışında olduğu için devletten yardım alamayan parti seçim çalışmalarını gönüldaşlarından gelen desteklerle sürdürüyor. Karlı bir kış günü Kahramanmaraş'ta büyük kalabalıklara hitap eden Yazıcıoğlu yanındaki 4 arkadaşıyla birlikte helikoptere binerek Yozgat'a uçmak üzere havalanıyor. Parti ilk defa helikopter kiralamış kısıtlı imkanlarını zorlayarak. Havalandıktan kısa bir süre sonra Yazıcıoğlu ve içinde İHA muhabiri İsmail Güneş'in de bulunduğu helikopter gökyüzünde kayboluyor. 47 saatlik bir arama neticesinde Keş Dağı zirvesinde parçalanmış helikopterin izine rastlanıyor. İlk raporlara göre; helikopter sis ve kar yüzünden dağa çarpıp düşüyor. Bu olay bir kaza mıydı yoksa suikast mı? Birçok şüpheler ortaya atıldı ama hala bugüne kadar devletin bütün imkanlarına rağmen kazanın üzerindeki sır perdesi bir türlü aralanamadı!
Biz de ölüm yıldönümünde Rahmetli Muhsin Başkanın hayat hikayesine kısaca bir göz atmak istedik. İşte küçük bir Anadolu köyünden Ankara'ya uzanan dönemde Yazıcıoğlu'nun mücadele dolu hayatı...
ŞARKIŞLA'DAN ANKARA'YA
1954 yılında Sivas'ta doğan Yazıcıoğlu, zorluklar altında tamamladığı ilk-orta ve lise öğreniminden sonra üniversiteyi kazanınca soluğu Ankara'da aldı. Geçimini tarımla sağlayan ailesi gelen gidenle cüzi de olsa para gönderiyordu ama Yazıcıoğlu kendi ayakları üzerinde durmaya çalışıyordu. Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde okurken bir yandan da halka hizmet edebilmek için çalışıyordu. 1972'de Ülkü Ocakları Genel Merkezi'nde görev yapmaya başladı. Sırasıyla Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcılığı ve Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı'nda bulundu. Yazıcıoğlu, 1978'de faaliyete geçen Ülkücü Gençlik Derneği'nin de kurucu Genel Başkanı oldu.
5 BUÇUK YIL HÜCREDE YATTI
Takvimin yaprakları 1980 yılının sonlarına geldiğinde Türkiye 12 Eylül 1980 darbesiyle sarsıldı. MHP'de Genel Başkan Müşavirliği görevinde bulunan Yazıcıoğlu, bu dönemde yaşanan Bahçelievler ve Kahramanmaraş katliamlarıyla suçlandı ve 5 yılı hücrede olmak üzere 7 buçuk yıl Mamak Cezaevinde hapis yattı. Bu süre içinde akıl almadık işkencelere tabi tutulan Yazıcıoğlu suçsuzluğu anlaşılınca beraat etti. Yazıcıoğlu helikopteri düştükten 47 saat sonra bulunması sonrasında gündeme gelen 'Üşüyorum' adlı şiirini de Mamak Cezaevinde yazdı.
SİYASETİN HEP İÇİNDE OLDU
Yazıcıoğlu, cezaevinden çıktıktan sonra, cezaevindeki ülkücüler ve onların ailelerine yardım amacıyla kurulan Sosyal Güvenlik ve Eğitim Vakfı'nın başkanlığını yaptı. 1987'de Milliyetçi Çalışma Partisi'ne girdi ve Genel Sekreter Yardımcılığı görevinde bulundu. 1991 Milletvekili Genel Seçimlerinde, Refah Partisi, Milliyetçi Çalışma Partisi ve Islahatçı Demokrasi Partisi'nin oluşturduğu ittifak bünyesinde milletvekili adayı olan Muhsin Yazıcıoğlu, Sivas'tan milletvekili seçildi.
Siyaset hayatında rahmetli Alparslan Türkeş'in hep yakınında duran Yazıcıoğlu DYP-SHP Koalisyon hükümetine güvenoyu sırasında partisiyle yol ayrımına geldi. Bu hükümete Türkeş 'evet' oyu verilmesini isterken SHP'deki DEP'liler nedeniyle Yazıcıoğlu 'hayır' oyu verecekti. Yazıcıoğlu "Efendim izin verin çıkayım" dedi. Türkeş kabul etmedi. Bunun üzerine Yazıcıoğlu, bir kâğıda milletvekilliğinden istifa dilekçesi yazdı. Türkeş çok sinirlenmişti. Dilekçeyi yırttı. Yazıcıoğlu ve üç arkadaşı genel kurul salonunu terk edince, kopma kaçınılmaz oldu.
BBP BÖYLE KURULDU
Yazıcıoğlu MHP'den kopan ülkücü arkadaşlarıyla birlikte herhangi bir partiye katılmak yerine Büyük Birlik Partisi'ni kurdu. Yazıcıoğlu, hep Türkiye sevdası ile çalıştı. Meydanlarda Türkiye hayalini "Fert başına düşen milli geliri 20 bin doları aşan, yasama, yürütme ve yargısıyla kaliteli demokrasiye; milli ve yerli sermayesiyle üreten ekonomiye sahip, güvenlik, özgürlük ve refahını sağlamış, bölgesinde güçlü ve müreffeh bir ülke olarak öncü olup kendi medeniyetini bütün dünyaya sunan bir Türkiye'yi hayal ediyorum" sözleriyle paylaşıyordu.
Üşüyorum
Bir coşku var içimde bugün kıpır kıpır
Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum
Gözlerim parke parke taş duvarlarda
Açılıyor hayal pencerelerim
Hafif bir rüzgar gibi süzülüyorum
Kekik kokulu koyaklardan aşarak
Güvercinler ülkesinde dolaşıyor
Bir çeşme başı arıyorum
Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp
Mis gibi nane kokuları arasında
Ruhumu dinlemek istiyorum
Zikre dalmış her şey
Güne gülümserken papatyalar
Dualar gibi yükselir ümitlerim
Güneşle kol kola kırlarda koşarak
Siz peygamber çiçekleri toplarken
Ben çeşme başında uzanmak istiyorum
Huzur dolu içimde
Ben sonsuzluğu düşünüyorum
Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum
Durun kapanmayın pencerelerim
Güneşimi kapatmayın
Beton çok soğuk, üşüyorum..
Muhsin YAZICIOĞLU
YARIN: Kaza mı suikast mı?
Bizi Takip Edin
YORUMLAR
