İkiyüzlü Avrupa! AP'nin kararına tepki yükseldi: Katledilen Türklerin kanı kurumadı
Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nde Türkiye’ye yönelik olumlu mesajlar veren Avrupa, toplantının hemen ardından Kıbrıs konusunda tartışmalı bir karara imza attı. Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye’yi suçlayan kararına Kıbrıs Türklerinden sert tepki geldi.
- TMT Mücahitler Derneği Başkanı Celal Bayar, AP'nin kararını hangi verilere dayandırdığını açıklaması gerektiğini belirtti ve 1955-1974 yılları arasında 1998 kadın, çocuk ve yaşlı sivilin katledildiğine dair belgelerinin olduğunu söyledi.
- Bayar, 1974'te Türkiye'nin müdahalesinin nedeninin katliamların dayanılmaz hale gelmesi olduğunu ve Taşkent Katliamı gibi olayların incelenmesinin gerçeği anlamaya yeteceğini ifade etti.
- Cumhurbaşkanı eski danışmanlarından Özer Kanlı, AP kararını "çifte standart" olarak nitelendirerek, İngiltere'nin bu süreçteki rolüne ve kalıcı çözüm istememesine dikkat çekti.
- Kanlı, Annan Planı'nı yazan ve Rumlara reddettirenlerin İngilizler olduğunu savunarak, soykırım iftirasının arkasında İsrail'in de etkili olduğunu iddia etti.
- Millî Mücadele Vakfı Başkanı Aziz Gülbahar, 1974 Barış Harekâtı'nın Kıbrıs Türklerini ve Rumların önemli bir bölümünü EOKA'nın saldırılarından kurtardığını belirtti ve AP kararını "kepazelik örneği" olarak niteledi.
TMT Mücahitler Derneği Başkanı Celal Bayar “AP’nin bu kararı hangi verilere dayanarak aldığını açıklaması gerekir. 1955-1974 yılları arasında 1998 kadın, çocuk ve yaşlı sivilin katledildiğine dair belgeler elimizde. Yüzlerce Türk’ün akıbeti ise hâlâ belirsiz. Böyle bir tabloda Türkleri soykırımla suçlamak tarihe ve insan onuruna ihanettir” dedi.
Türkiye’nin 1974’te katliamlar dayanılmaz hâle geldiği için müdahale ettiğini belirten Bayar “Yoksa Ada’da Türkten eser kalmayacaktı. AP’ye çağrım, sadece Taşkent Katliamı’nı raporlaştırsın. Bir okula kapatılan çoğu çocuk 82 Türk’ün nasıl katledildiğini görmeleri bile gerçeği anlamaya yeter. Türklerin henüz kanı kurumadı. Türkler 103 köyde ağır bedeller ödedi, 60 bin kişi sürgün yaşadı. EOKA’nın kendi iç çatışmalarını bile Türklere mal etmeleri büyük skandal. Makarios’un dahi bunu BM’ye taşıdığı ortadayken, Avrupa’nın 50 yıl sonra bu gerçekleri çarpıtması kabul edilemez” ifadelerini kullandı.
KENDİ YOLUMUZA BAKIYORUZ
Cumhurbaşkanı eski danışmanlarından Özer Kanlı, Avrupa Parlamentosu’nun kararını “çifte standart” olarak nitelendirerek “Henüz iki gün önce NATO’da Türkiye hakkında farklı söylemler kullanılırken, AP’de bambaşka bir Avrupa görüyoruz. Fransa ve Almanya Rumların arkasına saklanıyor, bu sürecin merkezinde ise İngiltere var” dedi.
İngiltere’nin Kıbrıs’ta kalıcı çözüm istemediğini savunan Kanlı, “Çünkü böyle bir durumda İngiliz üsleri tartışmaya açılacak. Annan Planı’nı yazan da Rumlara reddettiren de İngilizlerdi. Bu soykırım iftirasının arkasındaki etkenlerden biri de İsrail’dir. Ankara’daki NATO Zirvesi’nde Türkiye’nin uluslararası konumu güçlendi. 1974 öncesinde soykırıma uğrayan bizdik, Rumlar değil. Artık AB’ye değil, kendi yolumuza bakıyoruz” ifadelerini kullandı.
Kıbrıs’a doğal gaz çıkarması! Türkiye ile KKTC, Akdeniz’in altından boru hattı ile bağlanacak
Millî Mücadele Vakfı Başkanı Aziz Gülbahar da 1974 Barış Harekâtı’nın yalnızca Kıbrıs Türklerini değil, Rumların önemli bir bölümünü de EOKA’nın katliam ve saldırılarından kurtardığını belirterek, “O gün yok edilmek istenen bizdik” dedi.
Avrupa Parlamentosu’nun katliam ve soykırım arıyorsa Binbaşı Nihat İlhan’ın eşi ve çocuklarının öldürülmesini, 1974’te Muratağa, Atlılar, Sandallar ve Taşkent’te bebekler dahil Kıbrıs Türklerinin toplu mezarlara gömülmesini incelemesi gerektiğini söyleyen Gülbahar, “AP kararı tam bir kepazelik örneği ve yok hükmündedir. Ana vatan Türkiye ile KKTC, egemenliğine ve millî değerlerine sahip çıkmayı sürdürecektir” ifadelerini kullandı.
