Okul bahçesinde çenesi demire saplanmıştı! İhmal davasında bilirkişi raporu çıktı
Çanakkale’de özel kolejde çenesi demir saplanan ve yüz dokusunun büyük bir kısmı kopan 10 yaşındaki çocuğun davasında bilirkişi raporu okundu. Raporda hangi görevlilerin ihmali olup olmadığı tek tek açıklanırken, aile ihmali olanların cezalandırılmasını istedi.
- 7 yaşındaki Kuzey Yiğit Kılıç, okul bahçesinde çit demirine saplanarak ağır yaralanması üzerine açılan ihmal davasının 2. duruşmasında bilirkişi raporu okundu.
- Bilirkişi raporu, olayın teknik bir "iş kazası" olmadığını ancak çocukların öngörülebilir davranışları nedeniyle önlenebilir bir okul kazası olduğunu belirtti.
- Raporda Kampüs Müdürü "ağır özensiz davranış", İlkokul Müdürü "orta düzeyde özensizlik" ve Bahçe Nöbetçisi "hafif özensiz davranış" ile sorumlu tutuldu.
- İSG uzmanı ve iş yeri hekiminin teknik bir ihmalinin olmadığı ifade edildi.
- Sanıklar suçlamaları kabul etmezken, Kuzey'in ailesi şikayetlerinin devam ettiğini ve sanıkların cezalandırılmasını talep etti.
- Duruşma, 4 Mayıs'a ertelendi.
Çanakkale’de 3 yıl önce özel bir kolejde okul bahçesinde oynayan 7 yaşındaki Kuzey Yiğit Kılıç, dik duran çit demirlerine tırmanmış, ayağının kayması sonucu demir çenesine saplanmış ve dudağından çenesine kadar olan doku kopmuştu.
BİLİRKİŞİ RAPORU OKUNDU
Korkunç olay sonrasında aile, okul yönetimine ihmal davası açmıştı. Davanın 2'nci duruşması Biga 2'nci Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü. Mahkemede bilirkişi raporu da okundu.
“TEKNİK İŞ KAZASI DEĞİL”
Raporun sonuç kısmında “Meydana gelen olay, 7 yaşındaki Kuzey Kılıç'ın teneffüs sırasında panel tel çite tırmanıp üstteki sivri tel çıkıntılarına takılması sonucu alt çene ve dudakta ağır doku kaybı ile sonuçlanan bir okul kazasıdır. Mağdur öğrenci sigortalı çalışan olmadığından, olay 5510 ve 6331 anlamında teknik "iş kazası" değildir, ancak çocuk yaşı, çit yapısı ve çocukların öngörülebilir oyun davranışları birlikte değerlendirildiğinde öngörülebilir” denildi.
Kazanın önlenebilir nitelikte olduğu vurgulanan raporda Kampüs Müdürü Musa Çetin için “Tutumunun "ağır özensiz davranış" olarak nitelendirilebileceği kanaatine varılmıştır” denildi.
İlkokul müdürü Emine Girgin için “Küçük yaş grubu öğrenciler için güvenli fiziksel çevreyi sağlamakla görevli olup panel çitin üst kısmındaki sabit tehlikeyi görüp gidermede yeterince proaktif davranmadığı, özensiz davranışlarda bulunduğu, bu özensizliğin orta düzeyde olduğu değerlendirilmiştir” denildi.
Bahçe nöbetçisi Atakan Değirmenci’nin “hafif özensiz davrandığı”, İSG uzmanı Habibe Yılmaz ve iş yeri hekimi Hasan Aktoprak’ın “bir teknik ihmal veya özen yükümlülüğüne aykırı davranmadıkları” belirtildi.
“AYKIRI BİR TUTUM YOK”
Dehşeti yaşayan Kuzey Yiğit Kılıç, hakkında ise raporda şöyle denildi:
Olay tarihinde yaklaşık 7 yaşında olup ilkokul çağında, tehlikeyi öngörme ve kendini koruma kapasitesi sınırlı, korunmaya muhtaç bir yaş grubundadır. Teneffüste oyun ve merak duygusuyla çite tırmanma davranışı, bu yaş grubu çocuklarda pedagojik ve pratik olarak öngörülebilir tipik bir çocuk davranışı olup, bu olay özelinde özen yükümlülüğüne aykırı bir tutum veya kusur atfedilmesi teknik olarak uygun bulunmamıştır.
“ÖĞRENCİLER GÖREV TANIMIMIZ İÇERİSİNDE YOK”
İSG Uzmanı Habibe Yılmaz, suçlamayı kabul etmeyerek kendini şöyle savundu:
Benim görev tanımımın içerisinde çalışanlar bulunmaktadır. Öğrenciler bizim görev ve mesleki tanımımız içerisinde yoktur. Firmalar da bizimle anlaşma yaparken çalışan sayısı üzerinden anlaşma yapar. Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Yaralanan çocuk mağdur okul öğrencisidir. Bu bir somut olayda meydana gelen hadise bir iş kazası değildir. Bilirkişi raporu da bu beyanlarımı doğrular niteliktedir.
“BU KAZA KÖR NOKTADA OLMUŞ”
Bahçe Nöbetçisi Atakan Değirmenci savunmasında, şöyle konuştu:
Beden eğitimi öğretmeni olarak çalışmaktaydım. Aynı zamanda bahçe nöbetçisi idim. Ben bahçede nöbetçi olduğum esnada genellikle yürürüm ve etrafa bakınırım. Bu kaza ise kör noktada olmuş. Ben, bana öğrencilerin, öğretmenim bir çocuk düştü diye yanıma gelince kazayı öğrendim. Bana uzaktan seslendiler. Hemen oraya gittiğimde mağdur çocuğun kanlar içerisinde olduğunu gördüm. Dokunun düştüğünü de gördüm. Ben hemen etraftaki öğrencileri olay yerinden uzaklaştırdım ve mağdur çocuğa yardım ettim. Ben bu kazada kusurlu olduğumu düşünmüyorum. Bilirkişi raporunda hafif özensiz davrandığım belirtilmiş fakat ben üzerime düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmiştim. Olay günü bahçede 1 tane nöbetçi öğretmen vardı o da benim.
Kampüs Müdürü Musa Çetin ise “Biz bu çitleri 2019 yılında okulun açıldığı esnada yaptırdık. Çit yüksekliğinin 1.6 metre olduğunu biliyorum. Biz Biga da bir firmaya yaptırdık. İş sağlığı ve güvenliği uzmanları tarafından tarafımıza herhangi bir çitlerin zarar verebileceği yönünde bildirimde bulunulmadı. Biz okulun açıldığı 2019 yılında MEB tarafından denetlendik. Bize uygunluk verildi. Çitlerle alakalı herhangi bir bildirimde bulunulmadı. Ben 26 yıllık devlet tecrübesine sahibim, eski okullarımda da çitler bu şekilde idi. Ben bilirkişi raporunu dün incelediğimde 2023 yılının Mart ve Mayıs aylarında çitlerle alakalı olarak 2 adet uyarı olduğunu gördüm. Ben bu uyarıların sonradan deftere yazıldığını düşünüyorum çünkü böyle bir uyarı olsaydı bu tarafıma iletilirdi ben de gerekli önlemleri alırdım” dedi.
Kazayı yaşayan Kuzey Yiğit Kılıç'ın babası Sinan Kılıç, kolejde denetim olmadığını belirterek “Şu aşamada sanıklardan hala şikayetçiyiz” dedi. Anne Melek Şen ise, "Bir önceki beyanlarımızı aynen tekrar ederiz. Sanıklardan halen şikayetçiyiz. Cezalandırılmalarını talep ediyorum" dedi.
Duruşma 4 Mayıs'a ertelendi.
