İzlanda'dan Kazakistan'a kadar müşterisi var! Bursa'daki bu atölyenin işi şaşırtıyor
Bursa’da ustaların el emeğiyle restore edilen klasik otomobil ve otobüsler, yeniden yollara çıkmak için gün sayıyor. Türkiye’de örneği bulunmayan, dünyada ise sayılı sayıda kalan Mercedes 3500, Setra S6, Neoplan ve Magirus 714 gibi nadir araçlar, yurt dışından Bursa’ya getiriliyor. Titiz restorasyon sürecinin ardından adeta sıfırdan üretilen araçlar, İzlanda’dan Güney Afrika’ya, İspanya’dan Kazakistan’a kadar dünyanın farklı ülkelerine gönderiliyor.
Klasik araç tutkusu çocukluk yıllarına dayanan Hikmet Sungur, bu merakının zamanla restorasyon işine dönüştüğünü belirtti. 1960 doğumlu olduğunu söyleyen Sungur, “Gençliğimizde klasik minibüslerle büyüdük. Ehliyetimi de klasik bir minibüsle aldım. Çocukluğum onlarla geçti. Sonra askerlik dönemine geldik, otobüs dönemi başladı” ifadelerini kullandı.
Klasik otobüslere ilgi duyanların oluşturduğu grubun zaman içinde büyüdüğünü anlatan Sungur, insanların bu araçlara gösterdiği ilgiyi görünce restorasyon çalışmalarına yöneldiklerini söyledi. Sungur, “Klasik otobüslere değer veren güzel bir grubumuz var. Onlarla etkinlikler yapmaya başladıktan sonra baktık ki insanların gerçekten ilgisi çok fazla. Biz de onlara yöneldik, restorasyonlarına yöneldik. Parça teminini yapmaya başladık” dedi.
Bursa’daki atölyelerde şu anda çok sayıda nadir modelin restorasyonunun sürdüğünü aktaran Sungur, “Mercedes 3500 var, burunlu. Setra S6 var, Neoplan var, Magirus 714 var. Yine Mercedes Avrupa 66 model bir arabamız var, 132’miz var. Bunlar şu anda iki atölyede restorasyonda” diye konuştu. Türkiye’de bulunmayan bazı araçların doğrudan yurt dışından getirildiğini belirten Sungur, “3500 Türkiye’de yok zaten bildiğim kadarıyla. Setra S6 da yok. Onlar hep yurt dışından geliyorlar. Yurt dışından gelip burada restore edilip tekrar oraya gidiyorlar” ifadelerini kullandı.
70-80 KİŞİLİK EKİPLE ÇALIŞIYORLAR
Restorasyon çalışmalarının yalnızca otomobil ve otobüslerle sınırlı olmadığını belirten Samet Akman ise yaklaşık 70-80 kişilik bir ekiple çalıştıklarını söyledi. Bursa’nın karoser alanında köklü bir geçmişe sahip olduğunu ifade eden Akman, “Bizim firma olarak yapamayacağımız herhangi bir araç yok. Hayallerinizi anlatın, biz yapalım. Karavandır, başka bir araçtır... Restore ile ilgili yapamayacağımız hiçbir şey yok. Çok güçlü bir ekibe sahibiz” dedi.
3-4 MİLYON LİRAYI BULUYOR
Klasik araçların yeniden ayağa kaldırılmasında el işçiliğinin belirleyici olduğunu vurgulayan Akman, ortaya çıkan maliyetin de çalışmanın niteliğine göre milyonlarca lirayı bulduğunu söyledi. “Bu araçların bütün özelliği burada, bunların hepsi el işçiliği. El işçiliğinin zaten fiyatı yok” diyen Akman, bir aracın restorasyonunun 3-4 milyon lirayı bulabildiğini belirtti. Bir Mercedes’in çamurluğu için iki kişinin 15 gün boyunca çalıştığını anlatan Akman, “Bir tane çamurluğunu yaparken iki kişi tam 15 gün uğraştık” dedi.
İZLANDA'DAN GÜNEY AFRİKA'YA...
Bursa’daki ustaların yaptığı restorasyonlar dünyanın farklı noktalarından da talep görüyor. Hırvatistan, Moldova, Almanya ve İngiltere’de bekleyen araçlarının bulunduğunu söyleyen Akman, müşteri portföylerinin oldukça geniş olduğunu belirtti. Akman, “İzlanda’dan Güney Afrika’ya kadar, İspanya’dan Kazakistan’a kadar hangi ülkede diyorsanız müşterimiz var” ifadelerini kullandı. Restore edilen araçların teslimattan önce kendileri tarafından test edildiğini de aktaran Akman, trafiğe çıktıklarında vatandaşların araçlara yoğun ilgi gösterdiğini söyledi.
Sektördeki en büyük sorunlardan birinin ise yeni usta ve çırak yetişmemesi olduğunu belirten Sungur, klasik araç restorasyonunda yılların deneyimine sahip ustaların büyük önem taşıdığını vurguladı. “Yeni çırak yetişmiyor bir kere. Geriden gelen çırak yok. Sekiz yıllık eğitim başladıktan sonra açıkçası sanayide çırak bulmakta zorlanıyor insanlar” diyen Sungur, Bursa’nın bu alanda önemli ustalara sahip olduğunu ifade etti. Sungur, “Şu an bu işi yapan gerçek ustalar gerçekten el öpülesi ustalar. Hani derler ya, saçtan insan yaparlar; öyle ustalarımız var. Bursa’da özellikle o konuda çok şanslıyız. Ama dediğim gibi geriden gelen yeni nesil yok” sözleriyle mesleğin geleceğine dikkat çekti.
