Masai Mara'ya doktor gelmiş...
Serengeti, Masai Mara, Savana... Eminim ki hepsini benden daha iyi tanıyorsunuz.
OSMAN SAĞIRLIZira belgeselciler buradaki aslanların, kaplanların bilmem kaç kuşak yavrularına kadar hepimize ezberlettiler. Ancak hayvanlardan çok oradaki Masai kabilesini merak ediyorum. Hani şu kulağı delik, boynu halkalı, uzun boylu kırmızılı adamlar. Oldu bitti onlarla tanışmak isiyorum. İşte fırsat... İHH'dan Adem Kalaycı ile Zanzibar'dan pırpır bir uçağa biniyoruz. İkibuçuk saat süren yolculuk sonrasında İHH'nın bakımını üstlendiği Arusha'daki otuz yetim çocukla buluşacağız. Aralarında Masailer de varmış.
Tanzanya ekvatorun güneyinde olduğu için bol yağmurlu bir sonbahar mevsimi yaşıyor. Denizler, düzlükler, nehirler aşıyoruz. Uçağın her buluta giriş çıkışta yaşattığı sarsıntı Afrika'nın 5.895 metre yüksekliğindeki Kilimanjero Dağı ile burun buruna geldiğimizde hatırı sayılır bir final yapıyor. Başım fır fır dönüyor. Alanda bekleyen Cuma, yetimlere sağlık taraması yapılacağını ve bizi beklediklerini söylüyor. Masailerin olduğu Monduli köyüne doğru yola çıkıyoruz...
Düzlük bir alanda üzeri otlarla kaplı daire şeklinde sıra sıra onlarca toprak evin olduğu köye varıyoruz. Elleri çubuklu kırmızı elbiseli Masailer toplantı halinde... İki haftadır süren yağışlar sebebiyle bazı evlerin çatıları çökmüş... Kabile reisleri fotoğraflarının çekilmesine tepki gösterecek gibi oluyor, Cuma'nın telkinleri ile engel aşılıyor.
SEN FAKİRSİN
Halka şeklinde toplanan Masailer tek tek ortaya çıkıp bir şeyler anlatıyor. Diğerleri ellerindeki çubukları ara ara havaya kaldırıp karşılık veriyor. Maa dilini konuştuklarından hiç birşey anlamıyorum. Beni de aralarına davet ediyorlar. Bir işaretle küçük bir çocuk geliyor. Onun aracılığıyla seri sorular başlıyor...
Nereden geldin?
-Türkiye
Orası buraya ne kadar uzak?
-Avrupa ile Asya'nın ortasında
Evli misin?
-Evet
Kaç tane?
-Bir
Aoooaaaaaooo
Adamlar transa geçiyor neredeyse
Niye senin sığırın yok mu?
-Yok
O zaman sen fakirsin. Zengin olsaydın birkaç eşin olurdu!
.....
Adamların zenginlik ölçüsü sığır... Onlar için sığır her şeyden önemli. Tabletimden Türkiye'den bazı fotoğraflar gösteriyorum, hayran kalıyorlar. Türkiye'de iyi sığır yetiştirilebileceği kanaatine varıyorlar...
Dünya üzerinde sadece Tanzanya ve Kenya'daki Masai Mara bölgesinde yaşayan bu kabilenin nüfusu bir milyon kadar... Masailer Engai adını verdikleri çift doğası olan tek bir tanrıya inanıyormuş. Engai Narok (Siyah Tanrı) yardımsevermiş. Engai Nanyokie (kırmızı Tanrı) ise cezalandırıcıymış. Sohbet uzadıkça uzuyor.... Bana da hangi dine mensup olduğumu soruyorlar. Müslüman olduğumu öğrendiklerinde ise mesele yine evlilik konusuna geliyor. "Bizim buraya bazı hıristiyanlar geliyor. Bize inek ve para veriyorlar. 'Hıristiyan olun' diyorlar. Fakat bir eşimizin olmasını istiyorlar. Sizde dörde kadar izin varmış. Sizin dininiz güzel" diye espri yapıyorlar...
DOKTOR BU NE?
Köy meydanında kurulan iki masanın etrafına toplanan doktorlar sağlık taramasına başlıyor.... Sağlık kontrolüne Masaailerin yaşlılarından başlıyorlar. Cuma bu kabilenin doktora gitmediğini yerel bitkilerle tedavi olduklarını anlatıyor, "Senin için ilginç görüntüler olabilir" diye ikaz ediyor.
Gerçekten de öyle oluyor. Doktor koltuk alından ateşini ölçmek istediği yaşlı Masai'ye termometreyi uzatıyor. Alıp heybesine atıyor. Tansiyonu ölçülen yaşlı kadın gülme krizine giriyor. Verilen haplar uzun uzun inceleniyor... Kan alınan çocuklar ortalığı yakıp yıkıyor. Masailer ellerindeki sopalarla doktorları ablukaya alıyor.... Bir şenliktir gidiyor...
Masailerin 11 yetim çocuğu da orada... Onlar da sağlık taramasından geçiriliyor. Çoğunda yüksek ateş ve malarya var...
Akşama doğru taramalar bitiyor. İHH'nın yetim çocuklara yardımcı olmasından dolayı Müslüman olan bazı Masailer, bizim gelişimizi kutlamak için dans edeceklerini söylüyor. Zıplama dansı "adumu" adı verilen bu tören için ayaklarında kamyon lastiğinden yapılma sandaleti olan 30-35 erkek meydanda toplanıyor. Kadınlar ve çocuklar kenardan izliyor... Koro halinde çıkardıkları tuhaf sesler eşliğinde ellerindeki çubukları yere vurarak atlayıp zıplamaya başlıyorlar. Yerden bir metre kadar yukarı atlayanlar el kol hareketleri yaparak geri dönüyor.... En yükseğe zıplayan erkek grubun en güçlüsü anlamına geliyormuş. Hepsi birbirinden güçlüymüş.... Bayağı kaynaşıp fotoğraf alıyoruz, teşekkür faslından sonra evlerini gezdirip bizi köyden uğurluyorlar...
BEYAZ ÇİLE
Albino ise kes gitsin
Tanzanya'ya aslında Afrika'nın en ilginç inançları olan ülkesi diyebiliriz.... Haliyle farklı inançların beraberinde getirdiği birçok sapık ve insanlık dışı uygulamalar da oldukça fazla.... En dikkat çekeni büyücüler ve mağdur ettikleri albinolar...
Büyücülere göre albinolar birer şeytan ve eğer bir yerde işler yolunda gitmiyorsa bunun sebebi albinolar... Dolayısıyla bir dileğinin olmasını kişi mutlaka bir albinonun kolunu, bacağını kesmeli... Hatta dileği büyükse bir albinoyu öldürmeli...
Hal böyle olunca 180 bini varan sayıları ile dünyadaki en fazla albino nüfusuna sahip Tanzanya'da bir katliam furyası başlamış... Organları 2 bin dolara kadar büyücüler tarafından satın alınan albinolardan geçen seneye kadar 87'sinin öldürüldüğü kayıtlara geçmiş. Kolları, bacakları kesilenler ise, vehametin bir başka boyutu...
Albino olan çocukların birçoğu ailesi tarafından reddedilmiş... Devlet bunun üzerine batılı ülkelerin destekleriyle Tanzanya genelinde albino kampları kurup çocukları buralarda toplamaya başlamış. Türkiye de Darüsselam'daki büyükelçilik aracılığıyla 500 albino çocuk için şu an bir köy kuruyor.
Gündüz güneş, gece ise büyücülerin korkusu ile sokağa dahi çıkamayan albinolar için İHH Afrika Koordinatörlüğü kalıcı projeler üzerinde çalışıyor.
Albinizim nedir?
Genetik olan albinizm vücutta doğuştan melanin pigmentlerinin yokluğuna deniyor. Beyaz saçlı, çok açık renk gözlü bebekler adeta saydam renkte bir vücutla doğuyor. Bunun yanı sıra melanin eksikliği gözlerin uzun mesafeyi görmesini ve odaklanmayı imkansız kılıyor.
Albinolar, büyücüler tarafından şeytan ilan edildiğinden bu yana onlara hayat hakkı yok. Görüldükleri yerde öldürülüyorlar
Mobil Bijuteri
Masai kadınları süslenecek bir şey gördü mü asla dayanamaz. Tesbih, anahtar, boncuk ne bulursa boynuna, kulağına takar.
Otur beyaz adam
Savasçı bir kabile olan Masailer sanıldığının aksine çok sıcakkanlı. Frekansı tutturabilirseniz saatlerce sohbet edersiniz .
Savasçı bir kabile olan Masailer sanıldığının aksine çok sıcakkanlı. Frekansı tutturabilirseniz saatlerce sohbet edersiniz .
Bizi Takip Edin
YORUMLAR
ÖNE ÇIKANLAR
