Venezuela son olmayacak: Devrilme sırası Hamaney'de mi?
Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doç. Dr. Deniz Tansi “III. Dünya Savaşı gerçeği ile yüzleştik” dedi. İranlı analist Teoman Şahin de “ABD, dinî lider Hamaney’i saf dışı edecek” diye konuştu.
ABD'nin Venezuela Devlet Başkanı Maduro'ya yönelik operasyonu, uzmanlarca İran lideri Hamaney'in devrilmesi hedefli bir sonraki adım olarak yorumlanmakta ve küresel jeopolitik dengeleri sarsarak düşük yoğunluklu bir III. Dünya Savaşı riskini ortaya koymaktadır.
- ABD'nin Maduro'ya yönelik operasyonu, bir lideri derdest etme yöntemini açarak tarihî bir kırılma olarak değerlendirilmekte.
- Siyasi uzmanlar, bir sonraki hedefin İran lideri Hamaney'in devrilmesi olduğunu öngörmekte.
- Bu olay, Çin-Rusya-İran denkleminden ayrı düşünülemeyen küresel jeopolitik bir kırılma olup, potansiyel olarak Tayvan veya Ukrayna'da karşılıklar doğurabilir.
- İran'daki rejim değişikliği projesi, Şah'ın oğlu Rıza Pehlevi'nin iktidara getirilmesi ve ülkenin bölünme riski taşıdığını belirtmekte.
- İran'ın bölünmesi durumunda İsrail'e büyük bir manevra alanı açılacağı ve bölgesel istikrarsızlık (Türkiye-Azerbaycan sınırları için uyarı) potansiyeli vurgulanmakta.
YILMAZ BİLGEN - ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya yaptığı operasyon dünyada şok etkisine yol açtı. Siyasi uzmanlar, yeni hedefin İran lideri Hamaney’in devrilmesi olduğunu ileri sürdü.
‘Bu yol artık açıldı, devamı gelir’ ifadelerini kullanan Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doç. Dr. Deniz Tansi, şunları söyledi:
Mevcut olaylar dizisi bağlamında bir sonraki hedefin İran olacağı açık. Madem bir ülke ve yönetimi böylesine derdest edilebilecek öyleyse ne lüzum var devlete, hukuka. Bu yöntemle bir devlet başkanı ve eşini rehin almak tarihî bir kırılmadır. Bu olayı kesinlikle Çin-Rusya-İran denkleminden ayrı değerlendiremeyiz. ABD, özünde Venezuela petrolüne ve değerli madenlerine el koyarak ülkenin Rusya-Çin bağlantısını kesmeyi hedefliyor. Buna karşılık Çin, Tayvan’ı işgal edebilir. Rusya’nın da Ukrayna cephesinde bir karşılık vereceğini düşünüyorum. İran boyutunda ise Netanyahu son ziyaretinde Molla yönetimini yıkma icazeti aldı. Bölünmüş İran senaryosunda tatbik aşamasına geçecekleri muhakkak. Bu jeopolitik kırılma küresel omurgayı sarsar. Biz şu an açıkça ilan edilmemiş olsa da düşük yoğunluklu III. Dünya Savaşı gerçeği ile yüzleştik. Özellikle İran merkezli gelişmeler ve İran’ı bölme projesinin başarısı İsrail’e müthiş bir manevra alanı açar.
REJİMİN KALEMİ KIRILDI
İranlı analist Teoman Şahin da Maduro’dan sonra ABD’nin benzer bir operasyonla İran dinî lideri Ali Hamaney’i saf dışı edeceğini öne sürdü. Tel Aviv ve Batılı ülkelerin Şah’ın oğlu Rıza Pehlevi’yi iktidara taşıma hazırlıkları yaptığını aktaran Şahin, şunları kaydetti:
Türkler olarak biz son olayların parçası değiliz. İran rejimi her sokak olayında biraz daha güç kaybediyor. Rejimin kalemi kırıldı, çok fazla devam etme ihtimali de yok. Ancak esas soru ve sorun yerine ikame edilecek yönetimin ne olacağı. Şu ana kadar en az 10 kişinin öldüğü olaylar bugün dursa yarın bir başka kriz kaçınılmaz. Rejimin, İran halkı ile bağları tamamen koptu. İsrail-Batı ittifakının Pehlevi projesi bir anlamda Pers’i yeniden ihya maksadı taşıyor. Ancak Pehlevi sadece Farslılar üzerinde bir egemenlik sağlayabilir. İran’ı bir ve mevcut harita dâhilinde yönetemez. İran böyle bir senaryoda kesin bir biçimde bölünür ve Iraklaşır. Öncelikle bir geçiş dönemi planlıyorlar. Bu kapsamda dinî yapıyı tasfiye edip bir süre Pezeşkiyan’la devam etmek isteyebilirler. Ya da benzeri bir başka geçici isim yönetime getirilebilir. Rejim, yıllardır biz Türkleri sistematik asimilasyon ve yok sayma politikaları ile sindirmeye çalıştı. Gelinen noktada İran öyle bir aşamadan geçiyor ki, ekonomik, politik, sosyal ve çevresel alanlardaki derin ve geniş çaplı krizler sonucunda ülkenin yönetim yapıları fiilen çöküşün eşiğinde. Bu durum kaçınılmazdı ve zulüm düzeni çöküyor. Bizim şu an en fazla dikkat etmemiz gereken husus rejim yıkılırken Türkiye ve Azerbaycan sınırlarına bölücü yapıları ekme planlarını bozmak olmalı.
