Yargıda ‘sıfır gecikme’ dönemi! Yeni sistem hayata geçiyor
Davaların neden geciktiği analiz edilecek. Boşanma, kira ve kadastro davaları hızlanacak. Gecikmelerden başsavcılar sorumlu tutulacak.
- "Sıfır Gecikmeli Yargı Modeli" ile uzun yargılama süreçlerinin önüne geçilmesi hedefleniyor.
- "Yargının Etkinliği Büroları", geciken davaların nedenlerini ve hızlandırma yollarını takip edecek.
- Adalet komisyonları ve başsavcılar, gecikme yaşanan davalarda doğrudan sorumluluk üstlenecek.
- UYAP verileri kullanılarak mahkeme ve başsavcılıkların etkinliği dönemsel olarak değerlendirilecek.
- Hazırlanacak raporlar, kadro dağılımı ve personel ihtiyacı gibi konularda yol gösterecek.
GAMZE ERDOĞAN / ANKARA - Türkiye’de en çok tartışılan ve hem AYM’ye bireysel başvuru konusu olan hem de AİHM’ye taşınan uzun yargılama süreçlerine ilişkin yeni bir sistem hayata geçiriliyor. Yargıda ‘Sıfır Gecikmeli Yargı Modeli’ bu yıl içinde başlatılacak.
Bu modelle, ortalamayı temsil etmeyen uzun yargılamaların sona erdirilmesi hedefleniyor. ‘Yargının Etkinliği Büroları’ ile birlikte, adalet komisyonları ve başsavcılar, gecikme yaşanan davalarda doğrudan sorumluluk üstlenecek. Yargının Etkinliği Büroları aracılığıyla geciken her davanın; neden geciktiği, hangi aşamada takıldığı ve hangi yöntemlerle hızlandırılabileceği takip edilecek. Süreç izleme ve erken uyarı mekanizmalarıyla, davaların sürüncemede kalmasının önüne geçilecek.
Yargı Paketi'nde kritik değişiklik: Deprem suçluları düzenlemeden yararlanamayacak
DÖNEMSEL DENETLENECEK
Yargının Etkinliği Büroları ile UYAP üzerinden elde edilen sayısal verilerle mahkemeler ve cumhuriyet başsavcılıklarının etkinliği dönemsel olarak değerlendirilecek. Yapılması planlanan çalışmalar çerçevesinde; gelen, çıkan ve devreden dosya sayıları analiz edilerek yıllık genel ve birim bazlı raporlar hazırlanacak.
Bu raporlarla hâkim ve savcı kadro dağılımının mevcut iş yüküne göre daha dengeli hâle getirilmesi, yeni mahkeme kurulması ya da personel ihtiyacının belirlenmesine katkı sağlanması amaçlanıyor. Elde edilen sonuçlara göre ilgili birimlerle koordinasyon kurulması da planlanıyor.
Uzun süren soruşturma ve davaların erken aşamada tespit edilmesi de hedefler arasında bulunuyor. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç yeni sistemi, “Makul sürede yargılanma hakkı anayasal bir haktır. HSK olarak başlattığımız “Sıfır Gecikmeli Yargı Modeli” ile bu hakkı güçlendiren kararlı bir süreci başlatıyoruz” sözleriyle değerlendirdi.
