Karagöz sahnede küllerinden doğdu! Sanatçılar çoğalıyor, yeni oyunlar yazılıyor
Geleneksel tiyatronun vazgeçilmezi Karagöz, tekrar rağbet görmeye başladı. Kayıtlı Karagöz sanatçılarının sayısı bu yıl 79’a yükseldi. Ancak Karagöz camiasında bir “maskot tartışması” yaşanıyor ve bunun için bir hukuki düzenleme gündemde.
- Karagöz, 2009 yılında UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi'ne dâhil edilmiştir.
- 2000'lerde birkaç ustanın anıldığı Karagöz sanatçılığı alanında, 2026 itibarıyla kayıtlı sanatçı sayısı 79'a, miras taşıyıcısı sayısı ise 148'e ulaşmıştır.
- Karagöz sanatçıları, yeni oyunlar ve konsept çalışmalarla geleneği güncelleyerek değerleri anlatmaya devam etmektedir.
- Karagöz, Osmanlı döneminden beri Ramazan ayının önemli geleneklerinden biri olarak kabul edilmektedir.
- Kültür ve Turizm Bakanlığı, Karagöz'ün kültürel miras olarak korunması amacıyla maskot karakterlere dönüştürülmesini engelleyecek bir hukuki çalışma hazırlığındadır.
MURAT ÖZTEKİN - Osmanlıdaki tiyatro geleneğinin mühim bir unsuru olan Karagöz, âdeta küllerinden doğuyor… Çeşitli sebeplerle geçtiğimiz asırda gözden düşen gölge oyunu, 2009’da UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi’ne dâhil edildi.
Bu tarihten sonra atılan adımlar ve değişen bakış açısı sayesinde Türkiye’de Karagöz’e olan rağbet arttı. 2000’lerde birkaç ustanın adı anılırken 2026 yılı itibarıyla kayıtlı Karagöz sanatçılarının sayısı 79’a, geleneksel tiyatro sahasında kayıtlı miras taşıyıcısı sayısı 148’e ulaştı. Öğrenci sayısı da giderek artıyor. Bu hususta Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültürel Miras ve Etkinlikler Müdürlüğünün faaliyetleri de dikkati çekiyor. Karagözcülere yenileri ekleniyor ve yeni oyunlar doğuyor.
“YEDİ KİŞİYE İCAZET VERDİM”
Durumu gazetemize değerlendiren Karagöz sanatçıları, bir sanatın tekrar canlanışına şahitlik ettiklerini söylüyorlar.
“Yaşayan İnsan Hazinesi” unvanına sahip Karagöz sanatçısı Şinasi Çelikkol “Karagöz halk tarafından hep seviliyordu ama yeterince tanınmıyordu. Avrupalı turistler daha çok ilgi gösteriyordu. Biz de 1960’larda onların etkisiyle Karagöz’e başladık. Şimdi Karagöz’e alaka duyan kişi sayısının arttığını görüyoruz. Dört yaşında Karagöz oynatmaya başlayan çocuklar bile var. Ben de yedi kişiye icazet verip peştamal bağladım. Bu durumdan fazlasıyla memnunum” diyor.
KARAGÖZ ALTIN ÇAĞINA YAKLAŞTI
Karagöz sanatçısı ve Milletlerarası Kukla ve Gölge Oyunu Birliği (UNIMA) Türkiye Başkanı Enis Ergün ise “Karagöz ölümsüz bir kültürel unsurumuz” diyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: Son yıllarda Karagöz, altın çağına çok yaklaşmış durumda. Özellikle gençler tarafından ilgi duyulan bir sanat hâline geldi. Yirmi küsur sene önce beş on ustadan bahsediliyordu. Bugün onlarca geleneksel Türk tiyatrocusu kartına sahip sanatçı var. Fakat bu bizim için yeterli değil.
Karagöz’ün devamlı kendisini güncellemesi ve toplumun sesine kulak vermesi sebebiyle yaşayan kültürel miras olduğunu vurgulayan Ergün “Bu anlamda Karagöz sanatçıları devamlı yeni hikâyeler yazıyorlar. Bu hikâyelerin içerisinde değerlerimizi anlatıyoruz. Bunun dışında konsept çalışmalar da gerçekleşiyor. Mesela 4 Mart’ta İstanbul’da AKM’de Karagöz musikisini ön plana çıkaran bir konser gerçekleştireceğiz” şeklinde konuşuyor.
BİR RAMAZAN GELENEĞİ
Karagöz, ramazan ayının da hâlâ mühim geleneklerinden biri. Sanatçı Ergün “Karagöz, Osmanlı devrinde yılın her ayı oynayan bir oyundu. Kahvehaneler, konaklar ve saray gibi farklı mekânlarda icra edilirdi. Ancak ramazan ayında daha fazla ön plana çıktı. İnsanlar iftardan sahura kadar vakit geçirebilecekleri birtakım faaliyetler arıyor ve Karagöz de dönemin sineması gibi parlıyordu. Karagöz zamanla ramazan geleneğinin parçası oldu. Şimdi de bu gelenek devam ediyor. Bu aya has tematik çalışmalar yapılıyor ama Karagöz kültürümüzden doğduğu için zaten ramazana uygun bir sanat” diyor.
HUKUKİ DÜZENLEME YOLDA: KARAGÖZ MASKOTU ENGELLENECEK
UNESCO unsuru Karagöz, son yıllarda perdeden koparılarak maskot karakterlere dönüştürülebiliyor. Karagöz sanatçıları ise bu durumdan rahatsız. Kültür ve Turizm Bakanlığı da Karagöz’ün kültürel bir miras olarak korunması için bir hukuki çalışma hazırlığında. Tıpkı düğünlerde yapılan sema gösterilerine getirilen sınırlamada olduğu gibi “maskot Karagözlerin” de engellenmesi planlanıyor. Karagöz mirasına zarar verdiği düşünülen bu tür faaliyetlere, mahallî idareler üzerinden mâni olunması düşünülüyor. Planlanan düzenlemeye Karagözcüler de destek veriyor.
Şinasi Çelikkol “Karagöz’ün maskota dönüşmesini hoş karşılamıyorum. Sadece Karagöz kostümü giyilerek yapılan bu iş, sanat değildir. Karagöz, geleneksel şekliyle icra edilirse faydalı olur” diyor.
Enis Ergün ise “Bu maskotluktur. Karagöz yaşayan bir hazinemiz ve perdede yaşatılması gerekiyor. Bu, sadece Karagöz’ün yozlaşmasına değil, aynı zamanda orta oyunu geleneğimizin de yok olmasına sebep olabilir” ifadelerini kullanıyor. Bazı isimler ise maskotların da geleneği yaşattığını savunuyor.
