İran'a Türkiye modeli! Krizin çözümünde en kritik rolü Ankara üstleniyor
Kafkassam Başkanı Prof. Dr. Hasan Oktay, ABD ile gerilim yaşayan Tahran rejiminin yapısında ciddi değişimler olacağına dikkat çekerek, yeni rejim şekli olarak Türkiye modelinin gündemde olduğunu söyledi
- İran lideri Ali Hamaney'e olağanüstü koruma tedbirleri uygulandı ve yerin 90-100 metre altında 19 sığınak hazırlandı.
- Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve ABD Başkanı Donald Trump'ı telekonferans yoluyla görüştürdü.
- Rusya ve Çin, İran'a yüzlerce uçakla stratejik silah sevk ediyor ve İran'ı ABD için bir bataklık haline getirmek istiyorlar.
- İran rejimında ciddi değişimler olabilir, Pakistan modeli veya Türk örneği benimsenebilir.
- Velayet-i fakih müessesi kaldırılacak ve Devrim Muhafızları Ordusu feshedilebilir.
- Hamaney'in Türkiye'ye getirilmesi konuşulan konular arasında.
YILMAZ BİLGEN - Türk dış politika pratiği İran krizinin seyrini değiştirdi. Amerikan müdahalesi ile ilgili belirsizlik devam ederken Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro benzeri bir operasyona karşı İran lideri Ali Hamaney’e olağanüstü koruma tedbirleri uygulanmaya başladı. Gazetemize konuşan İran kaynakları, Hamaney için yerin 90-100 metre altında 19 sığınak hazırlandığını söyledi.
Kafkassam Başkanı Prof. Dr. Hasan Oktay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve ABD Başkanı Donald Trump’ı telekonferans yöntemi ile görüştürdüğünü söyledi. İran’ın geleceği ile ilgili en kritik rolü Ankara’nın üstlendiğini belirten Oktay, şunları kaydetti:
ABD basını yazdı: ABD ve İran, Türkiye'de bir araya gelecek
ABD BATAĞA ÇEKİLİYOR
Ankara, bu sürecin belirleyici aktörü olarak krizi kendi projeksiyonu ölçeğinde ciddi manada şekillendiriyor. Rusya ve Çin, İran’a yüzlerce uçakla stratejik silah sevk etti. Füzelerle bir tür Çin Seddi inşa ediyorlar. İran’ı ABD için büyük bir bataklık hâline getirmenin hesaplarını yapıyorlar. ABD savaş gemilerine sürpriz saldırı hazırlıkları var. İran’ı ABD için Rusya'ya hazırlanan Ukrayna bataklığına benzer bir saha hâline getirmek istiyorlar. Ankara ise tehlikenin Türkiye, bölge ve küresel risk analizlerini doğru bir biçimde yapabilen güç niteliği taşıyor. Katar ile birlikte olayın seyrini değiştiren tarihî hamleler yaptık. Bu süreci kaos eksenli körükleyen tek güç ise İsrail. Şu ana kadar istedikleri olmadı. Bu nedenle yeni Epistein dosyaları dolaşıma girdi. Netanyahu şu anki durumda vazgeçilen figür. Yine PKK merkezli Kürdistan projesi de geri plana atıldı. Açık bir biçimde jeopolitik erozyon yaşıyoruz.
Prof. Dr. Oktay, İran’da rejimin yapısında ciddi değişim yaşanacağına dikkat çekerek “Yeni rejim şekli Pakistan modeli mi yoksa Türk örneği mi olacak bu tartışılıyor. Velayet-i fakih müessesi kaldırılacak ve Devrim Muhafızları Ordusu feshedilecek. Bir diğer çarpıcı iddia ise Hamaney’in Türkiye’ye getirilmesi konuşulan konular arasında” diye konuştu.
YIĞINAK, MÜZAKERE İÇİN DEĞİL
Güvenlik Uzmanı Prof. Dr. Ali Gürson ise Trump’ın açık bir psikolojik harp yürüttüğünü, “İran rejimini teslim ol ya da savaş” noktasına zorladığını söyledi. Amerikan’ın harp stratejisinin İranlı yöneticilere bir tür “Saddam ya da Kaddafi akıbetini seçin” korkusundan ibaret olduğunu kaydeden Prof. Dr. Gürson “Bu yığınak cehennem ateşine dönüşebilir. Türkiye bu ateşten derin etkilenir ve bu senaryo da ortaya çıkacak tablo ne Irak ne Mısır ne de Suriye ile kıyaslanabilir. Trump, İran’a kabul edilebilir şartlar öne sürmüyor. ‘Diz çök ya da teslim ol’ denkleminden ibaret bir manzara var. Kişisel fikrim bu yığınak müzakere baskısından ibaret değil. Netanyahu’nun tek şansı bu savaş. Diğer yandan Rusya ve Çin’den İran’a olağanüstü destek var. Pehlevi projesinin İsrail güdümlü olduğunu Ankara gördü ve buna göre pozisyon aldı. Bu süreçte güçlü bir sınır koruma tahkimatı yapmak zorundayız” diye konuştu.
