‘Hayır’ ile ‘hayr’ı karıştırıyorlar
“Hayatlarında hiçbir hayırlı iş yapmayanlar bir benzerlik üzerinden bu mübarek kavrama sarılıyor.”
İsmail Sonsuz ANKARA
Başbakan Binali Yıldırım, ana muhalefetin referandum kampanyasını “Hayır ile Hayr” arasındaki ses benzerliği üzerine kurduğunu belirterek, “Biri hayr, biri de hayır. Onlar ‘hayırcı’, biz ‘hayrcıyız’” dedi. Başbakan Yıldırım, ATO Congresium’da düzenlenen “AK Parti Ana Kademe İlçe Başkanları İstişare ve Değerlendirme Toplantısı”nda referandum sürecini değerlendirdi. Yıldırım özetle şunları kaydetti:
Onlar ‘hayır’ ile ‘hayr’ kelimelerini karıştırıyor. Hayatlarında hiçbir hayırlı iş yapmamış olanların sadece benzerlik sebebiyle bu mübarek kavrama bugünlerde nasıl sarıldıklarını görünce insanın gülesi mi geliyor, ağlaması mı geliyor bir türlü karar veremiyor...
Tüm hayatı hayırla geçenlere kalsa Türkiye bugün her biri iftihar kaynağımız olan eserlerin tamamından mahrum olurdu. Rahmetli Menderes’e ülkemize ilk kapsamlı kalkınma programını başlattığında attığı her adımda karşısına yine bu hayırcılar çıkmıştı. Türkiye o dönemde demokraside ve ekonomide ne kazandıysa milletimizin evetleri sayesinde elde etmiştir. Ardından rahmetli Erbakan, rahmetli Türkeş’in içinde yer aldıkları hükümetler kurulmuş o dönemde de milletimizin teşvik ve desteğiyle çok önemli işler yapılmıştır. Mesela bugün artık adı 15 Temmuz Şehitler Köprüsü olan Boğaziçi Köprüsü inşa edilirken, aynı çevreler var güçleriyle hayır kampanyası düzenlemiştir. Rahmetli Özal’ın da bu zihniyetlerden çok çektiğini biliyoruz. Aslında istemezükcülüğün ülkemizde kökleri çok eskidir. Ama hiçbiri Türkiye’nin, bizim hükümetlerimiz döneminde geçirdiği son 14 yıl kadar tutarsız olmamıştır.
Türkiye monarşiyle yönetilseydi, biz buna karşılık demokratik bir sistem teklif etseydik emin olun bunların tamamı kralcı ve kraliçeci olurlardı. Cumhura, cumhurun tercihlerine saygısı olmayanların cumhuriyetçiliği de yalandan başka bir şey değildir. Millete ‘bidon kafalılar’, ‘göbeğini kaşıyan adam’a kadar her türlü hakareti yapanlar, kendi oyunu milletin oyuyla bir görmekten hicap duyan bu zihniyet ne cumhuriyetçi olabilir ne de demokrat olabilir. Bunlar dillerinden bu kavramları eksik etmeyen ama bir zaman hayranı oldukları faşist yöntemlerin hayaliyle yanıp tutuşan ikiyüzlülerdir. AK Parti’nin son 14 yılını şöyle bir gözden geçirdiğimizde karşımıza çıkan manzaranın dahi tek başına anayasa değişikliğine neden ‘Evet’ denmesi gerektiğini gösterecektir.
